Mudanya şirin bir sahil kasabası, sınırlı sayıda aldığı göç'le hızlı ve çok katlı yapılaşmadan nasibini alsada halkımız arasında Girit'li Mahallesi denilen çoğu Rum'lardan kalma deniz kenarındaki tarihi evler büyük ölçüde korunabilmiştir.Hemen hepsinin küçük birer bahçesi de var.Bahçelerde de özenle bakılan çiçekler ve bir iki sebze, yetişmiş mandalin ve limon ağaçları. Balkonlarda, pencere önlerinde sardunyalar, cam güzelleri...
Özellikle son yıllarda verilen teşvik ve sağlanan kolaylarla pek çok tarihi ev bakımı yapılarak hayata kazandırıldı.Halkımızın Giritli mahallesi dediği güzel yapılarla dolu yer hakkında sizleri biraz daha aydınlatalım.
Eski ahşap evlerin bulunduğu Giritli Mahallesi (şimdiki Halitpaşa Mahallesi) Piçiretu adlı bir İtalyan mühendis tarafından planlanmıştır. Piçiretu'nun planladığı mahallelerde evler o kadar iyi yapılmış ki, nereden baksanız denizi görürsünüz. Eski Cami'nin doğusunda Türkler, batısında Rumlar otururmuş. Mudanya Mütarekesi ve akabinde imzalanan Lozan Anlaşması ile gerçekleştirilen nüfus mübadelesi sonucunda Rumlar Yunanistan'a gidince, Girit'ten gelen Türkler buraya yerleştirilmiş.
Aslında Mudanya'nın yerlisi yok denecek kadar az artık. Mütarekenin imzalandığı 1922 yılına kadar burada 45 hane Türk nüfus varmış. O nedenle bugün Mudanya'da Mudanya'nın yerlisinden çok Girit göçmeni yani Lozan Mübadili, Bursa ve başka şehirlerden gelip yerleşenler çoğunluktadır.
İskele ile müze haline getirilen Mudanya Mütarekesi Binası arasındaki sahil doldurularak gezinti yolu yapılmıştır. Eskiden deniz kıyısında olan balıkçı lokantaları, meyhaneler bu yolun kenarına masalarını atıyorlar. İskele çevresinde yapacağınız kısa bir yürüyüş karşınıza bildik bir yapıyı çıkaracak. Bu bir tren istasyonu binası. Bugüne kadar gördüğünüz diğer istasyon binalarının aynısı, tek farkı çok bakımlı olması. Mimarisi ile hemen farkedilen bu bakımlı sarı beyaz bina 1849 yılında Fransızlar tarafından gümrük binası olarak inşaa edilmiş, 1881 yılında ise Mudanya-Bursa tren hattı tamamlandığında Gümrük ve Tren İstasyonu şeklinde hizmet verdi. 1950’de tren hizmetleri sonlandırıldığından yeniden Gümrük Binası olarak fonksiyon görmeye başladı. Bina Zaman içinde bir süre kaderine terk edilsede yap işlet devret modeliyle restore edilerek otel, restoran haline getrildi. Otele Mudanya’nın eski adı olan “Montania” ismi verildi.
Denizle tarihin buluştuğu zeytinlikler diyarı Mudanya aldığı yoğun göç ile birlikte hızla betonlamış olsada sizlere "Mudanya Nasıl Bir Yer" başlığı altında Mudanya'nın tarihi dokusundan küçük bir kesit sunmak istedik. Mudanya içine düştüğü çarpık yapılaşmaya rağmen koruduğu ve son yıllarda özellikle 1999 depreminden sonra gittikçe önem kazanan haşap, kagir yapıların yeniden kullanımı sayesinde huzurla balık tutabileceğiniz, tarihi ve kültürel mirasıyla mutluluğu tadabileceğiniz bir sahil kasabası.
Mudanya şehir merkezinden batıya doğru uzanan 7 km'lik sahil yolu'ndan sonra eski Rum yerleşimleri olan Siye’ye (Kumyaka) ve 11 km. sonra Trilya’ya (Zeytinbağ) ulaşırsınız. Siye’nin çarşaf böreği ve cevizli lokumu meşhur.
Zeytinbağı (Trilya) eskiden ipekböceği yetiştirmiş, zeytinlerin ilaçlanması ile ipekböceği bir arada olmamış, dutları söküp kerestesinden kayık yapmışlar, şimdilerde balıkçılık ve zeytincilik yapılıyor. Trilye zeytini sofralık zeytinlerin en iyilerinden. Zeytinyağları dünyaca meşhur. Rumlar zamanında elli kadar yağhane varmış, günümüzde birkaçı faal durumda. Harap durumdaki eski okul (Taş Mektep) binasındaki bir zamanlar Kıbrıs Cumhurbaşkanı olan Piskopos Makarios’un okuduğu söyleniyor. SİT alanı ilan edilen köyün halkı mübadele'de Selanik’ten gelmiş. Bölgede iyi balık çıkıyor. Rivayet ediliyor ki tarihin eski zamanlarında müthiş bir balık yatağıymış ve burada tutulan barbunlar Doğu Roma İmparatorunun sofrasına kadar gidermiş. Şimdi öyle bol değilse de iskeledeki balıkçı lokantalarında taze ve nisbeten ucuz balık yemek ve mavi ile yeşilin muhteşem buluşmasının keyfini çıkarmak mümkün.
Trilya’da Rumlardan kalma 7 kilise, 3 manastır, 3 ayazma bulunuyor. Çoğu bakımsız. Kemerli kilisenin dünyada duvarına resim yapılan ilk kilise olduğu, sütunlarının İskenderiye’den getirildiği söyleniyor. Köydeki Fatih Camisi eski St. Stephanos Kilisesi’nden çevrilmiş. Kemerli Kilise denilen Panagia Pantobalissa Kilisesi ve manastırlar gezilebiliyor.
Mudanya’da konaklamayıp da Balıkesir yönüne devam etmek isteyenler Zeytinbağ’da kıyıdan ayrılan yolu izleyip Bursa - Balıkesir yolunun 40. km’sine çıkabilirler.
Yakında Mudanya.gen.tr'nin Zeytinbağı kategorisi'nde ayrıntılı bilgiler bulacaksınız.
Mudanya.gen.tr sitesinde Mudanya'nın her yönünü bulabilirsiniz. Son satır olarak "Mudanya'da yaşanacak çok şey var" diyoruz.
Prof.Dr. Yusuf Oğuzoğlu'nun Mudanya'yı anlatan yazısını okumak için tıklayın.
PDF formatında dır. Bilgisayarınızda Acrobat Reader Yazılımının yüklü olması gereklidir.



















Mudanya Güncel Haberler RSS
Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.