Akdeniz havzası içinde bulunan ülkemiz küresel iklim değişikliğine maruz kalan ülkelerin başında gelmektedir. Bölgemizde birkaç derecelik bir sıcaklık artışı sonucunda yaz aylarında karşılaştığımız gibi orman yangınlarında bir artış ile karşılaşıyoruz. Bununla birlikte tarım alanları da kuraklıktan etkilenerek verim kaybına uğramaktadır.

Ülkemiz; son 40 yıldır enerjisinin büyük bir bölümünü terör örgütlerine harcamıştır. 3 yıldır terör örgütü Fetö, İşid ve Pkk üçlüsü’ nün ülkemize vermiş olduğu zararların yaşanmadığını düşünelim. Ülkemizin kaynaklarının milletimizin refahı, güvenliği, geleceği için yatırımlara, insanların eğitimine, insan haklarının iyileştirilmesi için harcandığını var sayarsak ülkemiz ne kadar güçlenecektir değil mi? Ülkemizin bu coğrafyada yıldızı parlayan bir ülke olacağı kaçınılmaz olacağını, küresel güç olan ülkeler yüzyıllardır farkında.

Osmanlı İmparatorluğunun başarılı, pırıl pırıl bir subayı iken vatan topraklarında meydana gelen iç isyanlarda hizmet etti. (1909-1911)Trablusgarp savaşı (1911), İkinci Balkan savaşı (1912-13),Çanakkale savaşı (1915),Doğu cephesi (1916-1917),Suriye ve Filistin cephesi (1917-1918) ve nihayet Kurtuluş Savaşı (1917-1923)İmparatorluk topraklarının bir ucundan diğer ucuna, hangi şartlarda olursa olsun, görev yaptı. Sürekli olumsuz fiziki şartlarda yaşadı. Aç kaldı, susuz kaldı, uykusuz kaldı. Hiç hayıflanmadı. Vatanını seven, milleti için her türlü fedakârlıkta bulunmayı gözünü kırpmadan kabul eden bir kişiliğe sahipti.

2011 yılının mart ayında, Arap baharından etkilenen Suriye’de halk yüksek işsizlik rakamlarından, yoksulluk ve siyasi özgürlüğün kısıtlanması sebebi ile Suriye devlet başkanı Beşar Esat yönetimine karşı ılımlı protestolar başladı. Esat yönetiminin bu protestolar karşısında almış olduğu sert askeri tedbirler sonrasında halkında örgütlenerek yönetime silahla karşılıklar verince ülkede iç savaş çıktı.

Murat, bir hafta yorucu ve stresli çalışmadan sonra eşi ve çocukları ile birlikte Mudanya da güzel bir gün geçirmeyi düşünür. Çocukları da sürekli istiyordu zaten. Bu gayet normal ve sosyal ihtiyacı da içeren bir istekti onlar için. Güneşin ışıl ışıl parladığı bir pazar gününde ailece yapılan kahvaltıdan sonra, öğle saatlerinde sevinçle araçlarına binerler ve Mudanya’ya gitmek üzere yola çıkarlar.

Peygamberimiz Hz. Muhammet Mustafa (s.a)’nın ‘’İstanbul mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, o ordu ne güzel ordudur.’’ Hadisine laik olma şerefi ile İslam orduları defalarca İstanbul’u kuşatmış ise de, İstanbul’un fethi 2.Mehmet han’ a nasip olmuştur.

mudanyacicek.com sunar

Mudanya Nöbetçi Eczaneleri

Sosyal medyada bizi takip edin

facebook'ta mudanya.gen.tr'yi takip edin twitter'da Mudanya.gen.tr'yi takip edin youtube'da mudanyagentr'yi takip edin

Bu hafta öne çıkanlar