Güncel Haber

Asya’da başlayan Türk-Çin ilişkileri yaklaşık olarak 3000 yıllık bir geçmişe sahiptir. Bu ilişkileri, siyasi ve askeri ilişkilerin yanı sıra kültürel ve ekonomik ilişkiler olarak ele alabiliriz. Çoğu zaman bu iki millet kendi aralarında amansız bir rekabet yaşamışlardır. Bu rekabetin birinci sebebi Uzakdoğu’ya ve orta Asya’ya hâkimiyet istekleridir. İkincisi olarak ekonomik ve kültürel olarak birbirlerini tesir altına alma istekleridir.

Hunların askeri alanda güçlendikleri zamanlarda, ekonomik olarak güçlü olan Çinliler, Hun akıncılarını önleyebilmek için, Çin seddini yapmaya çalışmışlardır. Azimle 2000 yıl sürede tamamladıkları Çin Seddi, yine de Hun akınlarını engelleyememiştir.

Askeri alanda Çinliler, Hun Türklerinin askeri silahlarını, giysileri ve tarzlarını benimseyerek reform yapmaları işe yaramamış. M.Ö. 200 yıllarında da olduğu gibi Metehan ve Teoman’ın güçlü ordularını durduramamışlardır. Barış isteklerinde bulunarak Türk akınlarını çeşitli hediyeler ve vergi vermek sureti ile Hun beyleri ile Çin prenseslerini evlendirerek engelleyebilmişlerdir. Türklerin içine soktukları nifak ile karışıklıklar yaratıp bu karışıklıklar ile önce Hun devlerini ve daha sonrada kurulan Göktürk devletini zayıflatan Çinliler, Türkleri lüx yaşama ve şehirleşme hayatına çekerek asimile etmeye çalışmışlardır. Bu dönemde, Çinlilere özentiden dolayı yeni doğan Göktürk çocuklarına Çinli isim verilmesi moda olmuştur. Hatta Göktürk Kağanı Bilge Kaan nerede ise Türklerin dinini değiştirerek Budizmi benimsemesi aşamasına kadar gelmiştir. Bilge Kaan’ın bu sevdası, veziri Bilge Tonyukuk’ un gayretleri ile engellenmiştir. (Eğer o gün Türkler Budizm’i benimsemiş olsalardı, bugün dinimiz ne olurdu bilemiyorum!)

Kutluk Bilge Kül Kağan önderliğindeki Uygur Türkleri, Göktürklere karşı M.S. 744 yılında ilk Uygur devletini kurarak, Uygurları tarih sahnesine çıkartması sonrasında, 840 yılında başka bir Türk boyu olan Kırgızlar tarafından ilk Uygur Türk devleti de yıkılmıştır.

1884 yılına kadar öncelikle Çinlilerin sürekli saldırılarına maruz kalan Türkler bu tarihten sonra Doğu Türkistan’ı 19. eyalet olarak Çin’e bağlayarak Uygur Türklerini baskıları altına almaya çalışmaktadırlar.

Bugün Çin’in doğu Türkistan’da yaşayan Uygur Türklerine karşı tarihten gelen kinlerini devam ettirerek zulüm ve işkencelerini sürdürmektedirler. Türkleri kendi yurtlarında esir hayatı yaşatarak özgürlüklerini kısıtlamaktadır. İsimlerini değiştirerek, dinlerini yaşamalarına müsaade etmemektedirler. İşkencelerle öldürerek ve öldürdükleri Uygur Türklerinin uzuvlarını organ mafyalarına satarak vahşetlerine devam etmektedir.

Tarih boyunca önce Türklerin sonrada tüm dünya insanlığının başına bela olmuştur, şu sarı benizli Çinliler. Asya’nın en büyük askeri ve ekonomik gücü, dünyanın ise 2.en büyük gücü olmuştur. İnsanlığın başına bela olan her türlü virüs(sars, mers, domuz gribi, kuş gribi ve en kötüsü covit 19) bu Çinlilerin başı altından çıkmıştır.

2019 yılının sonlarına doğru, Wuhan kentinde ortaya çıkan ve çıkış nedeni şaibeli olup, hâlâ belirlenemeyen bu virüsün, aşısını bulan ilk ülkede Çin oldu, ne hikmetse.! Bugün bile kafalarımızda hala soru işaretleri açıklığa kavuşmazken, 50 milyon doz aşının faz 3 çalışmaları olmadan ülkemizin satın alması soru işaretlerimizi arttırıyor.

Virüsün yayılmasını baskı altında tutabilmek için ülkemizin % 60’nın aşılanması gerekmektedir. Satın alınan 50 milyon doz aşı, 25 milyon kişide kullanılacaktır. Bir kişide 2 doz uygulanacak aşının bedeli 60 dolar olması ve en pahalı aşıyı almamız neden? 25 milyon kişinin aşılanması, ülke nüfusunun % 30’ nu kapsadığı için genel yayılmasını engellemekten uzak olacağı kanısı oluştu, ben de. Daha fazla aşı bulamaz veya bizde yerli aşıyı üretemezsek, Çine ödediğimiz,1 milyar 170 milyon dolar paramız boşa mı gidecek?

Çin aşısını neden hiçbir batılı ülke almıyor? Brezilya, Endonezya ve Türkiye’nin, Çin’in Cinovac adlı Corona Virüs aşısını alarak faz 3 çalışmalarını bu ülke vatandaşlarına mı yaptıracak? Kendi vatandaşları üzerinde bu faz 3 çalışmalarını yapmayan Çin, yan etkileri daha belli olmayan aşıyı tarihten beri sevmedikleri biz Türklerin üzerinde mi denettirecek?

Yüzyıllardır tarihi çekişmeler içinde olduğumuz Çinlilerin, Türkler üzerindeki algısı değişmemişken, kafalarımızdaki soru işaretlerine çözüm aramaya devam edeceğiz, muhakkak.

Efraim PALA

Mudanyadaemlak.com

Game House Playstation Mudanya Nöbetçi Eczaneleri Sunar

Mudanya Nöbetçi Eczaneleri

Sosyal medyada bizi takip edin

facebook'ta mudanya.gen.tr'yi takip edin twitter'da Mudanya.gen.tr'yi takip edin youtube'da mudanyagentr'yi takip edin

Bu hafta öne çıkanlar