Güncel Haber

Ülkemiz, 2020 yılında ciddi felaketlerle tanışmaya başladı. Ocak ayında Elazığ’da meydana gelen 6,8 şiddetindeki depremde, 44 vatandaşımız yaşamını yitirdi. 3 ve 27 Şubat’ta, Suriye’nin İdlip şehrinde 44 Mehmetçiğimiz hayatını yitirerek şehit oldu.5 Şubatta Van’da çığ düşmesi ile asker ve korucu olarak 41 şehit daha verdik.

Yine mart ayının başlaması ile Korona Virüs’ ün ilk vakaları ülkemizde görünmeye başlandı.24 Ağustosta Giresun’da meydana gelen sel baskınında 7 vatandaşımız hayatını kaybetti.30 Ekimde İzmir depremi ile yine sarsıldık.6,6 şiddetindeki deprem sonucunda maalesef 114 canımızı yitirdik. Yazın sonlarına doğru su fakiri ülkemiz yine kuraklık sorunu ile karşı karşıya kaldı.

Barajlardaki suyumuz bitti. Her alanda su kuyuları açılarak su sıkıntısı bir nebze giderilmeye çalışıldı. Hatırlarsanız imdadımıza tam zamanında yağan yağmurlar yetişti. Küresel iklim sonucu olan Akdeniz ve ege bölgeleri başta olmak üzere yangınlarla boğuştuk durduk. Rusya’dan yangın uçakları kiralanarak yangınlar söndürülmeye çalışıldı.

2021 yılında da devam eden Korona virüs salgını ile günümüze kadar maalesef 52 bine yaklaşan vefat sayısına ulaştık. Çok değer verdiğimiz insanlarımızın gözlerimizin önünden kayıp gittiklerine şahit olduk.

28 Temmuz 2021 gününe geldiğimizde Antalya’nın Manavgat ilçesinde 4 ayrı noktadan başlayan orman yangını sıcaklıkların artması, rüzgârın etkisi, nemin azalması veya muhtemel sabotaj ile hızla yayıldı. Ardından, Marmaris’in birçok yerinde, çıkan yangına yapılan müdahaleler yetersiz kaldı. Adana, Mersin, Denizli, Aydın, Kocaeli, Bursa, Kütahya başta olmak üzere ülkemiz bir anda ateş çemberine döndü.
Ormanlarımızın yanmasının yanı sıra köylerimiz yandı, evlerimiz yandı, tarlalarımız yandı, sessiz çığlık atan can dostlarımız yandı, insanlarımız yandı, yürekler yandı.

Yangına en etkili olan hava söndürme uçak ve helikopterlerin azlığından dolayı, karadan yapılan müdahaleler pek etkili olmadı. Bu çalışmalarda itfaiye erlerine motosikleti ile su taşıyan Şahin Akdemir de hayatını yitirdi. Son ana kadar toplamda 8 vatandaşımızın hayatını kaybetmesi, bizleri de bitirdi. Yüreğimiz de ormanlar gibi yandı, yanmaya da devam ediyor.

16 Şubat 1925 yılın da, Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK tarafından kurulan Türk Hava Kurumu’nun (THK) Envanterinde 9 adet yangın uçağı bulunurken, kullandırılmamaktadır. Yapılan şartname ile 4900 litre altındaki uçaklar devre dışı bırakılmış. Kurum kayyuma teslim edilmiş.

Onun yerine, 2019 yılında yangın söndürme işini, Rusya’dan kiralanan 3 uçakla ve 20 adet helikopter ile yapmaya çalışan bir tarım ve orman bakanlığı var. THK Envanterindeki uçakların bakımlarının yapılmadığını ve hatta motorlarının olmadığını, personelinin THK uçaklarıyla uçmak istemediğini ve en nihayeti ile 4900 litrenin altında su tank kapasitesinin olduğu gerekçesi ile kullanılmadığını söylüyor, Orman Bakanı Bekir Pakdemirli.

Akıl mantık almıyor! Size soruyorum. Her zaman kullandığınız otomobiliniz var. Ne hikmet ise; Periyodik bakımlarını ve fenni muayenesini yaptırmıyorsunuz. Onun yerine başka bir otomobil kiralıyorsunuz. Hem de şoförü ile birlikte. Param var istediğimi alırım, istediğimi yaparım diyorsunuz. Elinizdeki otomobilinizi de bakımlarını yaptırmayarak, hurdaya çıktı diye açıklama yapıyorsunuz. Savunmaya geçiyorsunuz. Kim yapar böyle bir işi! Yapılan bu işlere şaşırmamak ve hayrete düşmemek elde değil.

İşte buna benzer bir durum bu, Rusya’dan uçak ve helikopter kiralama işi. Günlüğü de 1,3 milyon TL. 153 gün için 203 milyon TL ye kiralanan 3 uçak ile yapılıyor. Ucuz da değil hani. Yangınlarda kullanılan BE 200ES hava tankerinin fiyatı 5,2 milyon dolar, yani 43.723.160 TL. Kirasına ödenen para ile neredeyse 5 adet söndürme uçağı alabiliyorken!

THK uçaklarına gelince elindeki 9 uçağın 4’ü bu ihmallerden kullanılmayacak durumda imiş. Fakat 5 tanesi kullanılacak durumda, bakımları yapılmış ve hazırda bekletiliyor. Ancak 2019 yılında kurum kayyuma devredilince pilotları da işten çıkarılmış. Bu uçakları da uçurun dense, pilotları olmadığından kim uçuracak muamma.!

Çıkan yangında doğa katliamı yaşanmakta. Tek bir ağacın 30 yılda, bir evladın bir ömürde yetiştiğini düşünürsek, ülkemiz ve vatandaşlarımız bu yangın tahribatını çok uzun yıllar atlatamayacak.
Tarım ve Orman Bakanı Ekrem Pakdemirli’ye naçizane tavsiyem şudur.

İsteğimiz dışında biz abonelerin elektrik faturalarından %2 oranında alınan TRT payını THK’na aktarın. Vatandaştan kesilen paralar boşa gitmesin, kendi uçaklarımızı kendimiz alalım. THK’nı kayyumdan ve atıl durumdan kurtaralım. Ayrıca bu TRT payı ile yanan ormanlarımızı tekrar ağaçlandıralım. Bir ağacı, bir canı, bir karış toprağımızı dahi kurtarsak bizim için değer. Küresel iklim değişikliği ile mücadele edelim. Geleceğimiz için yapın, Çocuklarımız için yapın.

Efraim PALA

 

Mudanyadaemlak.com

Zeytin OTOPARK RUHSATLI

Volkan Biçer - BİÇER SİGORTA & ARACILIK HİZMETLERİ

Game House Playstation Mudanya Nöbetçi Eczaneleri Sunar

Mudanya Nöbetçi Eczaneleri

Sosyal medyada bizi takip edin

facebook'ta mudanya.gen.tr'yi takip edin twitter'da Mudanya.gen.tr'yi takip edin youtube'da mudanyagentr'yi takip edin

Bu hafta öne çıkanlar