İstanbul’da 24.09.2019 Salı günü 4,6 ve 26.09.2019 Perşembe günü Kandilli Rasathanesi tarafından merkez üssü Silivri açıkları olduğu tespit edilen 5,8 şiddetindeki depremden sonra ülkemizde yüzlerce diyebileceğim irili, ufaklı birçok artçı depremler meydana gelmektedir. Silivri de gerçekleşen 5,8 şiddetindeki depremden sonra Avcılar ve Sarıyer’de minareler yıkıldı.172 binada hasar oluştu ve 28 vatandaşımız doğrudan ve dolaylı yollardan yaralandı. Yakın çevremizde olan bu iki deprem bizlere unuttuğumuz deprem gerçeğini yine hatırlattı.

Deprem; yer kabuğunun derin katmanlarının kırılıp yer değiştirmesi ya da yanardağların aktif hale geçmesi nedeni ile oluşan yer sarsıntılarıdır. Coğrafi konum üzerine, ülkemizin %92’si deprem alanı içerisindedir. Nüfusumuzun %95’i bu riskli alanlar üzerinde yaşamaktadır.(Ör. İstanbul, Kocaeli, Bursa) Dolayısı ile okullarımız, toplu yaşam alanlarımız, sanayi merkezlerimiz, barajlarımız ve önemli tesislerimiz de yine bu riskli alanlar üzerindedir.

1999 Gölcük ve Düzce depremlerinde ülkemiz çok büyük acılar yaşadı. 40 bin insanımız bu afette can verdi. Binlerce vatandaşımız fiziksel ve ruhsal etki altında kaldı. Yaşadığımız bu acıların etkilerini bizler hala üzerimizden atmış değiliz. Peki, aradan geçen 20 yıl sonrasında oluşabilecek bir felakete ne kadar hazırlıklıyız? Vatandaşlarımızın deprem afetlerinden korunma bilgileri ne seviyede? Bu konuda alınan tedbirler ne durumda, acaba?

Toplumdaki en küçük birim aile birimidir. Öncelikle ailemizi ve yaşadığımız evimizi bu felakete hazır hale getirmeliyiz. Aile bireylerini deprem anında evde seçtiğimiz korunaklı alanda yıkıntıdan en az etkilenecek konumda tutmalıyız. Bu korunaklı alanda yaşamsal ihtiyaçlarımızı bir çanta içinde bulundurmamız gerekmektedir. Sarsıntılarda devrilerek bizleri yaralayacak dolap, elektronik eşyaları vs. duvara sabitlememiz gerekmektedir. Tüm aile bireyleri acil yardım telefon numaralarını, elektrik şalterlerini, doğal gaz ve su vanalarını kapatmak için nerede olduğunu bilmeliler.

Küçük basit yaralanmalara karşı her ailenin içinde acil yardım eğitimi almış bir bireyin mutlaka olması gerekmektedir.
Ne yazık ki yukarıda saydığım bu gerekliliği birçoğumuz yerine getirmedik veya önemsemedik. Mahalle muhtarlarının ve Belediye yetkililerinin bu konuda dişe dokunur önlem ve çalışma içinde olmaları gerekmektedir. Mevcut sokak ve caddelerimiz çok dar ve araçlar ile dolu. Ambulans ve itfaiyelerin felaket anında olay yerine ulaşması zor ve zahmetli.

Mudanya’ da vatandaşların toplanacağı alanlar çok az, yetersiz ve birçok kimse nerede toplanacağını bilmiyor.

Depremin yanı sıra yine bizleri bekleyen büyük afetlerden biride sel felaketidir. Mudanya arazı yapısı bakımından denize dik ve yüksek tepelerden meydana gelen bir coğrafi yapıya sahiptir. Aşırı yağışlardan sonra oluşabilecek bir sel felaketine hazırlıklı olmadığımızı görüyorum. Mudanya ya dağlardan gelebilecek bir sel felaketini karşılayacak alt yapımız, buna hazır değil. Dere yatakları ve sel gelebilecek alanların bazıları hala ıslah edilmedi. Mevcut kirli su ve yağmur suyu tahliye irsaliye hattı az yağışlarda bile tıkanıyor. Nüfusumuzun yoğunluğunu, artık mevcut alt yapı kaldıramamaktadır. Mudanya’nın ana caddeleri böyle yoğun bir yağıştan sonra göl haline gelmektedir. Dağlardan yollarımıza ve sokaklarımıza çamur balçığı, taş ve kaya parçacıkları gelmektedir. Üzülerek söylüyorum ki; yollarımızda ki bu çamur ve balçıklar ihmal ediliyor, temizlenmiyor ve yağış sonrasında kendiliğinden kuruyarak vatandaşların toz ve pislik ile yaşaması zorunlu hale getiriliyor.

Kıymetli hemşerilerim, Mudanya’mız deprem ve sel felaketleri riski yüksek olan yerleşim birimidir. Bunun bilincinde olup, Mudanya Kaymakamlık makamımızın, Bursa Büyük Şehir Belediyemizin, Mudanya Belediyemizin, Buski yetkililerinin ve Mahalle Muhtarlarımızın halkımızı doğal felaketlere karşı korumak için alt yapı hazırlıklarını yerine getirmiş ve hazır olması gerekmektedir. Konuyu her zaman sıcak tutarak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Mudanya Belediyesinin birlikte yapacakları organizasyon ile zaman zaman okullarımızda çocuklarımıza ve halkımıza eğitim verilerek bilgilerin tazelenmesi gerekmektedir.

Sona yaklaşıyoruz; o günleri yaşadığımızda kimseden anlık yardım beklemememiz gerekmektedir. Yardım getirecek görevlide bizler gibi mağdur olacağı için, binlerce insana yardım götürmek ilk anda mümkün olmayacak. Cep telefonu operatörlerinin de yetersiz olduğunu ve İletişiminde çöktüğünü gördük. Kendi başımızın çaresine bakmalıyız. Kendimiz basit alınabilecek önlemleri almalıyız. Tüm aile bireylerini de buna hazır hale getirmeliyiz.

Unutmayalım ki deprem ve sel riskini, alt yapımızı hazır tutarak, halkımızı eğiterek ve basit tedbirler alarak en aza indirmek mümkündür. Yeter ki geçmişten ders almayı bilelim.

Efraim PALA

 

 

 

radyopoyraz.com sunar

Mudanya Nöbetçi Eczaneleri

Sosyal medyada bizi takip edin

facebook'ta mudanya.gen.tr'yi takip edin twitter'da Mudanya.gen.tr'yi takip edin youtube'da mudanyagentr'yi takip edin

Bu hafta öne çıkanlar