Güncel Haber

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı forsu üzerinde bulunan ve tarihte kurulmuş on altı Türk devletini temsil eden on altı yıldızdan birisi de Uygur Devleti’ne aittir.

Ana yurtlarının Orhun ve Selenga vadileri olduğu tespit edilen Uygur Türkleri en eski Türk topluluklarının, bir boyudur. Türk kitabelerinde dokuz Oğuzlar olarak ifade edilmektedirler. Dokuz oğuzlar ibaresi, dokuz ayrı oğuz boyunun bir araya gelerek oluşturdukları federasyonla güçlerini birleştirmesiyle ortaya çıkmış bir ünvan’dır.

Büyük Hun İmparatorluğu döneminden beri bu bölgede hayatlarını idame eden Uygur Türkleri çoğu zaman kabileler olarak yönetilmiş, kimi zaman kabilelerin birleşmesi ile ortak bir varlık ve kültür oluşturmuşlardır. Gerek Çin, gerekse diğer bölgesel güçlere karşı kendilerini korumuşlardır. Uygur kağanı “Kutluk Bilge Kül Kağan” önderliğinde Göktürklere karşı 744 yılında ilk Uygur devletini kurarak, Uygurları tarih sahnesine çıkartmış oldu.

Yüzyıllardır Çinliler ile mücadele ederek defalarca yıkılan devletlerini yeniden kurmuşlar en sonunda,1884 yılına kadar Çinlilerin sürekli saldırılarına maruz kalan Uygur Türkleri bu tarihten sonra Çin imparatorunun emriyle 19. eyalet olarak Çin’e bağlanmıştır. Çin sömürgesine karşı 60 civarında ayaklanma yaparak özgürlüğüne kavuşmak istemişlerse de başarılı olamamışlardır.

Orta Asya da yaklaşık 2500 yıldır süregelen, Çin- Türk ilişkilerini kısaca açıklamaya çalıştım. İşte bu sarı benizli Çinlerin genlerinde olan bu Türk düşmanlığından dolayı bugün çaresiz, masum olan Uygur Türklerine zalimlik yapan Çin yönetimi, çoluk çocuk demeden sebepsiz yere işkence edip ölümlerine neden olmakta ve ata topraklarından sürgün etmeye çalışmaktadırlar.

Yapılan bu zalimlikleri, Müslüman Uygur Türkü siyasi telkine, kolektif cezalandırmaya, hareket, iletişim ve dini kısıtlamalara maruz kalıyor. Keyfi gözaltılar yapılarak suçsuz 1 milyondan fazla sayıda Uygur Türkü toplama kamplarında esaret altında tutularak Çin’ce öğrenmeye zorlanmaktadır. Öğrenemeyenler aileleri ve avukatları ile görüşmesi engellenerek cezalandırılmaktadır. Aileleri arasına Çinliler yerleştirilerek bölünmelerine ve parçalanmalarına sebebiyet vermektedirler. Hukuksuz gözaltılar ve yapılan işkenceler karşısında anavatanları Doğu Türkistan(Uygur özerk bölgesi) dışında Batı Türkistan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan gibi komşu ülkelere sığınarak zulümden kaçmaya çalışmaktadırlar. Ayrıca Türkiye, Suudi Arabistan, Pakistan, Afganistan, Avrupa ülkeleri, Avustralya, Kanada ABD’de Uygur nüfusu bulunmaktadır.

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW),Çin hükümetinin, ülkenin kuzeybatısındaki Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki Müslüman Uygur Türklerine "sistematik insan hakları ihlallerinde bulunduğunu" tüm dünyaya bildirmesine rağmen bu zulmü öncelikle, Türk dünyası başta olmak üzere, İslam devletleri sessizce izlemekle yetinmektedir. BM nezdinde 22 ülke topluca Çin devletinin Uygur Türklerine yaptığı zulmü tepki göstererek, bir an önce yapılan bu mezalime son vermeleri konusunda uyarılarda bulunmuştur.

Ancak ne yazık ki!! Kendi soydaşlarımıza yapılan bu zulme biz Türkiye Cumhuriyeti olarak sesimizi çıkaramıyoruz. İyi parti milletvekillerinin TBMM’sine vermiş oldukları ‘’Çin’in Doğu Türkistan’daki Uygur Türkü soydaşlarımıza yapılan zulmün araştırılması önergesini Akp ve Mhp milletvekillerinin red ve çekimser oyları ile kabul edilmediğine üzülerek şahit olduk.

Uluslararası platformda ise Arsenal futbol takımının Türk futbolcusu Mesut Özil’in sosyal medyadan yapmış olduğu açıklamalar müthiş ses getirmiş ve yerini bulmuştur. Türkiye Cumhuriyetinden ise Mesut Özil’in yapmış olduğu açıklama kadar bir ses, bir kınama, bir tepkinin yükselmemesi üzüntü verici.

 DOĞU TÜRKİSTAN ÖLÜYOR ! BİZ UYUYORUZ !

Sadece, Türkiye de siyasi parti olarak İyi Parti Genel Başkanı Sayın Meral Akşener başta olmak üzere, tüm İyi parti milletvekilleri mecliste ve yapılan konferanslarda, Çin’in Uygur Türklerine yaptıkları zulmü kınamalarına şahit olduk. Bunun yanında yine İyi Parti Bursa İl yönetiminin almış olduğu karar ile de İlçe yönetimleri eş zamanlı olarak, 13.12. 2019 Cuma günü bu zulmü protesto etti. İyi Parti Mudanya İlçe Başkanlığı da bu zulme sessiz kalmadı. Organize ettiği basın açıklaması ile de Mudanya da Uygur Türkü soydaşlarımıza yapılan zulmün protesto edildiği basın açıklamasını aynı zamanda gerçekleştirmiştir.

İsrail hükümetinin, Filistinli Araplara, Esat hükümetinin de Suriyeli Araplara yaptığı zulme ve katliamlara gösterdiğimiz tepki ve hassasiyet, Doğu Türkistan da baskı altındaki soydaşlarımıza gösterilmemesi ve bunu önlemek için ülke olarak hiçbir girişimde bulunulmaması, insan olarak vicdanları titretiyor. Çinin baskı ve zulmünden kaçarak ülkemize sığınan ve sığınmacı olduğu anlaşılınca da sınır dışı edilmek istenen soydaşlarımıza, maalesef bir zulümde biz yapıyoruz.!

Çinlilerin, Doğu Türkistan Sincan özerk bölgesinde ki Uygur Türklerine yaptıkları zulümlerin özü, tarihten beri genlerine işlenmiş olan bu hınçlarının dışa vurumu olarak ifade edebilirim.

Soydaşlarımıza yapılan bu zulümler karşısında öncelikte Türk ve İslam dünyasının birlik olamadığını görüyorum. Kendi cephemizden baktığımda, ekonomik nedenlerden dolayı olduğunu tahmin ettiğim cesaretsiz ve korkak bir politika uyguladığımız gözlerden kaçmıyor. Kendi soydaşlarımıza sahip çıkma hassasiyetini her ne pahasına olursa olsun gösteremiyoruz. 5 milyon Suriyeli Arap’ı, yurdumuzda koruma altına aldığımız, ülke kaynaklarını aktardığımız bu zamanda vahşi ve zalim Çin’in zulmüne uğramış olan kandaş Uygur Türkü soydaşlarımıza sahip çıkamıyorsak, kendi kimliğimizi sorgulamaktan başka bir şey kalmıyor, galiba.!

Efraim PALA

Game House Playstation Mudanya Nöbetçi Eczaneleri Sunar

Mudanya Nöbetçi Eczaneleri

Sosyal medyada bizi takip edin

facebook'ta mudanya.gen.tr'yi takip edin twitter'da Mudanya.gen.tr'yi takip edin youtube'da mudanyagentr'yi takip edin

Bu hafta öne çıkanlar