Türklerde ilk defa düzenli ordu Asya Hun hükümdarı Mete Han tarafından MÖ 209 tarihinde kurulmuştur. Teoman 2. Eşinden olan çocuğunu, kendinden sonra devletin başına Kaan yapmak istiyordu. Töreye göre ilk eşinden olan Mete kağan olmalıydı. Bu yüzden Hun kağanı Teoman ile ilk eşinden olan oğlu Mete arasında iktidar çekişmeleri yaşanıyordu.

Bu çekişmeler veliaht olan oğlunun öldürülmesi için girişimlerde bulunmasına kadar gitmekte idi. Mete’nin, savaşlarda gösterdiği başarılarından dolayı Kaan olan babası tarafından kendi mahiyetine bir tümen asker verilmişti. Mete Türk tarihindeki ilk ordu teşkilatını kendine sadık olan bu askerlerinden kurdu. Kurmuş olduğu bu ordu, aynı zamanda Kara Kuvvetlerinin kuruluş tarihidir. Türk ordusunun temeli disipline ve “onlu sisteme dayandırılmıştır. Bu sistemde en büyük askerî birlik olan tümen 10 bin kişiden oluşmaktadır. Tümenler; binlere, yüzlere ve onlara ayrılmıştır. Başlarına da sayılarına göre “tümen başı”, “binbaşı”, “yüzbaşı”, “onbaşı” gibi rütbe taşıyan komutanlar atanarak orduda emir komuta zinciri oluşturulmuştur.

Türklerin devlet kurmalarında teşkilatlı bir yapının yanında iyi bir askerî teşkilata sahip olmaları da etkili olmuştur. Ordu, Türk devletlerinin hem temelini hem de başlıca güç kaynağını oluşturmuştur. Askerî yönden birçok devlete örnek olan Türklerin bu özelliği kazanmasında bozkırın zor şartları etkili olmuştur. Bu şartlar Türkleri her an savaşa hazır, çevik, disiplinli ve hareket kabiliyeti yüksek hâle getirmiştir.

Yüzyıllarca Mete hanın kurmuş olduğu bu askeri düzenin zamanın gelişmelerine ayak uydurarak güçlenmesi ile Türkler birçok devlet kurmuştur. Osmanlı devletinin de kurulmasında bu askeri gelenekler büyük rol oynamıştır. Ancak yıllar geçtikçe bu askeri düzen de bozulmalar olmuş ve kendini yenileyememiştir. Bunun sonucunda girişilen savaşlardan yenilgi ile çıkılıyordu. Cihan devleti kuran Türklerin Osmanlı İmparatorluğu çökme ye başlamıştı.

Padişah I. Abdülhamit 6 Nisan 1789 ’da ölmesi ile yerine III. Selim geçti. Batıdan aldığı ıslahatçı fikirler ile imparatorluğun çöküşünü durdurmak istiyordu. Bunun için de yeni adımların atılarak ıslahatların yapılması gerekli idi. İç sorunlar çözülmeden dış güçlerle baş etmenin mümkün olmadığını biliyordu. Onun için bazı reformlar yapılmasına karar verdi. III. Selim 1792 yılında ıslahata askeri alanda başladı. Yeniçeri ocağına bozmadan yeni bir askeri teşkilat kurdu. Adını da Nizami Cedid (Yeni düzen) koydu. Yeniçeri ocaklarından farklı olsun diye Üsküdar’da Selimiye Kışlası ve Levent çiftliğindeki kışla yapıldı. Bunlar yapılırken askeri okullar, tersaneler, tophaneler, Heybeliada’da denizcilik okulu gibi askeri tesislerin kurulmasına karar verildi.

III. Selimin kurmuş olduğu ve sonrasında II Mahmut’un devam ettirdiği askeri yapı günümüz askeri teşkilatlanmanın temel basamakları oluşturmuştur. Asırlarca Ordumuza askeri değerini veren ve dünyada askeri teşkilatlanmaya örnek olan övündüğümüz bu yapıyı Fetö terör örgütünün 15 Temmuz günü başlatmış olduğu darbe girişimi sonrasında yıkmamız gerekiyor muydu?

Bursa’mızda bulunan ve 173 yıllık askeri geçmişi olan ve birçok askeri değer yetiştiren Işıklar Askeri Lisesi de bu tarihten sonra kapatılmıştı. Bugün ise, Işıklar askeri lisesinin yerine jandarma Astsubay Meslek Yüksekokulu açılarak yeniden askeri eğitim vermeye başlamıştır.

Ve bugünlere geldiğimizde, bizler seçim için birbirimizi yerken ülkemizin etrafını karabasanlar sarmaktadır. Ege de adalarımızın Yunanistan tarafından işgal edilmesi ve bu adalara yüksek teknolojili radar üstleri ve askeri birlikler kuran Yunanistan’a nedense hiç sesimiz çıkmıyor.

Irakta ve Suriye’de demokrasi getireceğim diye giren ABD’nin siyasi ve askeri yapılanmanın önüne geçemedik. ABD’nin YPG ve PYD terör örgütüne sağlamış olduğu askeri destek ile silah ve mühimmat vermesindeki amaç nedir?

Yine Yunanistan ve Bulgaristan sınırlarına askeri yığınak yapılmasının nedenini bilemiyoruz. Kıbrıs ta petrol aramamızı istemeyen emperyalist güçlerin Güney Kıbrıs’ta büyük bir askeri üs kurma ve donanmalarını bu bölgeye getirmelerine göz yummaktayız. İsrail’in büyük İsrail rüyası için orta doğuyu ve ülkemizi kana bulama girişimlerin de bulunmasına hala seyirci mi kalacağız?

Rusya’nın Gürcistan’a ve Suriye’ye askeri üsler kurması ve bu bölgelerde söz sahibi olması neyi ifade ediyor? Etrafımız başta Amerika olmak üzere birçok emperyalist ülkeler tarafından çevrilirken, ABD’nin İran’a baskı ve ambargo uygulamasındaki gerçek hedef Türkiye Cumhuriyetini yıkmak olabilir mi?

İşte Devletimizin beka sorunu bu olmalıdır. Sınırlarımız ötesinde cadı kazanı kaynar iken bizlerde kendimizi zayıflatmak ve enerjimizi seçimler üzerine çekmekle uğraşıyoruz Ancak akıl almayacak şekilde övünç kaynağımız olan askeri sistemimiz değiştirilerek temel askerlik süresinin 6 aya kadar düşürülmesi ve toplamda kademeli olarak 300 bin askerimizin terhis edilmesine ne gerek var?

Askerlik süresinin uzayıp kısalmasına Cumhurbaşkanının karar vermesi ne kadar doğrudur?

Ayrıca yeni askerlik yasasındaki 45.maddenin 2. fıkrasında ‘’Barışta, olağanüstü hal ve seferberlik hallerinde veya savaşta askerliğini henüz yapmadan Cumhurbaşkanınca gerekli görülen sahalarda özel olarak görevlendirilen gönüllüler, Cumhurbaşkanınca belirlenen şartlara uydukları halde askerlik hizmetinden muaf tutulur’’ maddesinin olması gelecekte yeni bir özel ordunun kurulacağının sinyallerini mi teşkil ediyor?

Her Türk asker doğar sözü tarihe mi karışıyor? Parası olanın bedel karşılığında askerlik vazifesinin yerine getirilmesi Türk milletinin yapısına uymuyor.

Günümüzde; askerlik vatan görevi değil, para kazanılacak bir meslek haline getirildi.

Efraim Pala

Sosyal medyada bizi takip edin

Bu hafta öne çıkanlar