Murat, bir hafta yorucu ve stresli çalışmadan sonra eşi ve çocukları ile birlikte Mudanya da güzel bir gün geçirmeyi düşünür. Çocukları da sürekli istiyordu zaten. Bu gayet normal ve sosyal ihtiyacı da içeren bir istekti onlar için. Güneşin ışıl ışıl parladığı bir pazar gününde ailece yapılan kahvaltıdan sonra, öğle saatlerinde sevinçle araçlarına binerler ve Mudanya’ya gitmek üzere yola çıkarlar.

Mudanya ya yaklaştıkça, Güzelyalı girişindeki trafik lambalarından itibaren otoyolda karşılaşılan trafik yoğunluğu ile aile fertleri neler oluyor demeye başlayıp manasız bir şekilde birbirlerine bakarlar. Evet, gerçekten neler oluyordu? Araçları içinde iken adım adım şehir merkezine doğru yürüme hızında gidilebiliyorlardı. Bursa’dan 30 km’lik bir mesafeyi kısa sürede aşarak Mudanya ya gelen Murat ve ailesi şehrin girişinde kalıverdiler. Uzun araç kuyruğundan dolayı şehrin içerisine girmek ne mümkün! 2 km’lik bir yolu oflaya pof’ la ya kat eden Murat ve ailesi nihayet Mudanya’nın merkezine ulaşır. Araçlarını park edecek bir park yeri arayıp bulmak için arayış içine girerler. Bir oto park bulmak ta hiç kolay olmasa gerek. Var olanda doludur zaten. Neyse Murat, arka sokaklarda kaldırım üzerine koyacak bir yer buluyor, en nihayetinde.

Hadi bakalım şimdi doğru sahile gezmeye. Sahile giderken kaldırımlarda yürümek, mümkün değildir, çünkü çok dardır. Murat ve eşi, çocuklarının ellerinden sıkı sıkıya tutarlar ve kendilerini yola atarlar. Otomobillerin adım adım ilerlemeye çalıştığı yoldan denizin maviliğini takip ederek karşıya geçerler. Azmin sonu! Başarmışlardır! Zafer kazanmış bir komutan edasıyla sahildedirler artık.

Sahile ulaşınca biraz deniz havası almak ve birazda sakinlemek isteyen Murat ve ailesi yürürken martılara ve denizin ufuklarına bakarak hayal kurmaya başlarlar. Bir ara ayağı bir şeye takılan Murat zemine doğru bakınca kaplamaları bozulmuş olan alanda ayağının sıkıştığını görür. Orada denize ve ufuk’ a bakmaktan ziyade öncelikle basacağı yere de bakması gerektiğini anlar.

Biraz yürüdükten sonra bir an şaşırırlar. Mudanya’ya geldiklerine emindirler. Ama İskeleye yaklaşınca, Mudanya’nın kalbinde olmalarına rağmen, Bursa isminin yazılmış olduğu panoların önünde kendilerini bulurlar. Bursa yazılı panoları buraya koyanın zekâsında bir sorun olduğunu düşünerek tebessümde bulunurlar.

Kalabalık arasında yürümekte sorun yaşamaktadırlar. Soluklanmak ve çay içmek için bir çay bahçesine otururlar. Ailece birkaç çay içtikten sonra gelen yüklü fatura bilgisi sonrasında hayretler içinde kalırlar. Çünkü fincan kadar küçük bardakta içilen çay 4 tl’ imiş. Çayların parasını söylene söylene ödeyen Murat’ın eşi bir paket ay çekirdeği alır. Sahilde hem çekirdek çitleyip hem de gezerler ve bir yandan da oturacak bir bank ararlar. En nihayetinde boş bir bank bulurlar ve hemen otururlar. Oturdukları bankta ellerindeki ay çekirdeğini yemeğe devam ederler. Çitledikleri çekirdeğin kabuklarını bir yerde toplamak ta ne kadar zordur! Aman ne olur ki deyip yere atmaya başlarlar.

Bu arada içilen çay ve meşrubatların ardından çocukların ve kendilerinin tuvalet ihtiyacı hâsıl olur. Sahilde yürürken ararlar, ararlar fakat bir WC bulamazlar. Balık lokantalarının birine rica ederler fakat ‘’siz kaçıncı kişisiniz’’ diyen sahibi, lokantanın WC’ sini kullanılmasına izin vermez. Çocuklar iyice sıkışmışlardır. Biraz daha yürüyünce Mudanya Mütarekesi binası ile karşılıklı manzaraya sahip olan konteynerden yapılma bir WC ile karşılaşırlar. Çok şükür bir WC bulmuşlardır. Hemen çocukların ihtiyacı giderilir. Ancak WC nin kapısı açık, tuvalet ihtiyacını görüp dışarıya çıkan kişiler sahilde yürüyüş yapan insanlarla yüz yüze kalıyorlar. Tabi bu durum hiç hoş değil ama olsun rahatladı ya çocuklar. !

Murat ve ailesi açık hava ve bol iyotlu bir ortamdan dolayı olsa gerek acıkırlar. Balık yemek için bir balık lokantasına girerler. Yemek masaları lokanta içinde değil insanların yürüdüğü alana taşınmış. Neyse yine de otururlar. Sahilde yürüyen insanların bakışı altında utana sıkıla balıklarını yerler ve lokantadan çıkarlar.

Akşam olmak üzeredir. Artık dönüş vaktidir. Araçlarına doğru yürürler ve araçlarına binerler. Oda ne? O küçücük ve daracık yollarda ne kadar çok araç vardır. Zar zor da olsa yola, trafiğe çıkmayı başarırlar. Ama trafik kilit olmuş. İlerlemek mümkün değil.

Stadyum arkasından başlayıp, Demirhane mevkiine kadar yaklaşık 3 km bir kuyruk. Yine sıkıntı, yine stres dolu bir ortamı kendisi ile aynı kaderi paylaşan sürücüler ile geçirmek zorunda kalıyor, Murat ve ailesi. Bu arada Mudanya’dan çıkmadan da akşam olmuştur. Eve geç kalmanın da vermiş olduğu baskı altında Murat söylene söylene araç kullanmaktadır.

Bir daha Mudanya’ya gelmeyeceğini söylemesi de Mudanya’nın kendisine ve ailesine vermiş olduğu kazanım olarak kalır…!

Efraim PALA

Mudanya Sahil Bandı Bursa Özçekim yazısı

Mudanya sahil bandı selfy özçekim noktası

Mudanya'da trafik durumu - haftasonu

Mudanya'da trafik durumu - haftasonu akşam

Mudanya'da trafik durumu - haftasonu gece

mudanyacicek.com sunar

Mudanya Nöbetçi Eczaneleri

Sosyal medyada bizi takip edin

facebook'ta mudanya.gen.tr'yi takip edin twitter'da Mudanya.gen.tr'yi takip edin youtube'da mudanyagentr'yi takip edin

Bu hafta öne çıkanlar