Güncel Haber

Adrese dayalı nüfus kayıt sistemi sayımına göre Türkiye’nin nüfusu 31 Aralık 2019 tarihi itibari ile 1 milyon 151 bin kişi artarak 83 milyon 155 bin kişiye yükselmiştir. Bu sayıya ülkemizde başta Suriyeli sığınmacılar olmak üzere, diğer ülkelerden gelerek mülteci ve sığınmacı olarak yaşayan yaklaşık 5 milyon yabancı dâhil değil. Yani yabancıları da nüfusumuza dâhil edersek ülkemizin nüfusu yaklaşık olarak 88 500 kişiye ulaşmıştır.

Ülkemiz genelinde bir kilometre kareye düşen insan sayısı 108 kişiye yükselmiştir. Yoğunluğu en fazla olan İstanbul’da bir kilometre kareye 2 987 kişi düşerken, yoğunluğu en az olan Tunceli’de ise bu oran 11 kişi ile sınırlı kalmıştır.

Türkiye’de 2018 yılında yüzde 92,3 olan il ve ilçe merkezlerinde yaşayanların oranı, 2019 yılında yüzde 92,8 oldu. Diğer açıdan baktığımızda belde ve köylerde yaşayanların oranı yüzde 7,7’den yüzde 7,2’ye düştü. Yani ülkemizde yaşayan %7,2 insan, 92,8 insanı doyuruyor veya besliyor diyebiliriz.

Bugünkü duruma göre ülkemiz genelinde insan yoğunluğu il ve ilçe merkezlerinde toplanmıştır. Köylerde ve kırsal alanlarda yaşayan insan sayısı her geçen gün azalmaktadır. Artık köylerde evlerin bacaları tütmüyor. Köylerin adı var, ama içinde insan yok. Sokaklarında köpekler bile havlamıyor, bahçelerinde tavuklar bile gıdaklamıyor. Diyebilirim ki, artık köylerimizde yaşlılardan başka kimseler kalmadı. Onlarda tarımsal ve hayvansal üretime katkı sağlamaktan uzak kalmaktadır.

Tüm dünyada karşılaşılan Korona virüs salgını ile büyük kentlerde ve şehir merkezlerinde yaşamak ekonomik ve sosyal hayat düzeyi olarak zorlaşmıştır. İşinden çıkarılan, çalışamayan birçok vatandaş elektrik, su doğalgaz ve ev kiralarını ödeyemez duruma gelmiştir. Gıda yardımları ulaşmaz ise açlık sınırı ile karşı karşıya gelen birçok insan, birçok aile vardır. Çalışamayan ve iş bulamayan insanların her geçen gün yaşam şartları daha da kötüye gitti ve bundan sonrada gidecektir. Çünkü denildiği gibi, hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Ekonomik ve sosyal hayatın eski düzeye gelmesi için çok uzun zaman geçecek gibi gözüküyor. Yani 2020 yılının sonuna doğru toparlanma işaretlerini görebilme olasıdır.

Çalışma hayatının birçok kesiminde ülkemizde bulunan başta Suriyeliler ve diğer yabancı uyruklu kişilerin çalıştırılması cazip hale gelmiştir. Çünkü bu kişileri hem kayıt dışı, hem de daha az ücretle çalıştıkları için, işveren konumundakiler, yine bu tür kişilerin iş gücünden faydalanmak isteyeceklerdir.

Yani Türk vatandaşı olan vatandaşlarımızın birçoğu yine işsiz kalmaya devam edecek. Ailesine çoluğu çocuğuna ekmek götüremeyen ve İş kurun önünde çay satarak evine ekmek götürmeye çalışan Yusuf Derin’in yaşadığı trajedi örneklerini daha sık yaşayacağız. Daha kötüsü ise geçim sıkıntısından bunalıma girerek intihar ve aile katliamları olayları ile karşılaşmalarımız artacak gibi gözüküyor maalesef.

Bazı kişiler; asgari ücret ile kıt kanaat geçinmeye çalışmak yerine, kendi işinde çalışarak aile bütçelerine ve ülke ekonomilerine daha faydalı olabilirler. Mevcut yaşadığımız durumdan başka çıkar yol bulamayan vatandaşlar için söylüyorum; köyünde tarlası, çubuğu olan varsa, köyüne dönerek tarım veya hayvancılık alanında faaliyet göstermeyi ciddi, ciddi düşünmeliler. Böylelikle bu kentleşmenin sonucu olan virüs kaynaklı izole edilmenin ile ekonomik sıkıntıların baskısından bir çıkış yolu olabilir. Hayırlısı ile !…

Efraim PALA

Game House Playstation Mudanya Nöbetçi Eczaneleri Sunar

Mudanya Nöbetçi Eczaneleri

Sosyal medyada bizi takip edin

facebook'ta mudanya.gen.tr'yi takip edin twitter'da Mudanya.gen.tr'yi takip edin youtube'da mudanyagentr'yi takip edin

Bu hafta öne çıkanlar