Her toplum kendine has bir takım kültürel özelliklere sahiptir. Bu özellikler birlikte yaşamaya zorunlu olan bireylerin yaşantısına yansımaktadır. Kültürel yapıdan kaynaklanan farklı fikir, düşünce ve davranışlar bireyler arasında çatışma, iletişim ve entegrasyon sorunlarına neden olmaktadır.

 Kültürün, insan davranışları, mimikler ve konuşma şekilleri üzerine büyük etkisi vardır. Farklı kültürlerden olan insanlar bunları anlayıp yorumlamakta zorlanmaktadırlar.

Ülkemiz de işsizlik ve terör örgütünün tehdidi, baskısı sonrasında doğu ve güneydoğu bölgelerimizden, batıda bulunan şehirlere dengesiz bir göç meydana gelmiştir ve hala gelmektedir. Suriye’de yaşanan iç savaş nedeni ile de ülkemize gelen sığınmacılar, öncelikle güneydoğuda bulunan il ve ilçelerimize akın etmişlerdir.

Suriyelilerin yerli nüfusa oranla en yoğun yaşadığı il %80,53 ile Kilis’tir. Bu durumda Kilis’ in demografik yapısı değişerek Suriye şehrine döndüğü aşikârdır! Kilis’ ten sonra, Şanlıurfa, Gaziantep ve Hatay illerimiz de yaklaşık % 20 sığınmacı oranı ile Suriyelileşme yolunda ilerlemektedir. Ülkemiz genelinde ise,% 4,4’ü Türk olmayan yabancı nüfusu misafir! ederek, barındırmaktayız.

Pe ki sadece Suriyeliler mi ülkemizi istila etti. Irak, Afganistan, Pakistan ve Türki Cumhuriyetleri gibi ülkelerden, ülkemize gelenlerin sayısı azımsanmayacak kadar çoktur. Hatta özellikle büyük şehirlerde bazı mahalle ve semtlerin bu kontrolsüz insanların çokluğu nedeni ile insan profilleri değişmiştir.

İstanbul Küçükçekmece Halkalı’ da 1,5 yıl yaşamam vesilesi ile Küçükçekmece gölü kenarındaki Kanarya mahallesi hakkında sizlere bilgi vermek istiyorum.

Bu mahallenin çarşı ve sokaklarında gezerken kendinizi Türkiye toprakları yerine kuzey Irakta veya Suriye de hissedersiniz. Sokaklarında gezerken her türlü insan profili ile karşılaşıyorsunuz. Türkçe konuşana rastlamanız çok zor. Dükkanlar’ dan Kürtçe ve Arapça şarkılar yüksek sesle yayınlanmakta. Sokaklardaki insanların büyük bir kısmı kaba görünüşlü adamlardan oluşuyor. Bu kadar karanlık tipli insanlar buraya nasıl toplanmış hayret etmemek mümkün değil. Geçen yılda kahvehane taranarak bir kişinin öldürüldüğünü ve adam yaralama kavga gibi adli olayların çok sıkça karşılaşıldığı bir mahalle olmuş, Kanarya mahallesi.

Yani şuraya gelmek istiyorum. Bu mahallede yaşayan toplumun göçler ile demografik yapısı değişmiş. Kontrolsüz artan insan toplulukları sonrasında kültürü farklı, eğitim seviyesi farklı, maddi gelirlerinin nereden kaynaklandığı belirsiz, düşüncelerini kestirmek mümkün olmayan insanların olduğu bir mahallede bu tür olaylar her zaman oluyor. Ve olacak gibide gözüküyor.

Küçük bir evladımıza cinsel istismarda bulunan, İnsan demeye utandığım, şeytan kılıklı cani. 5 yaşındaki bebeden ne istedin.? Vicdansız, ahlak yoksunu, vahşi hayvandan farklı olmayan, kanı bozuk mahluk.

Hiç bir suçu günahı olmayan yavruya, anne babaya çektirdiğin bu acı neden? Neden?

Kaçsan da saklansan da polisimizin başarılı çalışmaları sonucunda işte en kısa zamanda yakalandın. Bu dünyada da, ahirette de bu yaptığın yanına kalmayacak. Suç hiçbir zaman cezasız kalmaz. Çünkü ‘’Allah her şeyi gören ve bilendir’’. Ondan kaçış yok.

Kıymetli okurlarım, bizlerde öncelikle ailemiz içinde kültürümüzü, geleneklerimizi, aile terbiyemizi çocuklarımıza aşılamakta da yoksun kalıyoruz galiba. Bunun olumsuz sonucu karşısında ahlaki yıpranma oluşması kaçınılmaz oluyor.

Hükümetimizde kadına şiddet, cinsel istismar ve terör suçlarına karşı gerekli yasal düzenlemeleri yaparak toplumun vicdanını rahatlatması gerekmektedir. Yabancı uyruklu sığınmacıların belli bir program ile ülkelerine gönderilmesi konusunda çalışılması kaçınılmazdır. Tepkisiz kalıp, önlem alınmaz ise toplumumuz’ da dini, kültürel çöküntü devam edeceği aşikardır.

Efraim Pala

Lafontaine

Sosyal medyada bizi takip edin

Bu hafta öne çıkanlar

Son Haberler

Namlı Metal