Güncel Haber

Ne acıdır ki! Kıt kanaat geçinip ek işlerde çalışarak ve elindeki avucundakini satarak evladını okutmak için fedakârlık gösteren ana –babalara, şahit olmak.

Ne acıdır ki! Çocuğunu okutmak için ona maddi ve manevi destek olmak amacıyla şehir değiştiren parçalanmış aileleri, görmek.

Ne acıdır ki! Öğrenim süresi içindeki KYK borcunu mezun olduktan sonra (iş bulamayıp) ödeyememek ve borçlarının sürekli arttığını, görmek.

Ne acıdır ki! Yüksek Öğretim için veya iş kaygısı ile gençlerimizin yurt dışına gidebilmek için her türlü imkânı değerlendirdiklerini, görmek.

Ne acıdır ki! Kendi ailemizden ya da eş, dostlarımızın evlatlarının Üniversite mezunu olup ta büyük bir kısmının aylardır, yıllardır iş aradığını ve çaresizlik içerisinde garsonluk yaptığını, görmek.

Ne acıdır ki! Bir kurumun ofisinde evrak dağıtıcı personel için, açılan sınava yüzlerce mühendislik mezununun başvuru yaptığını görmek.

Ne acıdır ki! Gençlerimizin, KPSS sınavlarına girerek almış olduğu puanların yeterli puan olmasına rağmen atanamadığını ve çaresizlik içinde sokaklarda kâğıt toplayıp geçimini sağladığını, görmek.

Evet, ne acıdır ki! Maalesef, gençlerimiz Üniversitelerden mezun olduktan sonra hayatın gerçekleri yüzünde tokat gibi patlıyor. Çaresizlik içerisinde, umutları sönmüş gençlerin mutsuz yüzlerini görmek kaderimiz olmuş sanki.!

Malumunuz üzere Türk kültüründe çocuklarımızın geleceği için yapamayacağımız hiçbir fedakârlık yoktur. Birçoğumuz, kendi ailesi içerisinde ve çevresinde buna benzer duyguları yaşamışızdır. Evladımızın istikbali için çalışmış, evladımızın istikbali için yaşamımıza yön vermişizdir. Çocuklarımızın eğitim süreci içerisinde göstermiş oldukları başarılar ile onurlanmış, gurur duymuşuzdur.

Ana-baba olarak, onca yıl fedakârlık göster, imkânsızlıklar içerisinde imkân yarat, aç kal, yaşama imkânından mahrum ol. Ne acıdır ki, mükâfaatı bu mu olacaktı?, o ana-babanın.

Bu çerçevede, Ülkemizde gençlerimizin geleceğini şekillendiren iki kurum vardır. Birincisi (Meb)Milli Eğitim Bakanlığı, diğeri ise (Yök)Yüksek Öğretim Kurumu’dur.

(MEB)’in görevi; okul öncesi ilk ve orta öğretiminin, eğitim ve öğretim programlarını tasarlamak, uygulatmak ve güncellemek, öğretmen ve öğrencilerin eğitimlerini bu çerçevede yürütmek ve denetlemek.

(YÖK)’ün ise; Üniversite'ye giriş sınavlarını, Üniversite'nin personel ihtiyaçlarını, üniversite öğrenci kontenjan sayıları gibi eğitim-öğretimi geliştiren bu konularda sorumlulukları olan bir kurumdur.

Bana göre normal olmayan bir gidişat var. Bu anormal durum, Milli eğitim bakanlığı ile Yüksek Öğretim Kurumu arasında organik bir bağın bulunmamasıdır. Her iki kurumda farklı bir kurumdur. Kendi başlarına buyruk müfredatları bulunuyor. Bunların amaçları birbirinden farklı gözükmekte, ortak noktaları birbirini tamamlamamaktadır.

Yurt dışında birçok ülkede olduğu gibi, ilköğretim ve orta öğretim çağından itibaren çocuklarımızın yeteneklerini değerlendirip, öğretmenleri tarafından ailelerine tavsiyelerde bulunularak alacakları eğitimin şekillendirilmesi gerekmektedir. Böylelikle, Yüksek Öğretim kurumlarındaki biriken öğrenci sayıları azaltılabilir, gereksiz yığılma engellenebilir. Gençlerimiz arasında işsizliği azaltma ve liyakat buradan başlamalıdır.

Bunun yanında ülkemizde hangi iş kollarına ihtiyaç var, hangi iş kollarında fazlalık var olduğunun araştırıldığını zannetmiyorum. Her üniversite kurumu istediği sınıfı açmaktadır. İş potansiyeli olmayan gereksiz mezuniyetler vermektedir. Böylelikle işsiz üniversite mezunu dağları oluşmaktadır.

Her şehirde Üniversite açmak, bunun için böbürlenmek ve birileri bizi kıskanıyor demek, yersizdir. Üniversitelerden, ülkemizin ihtiyacından kat kat öğretmen mezun etmek akılsızlıktır. Ya da ihtiyaçtan fazla Ziraat, Makine, vs. mühendisi mezun etmek, ihtiyaçtan fazla işletme, iktisat ve sosyal bilimler mezunu vermek zaman, para ve umut kaybıdır. Yanlış planlamadır. Hayallerin yıkılmasıdır.

Dünyanın gelişmesine paralel olarak, Ülkemizde eğitim öğretim sisteminde gerçekçi yenilikler yapılmalı. Milli eğitim bakanı ve Yök başkanı, sokaklarda genç işsiz üniversite mezunlarını görmüyorlar. Gençlerin almış oldukları eğitimden başka, bir işte çalışmak zorunda olduklarını görmüyorlar. Gerçekleri görmek istemeyen, sadece bakan bu gözler, yıllardır yapılan eğitim devrimlerinin(!) neden işe yaramadığını ne zaman görecekler? Bilemiyorum artık.!

Efraim PALA

Mudanyadaemlak.com

Game House Playstation Mudanya Nöbetçi Eczaneleri Sunar

Mudanya Nöbetçi Eczaneleri

Sosyal medyada bizi takip edin

facebook'ta mudanya.gen.tr'yi takip edin twitter'da Mudanya.gen.tr'yi takip edin youtube'da mudanyagentr'yi takip edin

Bu hafta öne çıkanlar