Güncel Haber

Koronavirüs'ün neden olduğu Covit 19 hastalığı ile tanışalı 11 ayı buldu. Bu süre içerisinde 2 485 000 kişiye bu virüs bulaştı. Virüse yakalanan ve tedavi sonucuna cevap veremeyen 26 200 vatandaşımız hayatını kaybetti. Çoğunluğunu 65 yaş üzeri büyüklerimiz olmak üzere, kronik hastalığı olanlar ve ne yazık ki sağlık çalışanlarımız hayatını kaybedenlerin başında yer aldı.

Salgını önlemek amacı ile bazı tedbirlerin alınması gerekiyordu. Sosyalleşmenin olduğu mekânlar yani Lokantalar, Kafeteryalar, Kahvehaneler bu kısıtlamalardan nasibini aldı. Yaklaşık 8 aydır bu mekânlar kapalı kaldı. Satış yapamadılar. Evlerine ekmek götüremediler. Diğer küçük esnaflarımızın da satışları çok aza düştü. Satış yapamayan ve birçok esnafında siftah yapamadan dükkânlarını kapatanların sayısı arttıkça arttı.

Küçük esnaflarda çalışan milyonlarca çalışan gündelikçi emekçi, bu kapanmalardan dolayı işsiz kaldı. Aç kaldılar. Yaşam zorluğu içerisinde iş bulabildiyseler, çalıştılar. Ama ne çare ki böyle bir zamanda iş bulmanın da çok kolay olmadığı bir gerçektir.

Kanımca dünyada ve ülkemizde yaşanan bu Pandemi kısıtlamalarında kazanan marketler oldu. Ülkemizde Migros, Bim, A101, Şok, File, Heppy center, Hakmar, Seyhanlar gibi marketlerinin başını çektikleri ve 10 binleri aşan şubelerini açtıklarını basından ve reklamlarından takip ediyoruz. Her mahallede, her sokakta mantar gibi çoğalan bu marketlerin olduğunu görür olduk.

Vatandaşlar için büyük bir kolaylık oldu. Bu marketlerde insanların ihtiyacı olan her şey satılıyordu. Market rafları arasında dolaşırken, sahip olma arzusu ile ihtiyacımız olmasa bile birçok ürünü market arabasına koymaktan geri kalamıyoruz. Yani, market kapısından girdikten sonra dışarıya boş çıkmanın imkânı yok.

Dışarıya çıktığınızda ise sebze ve meyve tezgâhlarının kaldırımlara ve yollara taştığını ve önüne geçilemediği, market kapı önlerinin bir pazar yeri görüntüsü haline geldiği, Mudanya’nın da gerçeği oldu, ne yazık ki!.

Kasabın sattığı et ürünlerine, manavın sattığı sebze ve meyve ürünlerine, tuhafiyecinin sattığı her türlü giysiye, süt ürünlerinin çeşitlerine, kırtasiyenin sattığı kalem ve silgiye dahi ulaşmanın mümkün olduğu, (örneklerini çoğaltabileceğimiz) bir alışveriş ortamı haline geldi, bu marketler.

Toplumun, imkânlara ulaşabilmesinin kolaylığı ve rahatlığı açısından olumlu bir durum olabilir.

Ancak burada kazananın bir elin parmakları kadar market sahiplerinin olmasından öteye gidilemiyor. Marketlerde satılan birçok gıda ürünlerinin de fiyatını belirleyen işte bu market yönetimleri oldu. Gıda ürünlerini tarladan, fabrikadan toptan alarak, yani üreticiden alarak halka satmanın avantajını yakaladılar. Yani birkaç örnek verirsek, tarlada 80 kuruş olan domatesin 6.99 TL ye satıldığı, patatesin çiftçiden 90 kuruştan alınarak 5 TL ye satıldığı ve yine tarlada kilosu 30 kuruşa satılan karpuzun, 1 TL nin üzerinde satıldığına şahit olduk.

Marketlerin tekel oluşturduğu bu piyasada köylüyü, çiftçiyi, küçük esnafı, yani üreticiyi düşünen yok. Bu üreticilerin ve esnafın problemlerini çözmek ve yaşamış oldukları sorunları gidermek için ciddi manada çaba sarf eden yok.

Hal böyle olunca; ekilmeyen tarlalar çoğalıyor, mahalleye dönüştürülen köylerimiz boşalıyor, köyden kente göçler artıyor. Fakirlik ve yoksulluk aldı başını gidiyor. Üreten bir toplumdan, tüketen ve yardım bekleyen bir toplum haline geldik, maalesef.

Akşamdan, sabaha raflardaki ürünlerin fiyat etiketlerinin değiştirildiği bu marketlerin, sahiplerinin elini vicdanına koymalarını ve devletimizin bu mağduriyetten çıkar elde etmek isteyen fırsatçılara göz açtırmayacağı, ekonominin çarklarının döneceği, işsizliğin ve açlık sınırında yaşamak zorunda olan insanlarımızın azalacağı, o güzel günleri umutla beklemekten başka çaremiz de kalmadı.!

Efraim PALA

Mudanyadaemlak.com

Game House Playstation Mudanya Nöbetçi Eczaneleri Sunar

Mudanya Nöbetçi Eczaneleri

Sosyal medyada bizi takip edin

facebook'ta mudanya.gen.tr'yi takip edin twitter'da Mudanya.gen.tr'yi takip edin youtube'da mudanyagentr'yi takip edin

Bu hafta öne çıkanlar