Güncel Haber

Peygamberimiz Hz. Muhammet Mustafa (s.a.v) ,zaman zaman Mekke yakınlarındaki Nur dağında bulunan Hira mağarasına giderek yalnız kalıyordu. Yüce Rabbimiz, Cebrail (a.s.) vasıtası ile ‘ikra’ yani ‘’Yaradan Rabbinin adıyla oku’’ emrini bu mağarada vahiy etmiştir.

Vahy’in indirildiği 610 yılından, günümüze kadar 1400 yıl geçmesine rağmen biz Müslümanlara indirilmiş olan ilk emri ne kadar uyguladık.? Ne kadar anlayarak okuduk.?

1400 yıldır, dünya üzerinde insanlığa gelmiş olan en son ve hak dini olan İslamiyet’i öğrenmek için çokta çaba sarf ettiğimiz söylenemez.!

Şöyle ki,

Kuran-ı Kerim’in indirildiği coğrafyadaki halk, arap kavmi olduğundan dolayı o halkın anlayabilmesi için vahiyler arapça indirilmiştir. 4 Halifeler devri ve sonrasındaki halifeliğin devrolduğu zamanlarda Kuran-ı Kerim ile Müslümanların arasına aracılar girmeye başlamış. Bunun sonucunda; yüzyıllar geçtikçe mezheplere ayrılmışız, tarikatlara bölünmüşüz, cemaatler ve şeyhler belirmiş. Dinimizi tarikat liderlerinden, tekke müritlerinden, şeyhlerden ve cemaatlerden öğrenmeye çalışmışız. Bu şahıslar ne dedilerse onu doğru bilmişiz. Yani manevi dünyamıza bu kişiler hükmetmiş. Bu kişiler halkın üzerinde o kadar etkili olmuşlar ki, Selçuklu ve Osmanlı devleti dönemlerinde, halkın dini amaçlı isyanlarına sebep olmuşlar. Devlet bu isyanlarla yüzyıllarca mücadele etmiş. Binlerce insanımız bu yolda, yani bir hiç uğruna ölmüş, yok olmuş, katliama uğramışlar, maalesef.

İnsanların daha yaşarken dünyadan uzaklaştırılması ve onların uhrevi aleme çekilme çabaları çağdaş yaşam ile bağdaşmamaktadır. Bu doğrultuda yıllarca bilim ve teknolojinin gelişmelerinden uzak kaldık. Batılı ülkeler teknolojiyi yakalayarak kendilerini geliştirdiler. Biz Müslümanlar gelişmiş batılı ülkelerle aynı gelişmişliği yakalayamadık. Aradaki malum aracılar sayesinde geriledik, durduk.
Türkiye Cumhuriyetin ilk yıllarında, 30 Kasım 1925'te kabul edilen 677 sayılı yasayla tekke, zaviye ve türbeler kapatıldı; türbedarlıklar ile şeyhlik, dervişlik, müritlik, dedelik, seyitlik, çelebilik vb. birtakım unvanlar kaldırıldı.

Ancak, Cumhuriyetimizin kurulduğu 29 Ekim 1923 yılından bu yana mevcut hükümetlerin ilgisiz davranması ile bu tekkeler, tarikatlar, cemaatler ve şeyhler yıllarca yavaş yavaş üreyerek mantar gibi çoğalmaya başladılar.

Bunun sonucunda günümüz Türkiye’sinde bir takım kesimlerden de destek gören bu tarikatlar ve cemaatler sinsi terör örgütü haline dönüştü. Bu hainlerin kötü emellerine maalesef, 15 Temmuz 2016 yılında şahit olduk. Bu gün, fetö terör tarikat örgütü olmasa bile, bir başka onlarca tarikatlar, şeyhler ve cemaatler kanunun yasaklamasına rağmen faaliyetlerini sürdürmeye devam ediyorlar. Bazı hükümet yetkililerinin de yıllar buyunca bunların faaliyetlerine müsamaha göstermelerine şaşırmamak elde değil.!

Hal böyle olunca günümüzde; kafa kesen ve bunu Allah adına yaptığını söyleyen şeytan kılığına bürünmüş ve cinsel istismar eden şalvar giyen, sakal uzatan şarlatan kılıklı mahlûklar karşımıza çıktı da, çıktı!

Ülkemin temiz ruhlu insanlarını, bir kardeşiniz olarak uyarıyorum. İslamiyet’i anlamak için araya şeytan kılıklı taşeronları koymayalım. Bunların sapıkça yapmış oldukları davranışları görerek hak dini olan İslamiyet’ten uzaklaşmayalım. Birkaç pireye kızıp yorgan yakmayalım.

Dinimizden soğuyarak bir takım deizm’lerin peşinden gitmeyelim. Bu zihniyetteki kişilerin emellerini yerine getirmelerine izin vermeyelim.
İslam dinimizi doğru yaşamak istiyorsak, tek yapacağımız iş, Kuran-ı Kerimi, Türkçe meali ile okuyup anlamak ve o doğrultuda yaşam biçimimizi belirlemek olmalı. Başka çıkış yolumuz yok.

Efraim PALA

Mudanyadaemlak.com

Game House Playstation Mudanya Nöbetçi Eczaneleri Sunar

Mudanya Nöbetçi Eczaneleri

Sosyal medyada bizi takip edin

facebook'ta mudanya.gen.tr'yi takip edin twitter'da Mudanya.gen.tr'yi takip edin youtube'da mudanyagentr'yi takip edin

Bu hafta öne çıkanlar