Konuştuğumuz Türkçenin hangi evrelerden geçerek nerelerden geldiğini hiç merak ettiniz mi. ? Tahmin edeceğiniz üzere bir dilin oluşabilmesi için uzun yıllar geçmesi gerekmektedir. En eski hesaplara göre 8500 yaşında olan Türkçemiz, bugün yaşayan Dünya dilleri arasında en eski yazılı belgelere sahip olan dildir.

M.S. 680 yıllarında Göktürkler döneminde Bilge Kağan’ın, Kül Tigin ve Tonyukuk’un zaman içinde ölümü sonrasında Çin imparatorunun göndermiş olduğu taş ustalarına işletilen yazıtlardaki kayıtlar, dilimizin ilk alfabesinin de belgeleridir. Bazı dil bilimcilerin iddiasına göre de dünyada konuşulan Çince, İngilizce, İspanyolca ve Hintçeden sonra gelen beşinci büyük dil konumundadır. 

Bizim konuştuğumuz Türkiye Türkçesi Hazar denizi bölgelerinden başlayarak, Balkanlara kadar olan coğrafyada yaygın olan Altay dili Türkçesidir. Türkler savaşçı ve göçebe ruhu taşıdıkları için göç yollarında diğer halkların kültür ve dillerinden etkilenmişlerdir. Yine aynı şekilde savaşlardan da etkilendikleri olmuştur. Ama en çok etkilendiği durum ise din’dir. Türkler Müslümanlığı kabul ettikten sonra Türk dili Arap’ça ve farsça’ dan çok fazla etkilenmiştir. Bugün dilimizde 7891 kelime Arapça ve Farsça’ dır. Günümüze yaklaştıkça Fransızcadan ve İngilizceden de 6058 kelime ile hatırı sayılır bir şekilde dilimize uyarlanmıştır. Diller bu şekilde zaman içerisinde birbirlerine kelime alıp vermişlerdir. Ki; tarih içinde Türkçe de bu değişimlere uğrayarak günümüze kadar gelmiştir.

Değişik yörelerde aynı dil grubuna bağlı olan insanlar tarafından değişik biçimde kullanılmasından dolayı, dünya üzerinde konuşulan Türkçenin 20 civarında lehçesi olduğu ortaya çıkarılmış. 8500 yıllık bir geçmişe sahip olan dilimiz bu dönem içinde 7 ayrı evreden geçerek şu anda konuştuğumuz modern Türkçe şekline ulaşmıştır.

Son yıllarda Türkçe hızla değişime uğramaktadır. Sokakta, çarşıda pazarda dükkan veya mekanların tabelalarına baktığım zaman şaşırıyorum. Kendimi yabancı bir ülkede imiş gibi hissettiğim zamanlar oluyor. Türk Dil Kurumu'nun (TDK) güncel Türkçe sözlüğünde  616.767  kelime bulunmasına rağmen, tabelalarda Türkçe isimlerin yok denecek kadar az olması üzüntü ve endişe ettiriyor. Kendi kültürümüzü yaşatmamız gerekirken, yabancı kültürlerin isimlerini kelimelerini kabullenmek, benimsemek dilimiz için kaygı verici seviyeye gelmiştir.

Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, bir konuşmasında tabela, yazışma ve konuşmalarda yabancı kelimeleri kullanma alışkanlığının '’tahammül sınırını aştığını’’ belirtmişti.

Bu konuda Türk Standartları Enstitüsünün (TSE) özellikle büyük kentlerde, şehirlerarası yollarda gelişi güzel tasarlanmış, yabancı kelimelerin kullanıldığı, imla hatalarının olduğu tabelaların görüntü kirliliği oluşturduğunu ve bunun önüne geçmek için standart belirlemesi, bugün yetersiz gelmektedir. Tabelalarda Türkçe kelime kullanımının esas olduğunu ancak yabancı kelime kullanılacaksa bunun Türkçe kelimenin yüzde 25'i büyüklüğündeki puntolarla yazılma kuralı getirilmesine de gözlemlediğim kadarı ile uyan yok maalesef.

Kültürümüzü korumak; önce dilimizi korumaktan geçer. Yabancı kelime özentisinden kurtulmak dilimizi korumak için ailelerimize, öğretmenlerimize ve görsel, yazılı basına çok büyük, önemli görevler düşmektedir. Dilimize sahip çıkarsak yaşatırız. Sahip çıkmazsak çok geçmeden birbirimizi bile anlayamadığımız bir dilimiz olur.

Efraim Pala

mudanyacicek.com sunar

Mudanya Nöbetçi Eczaneleri

Sosyal medyada bizi takip edin

facebook'ta mudanya.gen.tr'yi takip edin twitter'da Mudanya.gen.tr'yi takip edin youtube'da mudanyagentr'yi takip edin

Bu hafta öne çıkanlar