3 Kasım 1914’ te başlayıp, 9 Ocak 1916 tarihine kadar 14 ay 7 gün süren tarihimizin en kanlı savaşlarından biri olan Çanakkale Savaşlarını yaşadık. Şanlı Türk milleti vatanını, toprağını, bayrağını ve namusunu korumak için imkânsızlıklar içinde eline geçen her türlü silah ile ülkesinin savunmasına katılmıştır. Çanakkale savaşlarında etnik kökeni faklı, 7’sinden 70 yaşına kadar şehadet şerbetini içen 251 bin vatan evladı şehit olmuştur.

Kars'ın Sarıkamış ilçesinde ise, 1915 yılında Türk ordusunun, Rus işgali altındaki toprakları kurtarmak için başlattığı harekâtta, Allahuekber ile Soğanlı dağları başta olmak üzere yöredeki çatışmalar ve dondurucu soğuklar sebebi ile Sarıkamış Harekâtı' nda 90 bin Mehmetçiğimiz şehit olmuştu. Şehit düşen Mehmetçiğimiz adına anma törenleri ocak ayının ilk haftasında Sarıkamış’ta yapılmıştı.

Ülkemizin dört bir yandan düşman ile kuşatılmasına seyirci kalmayan tarihi şanlı geçmişlerle dolu olan Türk Milleti ülkemizi düşman işgalinden kurtarmak için yaptığı Kurtuluş Savaşlarında ise 662 Subay olmak üzere, 9167 şehit vermişti.

Yakın tarihimize geldiğimizde ise, 2016 yılının 15 Temmuz gününde, Fetö terör örgütünün eli kanlı teröristleri darbe girişimine kalkışmışlardı. Yapılan hain darbe girişimini tankların altına yatarak engellemeye çalışan Türk milletimizden 251 Demokrasi şehidimiz toprağa düşmüştür. 2731 vatan evladımız da gazi olmuştu.

Çanakkale savaşından, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün söylemini anlatmadan geçmek istemiyorum. ‘’Siperler arasındaki mesafe 8 metre kadar yakın. Yani ölüm muhakkak ve kaçınılmaz. Birinci siperdekiler kurtulamayarak şehit oluyorlar. İkinci siperdekiler onların yerine geçiyor. Hiç tereddüt etmiyorlar. Korku ve endişe duymuyorlar. Yaklaşık 3 dakika içinde onlarda şehit düşüyorlar. Okuma bilenler Kuran-ı Kerim okuyor, okuma bilmeyenler şehadet ederek siperlerde savaşıyorlar. Kahraman Şanlı Türk milletimiz ölmek ve şehit olmak için tabiri caiz ise yarışıyor.

Şehit olmak, hakikatte ölmek değil, bizim farkına varamadığımız bir hayat keyfiyeti içinde ebedi nimetlere nail olmaktır. Bu bakımdan Allah Teâlâ şehit kulları hakkında “ölü” denilmemesini emretmektedir. Ayet-i kerimelerde buyruluyor.

“Allâh yolunda öldürülenlere ‘’ölüler’’ demeyiniz. Bilâkis onlar diridirler, lâkin siz anlamazsınız.”(Bakara, 154)

Türk milleti olarak bizler, mevzu vatan olunca birlik içinde tek yumruk olmayı biliyoruz. Bu meziyet Türk milletinin üstün bir özelliğidir. Bu kapsamda;

(2016/18) sayılı Başbakanlık Genelgesi uyarınca Fetö’ nün darbe girişimi sonrasında şehit düşenlerin ailelerine ve gazilerimize yardım edilmesi amacı ile dayanışma kampanyası düzenlenmişti. Bu kampanyada duyarlı ve yardımsever vatandaşların sayesinde bu güne kadar Hazinenin Kurumlar hesabında 309 milyon TL birikmişti. Toplanarak nemalandırılan bu yardım paralarının, 15 Temmuz Şehit yakınları ve Gazileri için kurulan vakfa aktarıldığını Cumhurbaşkanı danışmanı olan Fuat Oktay açıklamıştı. Hatırlanacağı üzere CHP Milletvekillerinin bu vakfın adresine gittiklerinde ortada bu isimde bir vakfın olmadığını hayretler içinde görüldü. Dolayısı ile günümüze kadar vatandaşlarımızın, şehit ve gaziler için yapmış oldukları maddi yardımları amacına uygun olarak hala ihtiyaç sahiplerine neden paylaştırılmadı.? Bu paralar nerede? Muamma olan bu konunun açığa çıkarılması gerekmektedir.

‘’Unutmayalım; Toprak uğrunda ölen varsa vatandır’’. Vatanı ve milleti için yurt içinde ve yurt dışında kahraman Mehmetçiğimizin şehit olduğu haberini almadığımız gün yok gibi. Vatan aşkı duyan milletimiz, bu sevda için canlarını hiç düşünmeden verirken, toplanan yardımların Şehit ve Gazilerin ailelerine verilmemesi vefasızlık örneği olarak hafızalarımızda yer aldı.! Bu ayıptan tez zamanda dönülerek, şehitlerimize ve ailelerine bu dünyada gerekli değerin verilmesi vicdanları rahatlatacaktır.

Efraim PALA

radyopoyraz.com sunar

Mudanya Nöbetçi Eczaneleri

Sosyal medyada bizi takip edin

facebook'ta mudanya.gen.tr'yi takip edin twitter'da Mudanya.gen.tr'yi takip edin youtube'da mudanyagentr'yi takip edin

Bu hafta öne çıkanlar