4 Temmuz pazartesi günü Tüik’in sonuçlarına göre (Türkiye İstatistik Kurumu) Haziran ayı tüketici enflasyonu % 4,95 olarak açıklandı. Böylelikle Tüik’in açıklamış olduğu son 12 aylık tüketici enflasyonu % 78.62’ ya ulaştı.

4 Temmuz pazartesi günü Tüik’in sonuçlarına göre (Türkiye İstatistik Kurumu) Haziran ayı tüketici enflasyonu % 4,95 olarak açıklandı. Böylelikle Tüik’in açıklamış olduğu son 12 aylık tüketici enflasyonu % 78.62’ ya ulaştı.

Tüik'in açıkladığı bu oran, piyasa beklentilerinin oldukça altında kalırken, her ay açıklanan ‘’madde sepeti ve ortalama madde fiyatları'’ tablosunun da, Mayıs ayından itibaren yayımının durdurulması, Tüik verilerinin gerçeklere dayanmaktan uzak olmasına dair kafalarda soru işaretlerini ve eleştirileri artırdı.

Tüik’in açıklamak zorunda kaldığı bu enflasyon sonuçları, son bir yılda tam 4 Tüik başkanına mal oldu. Çok zor değil, ki; söz dinlemeyen başkanların ayrılması veya görevinden affını istemeleri ile yerine bir başkasının oturtulması.!

Burası çok önemli; kalem oynatmadan kaynaklanan 0,1 puanlık bir oynama, emekli ve emekçinin gelirlerinde azalmalara sebep olurken, maliyeye ise binlerce TL kazanç sağlayabiliyor. Bu tür oynamalar ile kötü yönetilmekten kaynaklanan bütçedeki delik, akil yöneticilerin bir tür yöneticilik tarzı ile kapatılmaya çalışılıyor.!

Emeklilerimiz; yaşamış oldukları son 6 ayın enflasyonu ile cebindeki her bir kuruş geri alınırken, umudunu 6 aylık toplam enflasyon oranına bağlamaktan başka bir çaresi de kalmıyor, ne yazık ki.

Yaşamış olduğumuz enflasyonun yüksekliğinden dolayı, daha önce çalışanlarımızın asgari ücretine yılın ortasında bir zam yapılmak zorunda kalındığını; ben hiç hatırlamıyorum!

Bağımsız enflasyon araştırma grubu (ENAG) ın yapmış olduğu Haziran ayının tüketici enflasyonunun % 8,31, son bir yıllık enflasyonun ise % 175,55 olarak gerçekleşmesinin gerçek enflasyon değeri olarak bizlere yansıdığını, görebiliyoruz.

Son 24 yıl öncesine kadar, % 175,55 oranındaki şiddette bir enflasyonu yaşamadık. Bu kadar fakirleşmedik. Bu kadar gelirlerimizin, hayat pahalılığın çok ve çok gerisinde kaldığına şahit olmadık.

Temmuz ayından itibaren geçerli olacak emekçilerimizin ve emeklilerimizin maaşlardaki artışların enflasyonun yapmış olduğu hasarın bir kısmını giderebilecek. Milletimiz, TL’mizin değer kaybetmesinden kaynaklanan, temel ihtiyaç kalemlerindeki artışa boynu bükük razı ediliyor, önümüzdeki aylarda da bu duruma razı edilecek, öyle gözüküyor!

ENAG’ın açıklamış olduğu enflasyon değerleri kadar artan, kira, aidat, vergi, sigorta, kasko, elektrik, akaryakıt, doğalgaz, çarşı, pazar fiyat artışlarını halkımız, Tüik’in açıklamış olduğu çağ dışı gelirle kapatmaya çalışması nereye kadar sürecek.?

26 Haziranda Mecliste, Suriyeli sığınmacıların sağlık giderlerinin karşılanması için sene başında bütçeye konulan 2 milyar 840 milyon 680 bin liranın yetmeyeceği anlaşılınca (!) İktidar bütçeye, 1 milyar 250 milyon liralık ek ödenek koydu.

Ek ödenekle birlikte sığınmacıların sağlık giderleri için 2022 yılında bütçeden harcanacak para 4 milyar 90 milyon lirayı geçti. Türki Cumhuriyetler dışındaki tüm sığınmacı yabancıların sağlık giderlerini Devlet tarafından karşılanmasına para bulunuyor ama, kendi vatandaşına para bulunamıyor; işte bu da, çok ilginç.!

Türk Vatandaşları, gıdasından, giyiminden, sağlığından, özel yaşantısından kıstıkça kıstı. 5 500 TL açıklanan Asgari ücret ile 6 391 TL açıklanan açlık sınırının altında yaşamaya mecbur bırakıldı.

Geriye ise; AVM’lerde, Marketlerde göbeğini sallayarak gezen, sahillerde yan gelip yatan, 250 bin dolara konut alarak bu ülkenin kaynaklarını sömüren arap kökenliler kalırken;

Gıdasını üretemeyen, karpuzu dahi dilimle almak zorunda kalıp, yeterli beslenemeyen, istedikleri eğitimi alamayan, yarınından umudu kalmayan, geleceğini yurt dışında arayan bir nesil, bir Türk gençliği ve bir Türk Milleti kaldı.!

EfraimPALA