Güncel Haber

Akdeniz havzası içinde bulunan ülkemiz, küresel iklim değişikliğine maruz kalan ülkelerin başında gelmektedir. Ülkemizde yaz aylarında birkaç derecelik bir sıcaklık artışının akabinde, orman yangınlarında bir artış ile karşılaşıyoruz. Bununla birlikte tarım alanları da kuraklıktan etkilenip nasibini alarak, verim kaybına uğramaktadır.

Çiftçimiz kuraklıktan etkilendikçe mevcut havzalarda bulunan su kaynaklarını kullanarak verim artışı sağlamaya çalışmaktadır. Bununla birlikte kuraklıktan etkilenen çiftçi, her geçen gün kuru tarımdan, sulu tarıma geçiş sağlamaktadır. Çiftçilerimiz nehirlerdeki, göllerdeki ve yer altı sularını kullanarak kuraklığın ve çölleşmenin önünü açmaktadır. Su kaynaklarının ölçüsüz kullanılması bir kısır döngü ile sonun başlangıcı olarak karşımıza çıkmaktadır.

Yaz aylarının kurak geçtiği ülkemizde, ekim ayına gelmiş olmamıza rağmen ciddi bir yağmur yağışı da olmadı. Bursa’nın su kaynağı olan Doğancı ve Nilüfer barajlarındaki su seviyesi de her geçen gün düşmektedir.

Doğancı barajının % 40,Nilüfer barajının ise %30 sevilerindeki doluluk oranı ile içme suyu olarak kullandığımız suyun tehlikeli seviyelerde olduğunu da söylemeden geçmek istemiyorum. Hal böyle olunca, Buski yetkilileri, yeraltı su kaynaklarını faaliyete geçirerek vatandaşın kullanımına sunması tehlikenin yaklaşmakta olduğunun işaretidir.

Yer altı sularının ve yer üstü sularımızın çekildiği günümüzde artık ne köy çeşmelerimiz akıyor, nede derelerimiz!. İçme suyu barajlarımızda su seviyesinin %30’lare kadar gerilediği Bursa ilimizde, sulama amacı ile de oluşturulan barajlarımızda su seviyesinin hızla düşerek kuruduğuna üzülerek şahit oluyoruz.

Mudanya’nın Hasköy, Dede köy ve Ülkü köy’ mahallelerinde toplam 3 bin dönüm arazinin sulanmasını sağlayan Hasköy gölet’ i maalesef aşırı kuraklıktan ve sınırsız sulamadan dolayı kurudu. Su seviyesinin hızla düştüğü ve eksilen suyun ısınması ile oksijen oranının azalması sonucunda Ağustos ayında balıkların ve diğer canlıların öldüğüne, üzülerek şahit olmuştuk.

Bugün Hasköy sulama gölet’ inin kurumasına, Çınarlı mahallesi gölet’ i de dâhil oldu. Suların hesapsız kullanımı sayesinde gölet tabanı açığa çıktı. Hasköy gölet’ in de yaşanan balık ölümleri, Çınarlı Mahallesi gölet’ inde de görülmeye başlandı, ne yazık ki. Suların tükenmesi ile birlikte göl çevresinde piknikçilerin bıraktığı pisliklerde gün yüzüne çıkmaya başladı.

 Bugün Hasköy sulama gölet’ inin kurumasına, Çınarlı mahallesi gölet’ i de dâhil oldu. Suların hesapsız kullanımı sayesinde gölet tabanı açığa çıktı. Hasköy gölet’ in de yaşanan balık ölümleri, Çınarlı Mahallesi gölet’ inde de görülmeye başlandı, ne yazık ki. Suların tükenmesi ile birlikte göl çevresinde piknikçilerin bıraktığı pisliklerde gün yüzüne çıkmaya başladı.

Küresel ısınmadan aşırı etkilenen Türkiye, bilinenin aksine su zengini bir ülke değildir. Ülkemizin her alanındaki dereler, nehirler ve göllerimiz kurudu. Kalanlarda kurumaya namzet olarak karşımıza çıkmaktadır.

Gittikçe çölleşen doğamıza ve birbirimize kötü davrandığımız bu süreçte, kendi bindiğimiz dalı kestiğimizi görmeliyiz. Yere düşmemek için ekosistemi korumak, yaşam kaynaklarını artırma faaliyetlerine hız vermeliyiz.

Nüfusumuzun 2030 yılında 100 milyona ulaşacağı tahmin edildiğinde, diğer bir deyişle, artan nüfusu ve büyüyen kentleriyle Türkiye, ‘su fakiri’ ülkeler sınıfına girmeye aday, bir ülkedir.
Bu amaçla; çok geç olmadan Tarım ve Orman Bakanlığı ve DSİ’nin Türkiye’nin su politikasını tekrar gözden geçirerek revize etmelidir. Ama daha önemlisi köylerimizdeki sulama kooperatiflerimizin en değerli hazinemiz olan suyumuzun korunması ve verimli kullanılması amacı ile ciddi politikalar üretilmesinin zamanı geldi, geçiyor bile.

Efraim PALA

Mudanyadaemlak.com

Game House Playstation Mudanya Nöbetçi Eczaneleri Sunar

Mudanya Nöbetçi Eczaneleri

Sosyal medyada bizi takip edin

facebook'ta mudanya.gen.tr'yi takip edin twitter'da Mudanya.gen.tr'yi takip edin youtube'da mudanyagentr'yi takip edin

Bu hafta öne çıkanlar