Ülkemizde, resmi kayıtlara göre, 3 milyon 644 bin, resmi olmayan sayıya göre 5 milyon civarında Suriyeli sığınmacı misafir olarak barınıyorlar. Bu kişilerin 1 milyon 977 bin’ i erkeklerden, 1 milyon 667 bin’ i ise kadınlardan oluşuyor. Sığınmacı Suriyeli erkeklerin sayısı Suriyeli kadınların sayısından 309 bin 958 kişi fazla olması da düşündürücüdür. Bu rakamların için de Türkiye’de doğan 380 bin çocuk sayısı da giderek artmaktadır.

 

Ülkemiz genelinde geçici koruma altına alınan kayıtlı Suriyelilerin Türk nüfusuna oranı ise %4,44’tür. Yani Ülkemizde her 100 kişiden 4,4’ü Suriyelidir. Suriyelilerin yerli nüfusa oranla en yoğun yaşadığı il %80,53 ile Kilis’tir. Bu durumda Kilis’ in demografik yapısı değişerek Suriye şehrine döndüğü aşikârdır! Kilis’ ten sonra, Şanlıurfa, Gaziantep ve Hatay illerimiz de yaklaşık % 20 sığınmacı oranı ile Suriyelileşme yolunda ilerlemektedir.

Yani, ülkemizin her köşesine kadar yayılmış olan Suriyeli sığınmacılar, İstanbul da 546 238 kişi ve nüfusa oranı ile % 3,63 lük bir yoğunluğa sahiptir. Bursa da ise 170 bin 705 kişi ile nüfusa oranlarsak % 5,70 bir Suriyeli yoğunluğu ile ikinci sıradadır.

Nisan 2011 tarihinden itibaren, günümüze kadar Türkiye Suriyeli sığınmacılara yıllık 5,3 milyar dolar para harcamaktadır. Bu harcamaya uluslararası kuruluşların katkısı ise yıllık 418 milyon dolarla sınırlı kalmaktadır. Uluslararası kuruluşların ülkemizdeki Suriyeli sığınmacılara yapmış olduğu yardım miktarı, ülkemizin Suriyelilere harcadığı paranın %8’ini bile karşılamıyor. Bunun maddi yükünü haksız olarak ülkemizdeki vergi mükellefleri olan bizler yüklenmekteyiz.

Şimdi Mudanya’daki Suriyeliler konusuna gelirsek; çok az ve kısıtlı olan denize girilebilir sahillerimizde öncelikle hafta sonları olmak üzere yoğun bir insan kitleleri oluşmaktadır. Oluşan bu insan kitlelerinin büyük bir kısmı Suriyeli sığınmacılardır. Bu kişilerin Türk toplumuna entegrasyonu gerçekleşemediğinden, kendi örf ve adetlerine göre yaşamayı tercih etmektedirler. Ülkemizde, kişilerin hak ve özgürlükleri bir başka kişiler tarafından engellenemeyeceğine dair kanunlarımız varken, entegrasyonu sağlanamamış olan bu Suriyeli kişiler vatandaşlarımızın yaşam alanlarını gasp etmesi kültür çatışmasına sebep olmaktadır. Halka açık alanlarda İç çamaşırı ile denize girilmesi, nargile fokurdatmaları, etraflarını aşırı derecede kirletmeleri, kem gözlerle insanları rahatsız etmeleri vatandaşlarımızın sabrını taşırma seviyesine kadar gelmiştir.

Bu doğrultuda kamuoyunda oluşan bu tür rahatsızlıkları, Mudanya Belediye Başkanımız sayın Hayri Türkyılmaz, zabıta birimini görevlendirerek bu tür olumsuzlukları yaşatan Suriyelilere müdahale edilmesi konusunda yetkilendirilmesi vatandaşlar arasında memnuniyet bile karşılandı. İnsanların insanlara saygı duyduğu, hoşgörülü davrandığı sürece kimsenin hakkı elinden alınmamıştır. Ki, Osmanlı İmparatorluğu, içerisinde birçok millet olan Türk milletini yüzyıllar boyu bünyesinde barındırarak karşılıklı anlayış, hoşgörü ile yaşamayı öğretmiştir.

Sosyal medyada ve basında oluşan, ‘’Suriyeliler’ in Mudanya’ya girmesi yasaklandı’’ algıları doğru değildir, yalandır. Mudanya’nın hiçbir noktası Suriyelilere yasaklanmamıştır. Hele hele ırkçı bir yaklaşım diyen bazı provokasyon yapan kişiler, çamur atmaktan ileriye gidememişlerdir. Herkes eşit olarak, kanunlara saygılı bir şekilde yaşama hakkına sahiptir. Şöyle bir örnekleme de yaparsak eğer; Almanya’da 4 milyona yakın Türk yaşamaktadır. Alman kanun ve kuralları, orada yaşayan Türk vatandaşları içinde geçerlidir. Kimse kendi kural ve kanunlarını oluşturamıyor değil mi. Öyle ise ülkemizde yaşayan Suriyeliler de kendi kural ve kanunlarını oluşturmamalıdır. Türk kanun ve kurallarına uymaları gerekmektedir. Burada yapılmak istenen ülkemizde her bireyin eşit hak ve özgürlüklere sahip olduğunu hatırlatmaktır.
Biz vatandaşların ortak dileği olan Suriyelilerin kendi ülkelerine gitmeleri amacı ile çalışmalar yapılmasıdır. Tabii bir kalemde 5 milyon civarında Suriyeliyi geri göndermek mümkün olmayabilir. Bir takvime bağlanarak savaştan arındırılmış bölgelere geri dönüşlerin teşvik edilmesi, ülkemizi ekonomik olarak, yurttaşlarımızı da psikolojik olarak rahatlatacağı kesindir.

Normal hayatımıza geri dönmek toplumumuzun en büyük isteğidir. Bunun için Dış ve İç İşleri Bakanlığımız, Aile Sosyal yardım bakanlığımız, Belediyelerimiz ile koordineli bir program çerçevesinde ortak çalışma yaparak, Suriyeli misafirlerin ülkelerine geri gönderilmesi vatandaşlarımızı ve ülkemizi bu kaos’ tan kurtaracaktır.

Efraim Pala

mudanyacicek.com sunar

Mudanya Nöbetçi Eczaneleri

Sosyal medyada bizi takip edin

facebook'ta mudanya.gen.tr'yi takip edin twitter'da Mudanya.gen.tr'yi takip edin youtube'da mudanyagentr'yi takip edin

Bu hafta öne çıkanlar