Mudanya Belediye Başkanı Sayın Deniz Dalgıç’ı ve yönetimini anlamakta gerçekten zorlanıyorum. Bir kesim çıkıp “belediye bütçesini iyi yönetiyor”, “zor şartlara rağmen belediye hizmetlerini aksatmıyor” diyerek Sayın Dalgıç’a teşekkür ediyor. Ancak ben aynı tabloya resmi rakamlarla baktığımda bambaşka bir manzara görüyorum. baskan deniz dalgic i anlamak abdullah enez ekim 24 05 2026
 
Okumak İstemiyorsan Tıkla Dinle Videolara Gözatmayı Unutma
 
 

2025 yılı kesin hesap cetveli ortada.

857 milyon TL gelir elde eden bir belediye, 1 milyar 139 milyon TL harcama yapıyorsa burada övünülecek değil, sorgulanacak bir yönetim anlayışı vardır.
Daha da vahimi; personel giderlerinin toplam giderler içerisindeki oranının yaklaşık %66’ya, gelire oranının ise %88 seviyesine ulaşmış olmasıdır. Yani Mudanya Belediyesi artık hizmet üreten bir kurum olmaktan çıkıp, büyük ölçüde maaş ödemeye çalışan bir yapıya dönüşmüş durumdadır.
 
 

Sayın Dalgıç’ın bazı ifadeleri ise kamuoyunda ciddi tartışma yaratmaktadır.

“Sandık gelince tokmak bizim elimize geçer” şeklindeki söylem, seçmenin iradesiyle göreve gelmiş bir belediye başkanına yakışmayacak nitelikte bir ifade olarak değerlendirilmektedir. Demokrasi kültüründe makamlar bir güç gösterisi alanı değil, millete hizmet sorumluluğunun taşıyıcısıdır.

Nitekim merkezi hükümetin bütçe kesintilerini mazeret gösteren bir meclis üyesinin seçimleri işaret etmesi üzerine Sayın Dalgıç’ın verdiği bu yanıt, yerel yönetim anlayışı açısından ayrıca düşündürücüdür. Çünkü Mudanya halkı Sayın Dalgıç’a bu yetkiyi, gelecekteki bir genel seçimi bekleyip siyasi polemik yürütmesi için değil; bugünün zor ekonomik şartlarında Mudanya’nın bütçesini doğru yönetsin diye vermiştir.

Belediye yönetimi; sabır taşı makamı, siyasi rövanş alanı ya da gelecekteki güç mücadelelerinin bekleme odası değildir. Kendi bütçe açığını, personel yükünü ve mali sıkışmışlığı sürekli merkezi hükümetle olan siyasi gerilime bağlamak; çözümü ise bir sonraki sandığa ertelemek, sorumluluğu dış etkenlere bağlayan bir yönetim yaklaşımı olarak değerlendirilmektedir.
 
 
Geçmiş yıllardan kalan SGK ve kurum borçlarının faiz yükü dahi 8 milyon TL’yi aşmış durumda. Faize giden para, Mudanyalı vatandaşın hizmetinden eksilen paradır. Yol yerine faiz, yatırım yerine borç, hizmet yerine günü kurtarma anlayışı ortaya çıkmıştır.
 
 
Sayın Başkan’ın meclis toplantısında Balat örneğini vermesi aslında önemli bir gerçeği ortaya koyuyor.

Bugün Balat’ın değerli, düzenli ve örnek gösterilen bir bölge haline gelmesi tesadüf değildir. Bu dönüşüm; günü kurtaran değil, geleceği planlayan vizyon sahibi yerel yöneticilerin, doğru şehircilik anlayışının ve uzun vadeli yatırımların sonucudur.

Bir bölgeyi değerli yapan sadece denizi, konumu ya da doğal güzelliği değildir. Asıl farkı oluşturan; altyapıyı güçlendiren, kent estetiğini koruyan, ulaşımı planlayan, sosyal yaşam alanları oluşturan ve yatırımcıya güven veren belediyecilik anlayışıdır.

Mudanya da doğru vizyon, planlama ve kararlı yönetim anlayışıyla çok daha güçlü bir marka kent olabilir. Önemli olan Balat örneğini sadece söylemlerde değil, şehir yönetiminde de örnek alabilmektir.
 
 

Soruyorum:

Bu mudur mali disiplin?
Bu mudur sürdürülebilir belediyecilik?
Bu mudur “başarılı yönetim” diye anlatılan tablo?
 
Sayın Başkan’ın “Belediyenin personel maaşını ödemekten öte gitmeyen şirketlere dönüştüğü” yönündeki ifadeleri de kamuoyunda dikkat çekici bir değerlendirme olarak yorumlanmıştır. Eğer belediye gerçekten yalnızca maaş ödeyen bir yapıya dönüşmüşse, burada çözülmesi gereken ciddi bir yönetim sorunu olduğu açıktır.
 
 
Sayın Başkan sürekli “gizlimiz saklımız yok” diyor. O halde 12 Mayıs’ta mecliste onaylanan 2025 kesin hesap cetveli neden hâlâ kamuoyuyla paylaşılmadı?

Mudanyalı vatandaş belediyenin gerçek mali durumunu neden açık ve şeffaf biçimde göremiyor?
 
Daha da dikkat çekici olan ise Sayın Dalgıç’ın şu sözleri:
 
“Başka yerde iş bulamayacak insanları burada tutmaya çalışıyoruz.”
 
Bu ifadeyi duyunca insan ister istemez şu soruyu soruyor:
 
Mudanya Belediyesi bir kamu kurumu mu, yoksa iş ve işçi bulma kurumu mu?
Belediyelerin asli görevi sosyal dengeyi korurken hizmet üretmektir. Ancak bugün ortaya çıkan tabloda personel yükünün belediyeyi adeta kilitlediği görülüyor.
 
 

Sayın Dalgıç’ın bir başka açıklaması ise çok daha düşündürücü:

“Belediyeler arsa yaratır, satar, hizmet yapar.”
 
Bu anlayış, belediyeciliği üretimden ziyade taşınmaz satışına dayalı bir finans yönetimine sıkıştırmaktadır. Görünen o ki Mudanya Belediyesi bütçesini sürdürülebilir gelirlerle değil, varlık satışlarıyla dengelemeye çalışmaktadır.
Bugün satılan taşınmazlar, aslında Mudanya halkının ortak varlığıdır.
 
Sorulması gereken soru şudur:

Belediye sürekli mülk satarak ne kadar daha ayakta kalabilir?
 
 

Üstelik Sayın Başkan, emlak vergilerinin yetersiz olduğunu ve vatandaşın daha fazla yük taşıması gerektiğini de ima etmektedir. Ancak vatandaş şunu merak ediyor:

2024’ten 2026 Mayıs ayına kadar artan gelirlerle ne yapıldı?
Mudanya’nın hangi temel sorunu çözüldü?
Hangi büyük yatırım tamamlandı?
Hangi mali yapı düzeltildi?

2026 Mayıs Belediye Meclisi 2. oturumu incelendiğinde görüyoruz ki belediye; bütçe açığı, personel yükü ve nakit sıkışıklığı arasında sıkışmış durumda. Çözüm olarak ise yine taşınmaz satışı gösterilmektedir. Ancak sürekli şikâyet etmek, sürekli “geçmiş yönetimlere yapılan yoğun vurgu” yapmak bir yönetim modeli değildir.

Bulunduğu makam çözüm üretme makamıdır. Üstelik Mudanya Belediyesi’nin bugün içine düştüğü bu kısır döngünün sorumluluğu yalnızca geçmiş yönetimlere yüklenemez. Sayın Deniz Dalgıç bugün bu belediyeyi yöneten kişidir. Yetki kendisindeyken sürekli sitem eden, ancak somut yapısal çözüm ortaya koymayan bir anlayışın kamuoyunu ikna etmesi mümkün değildir.

Mudanya artık mazeret değil, çözüm duymak istiyor.

Yaklaşan Kurban Bayramı’nın; Mudanya’mıza, ülkemize ve tüm hemşerilerimize sağlık, huzur, bereket ve dayanışma getirmesini temenni ediyorum.
Dilerim ki bu bayram; ayrışmanın değil birlik olmanın, umutsuzluğun değil ortak aklın, tartışmanın değil hizmet anlayışının güçlendiği bir dönemin başlangıcı olur.
Mudanya’nın kaynaklarının doğru yönetildiği, gençlerin geleceğe umutla baktığı, emeklilerin geçim kaygısı yaşamadığı, esnafın yüzünün güldüğü, çiftçinin emeğinin karşılığını aldığı bir Mudanya hepimizin ortak sorumluluğudur.

Tüm vatandaşlarımızın Kurban Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyor, sevdikleriyle birlikte sağlıklı ve huzurlu bir bayram geçirmelerini diliyorum.

Abdullah Enez EKİM

Not: Bu yazıda yer alan değerlendirme ve eleştiriler; kamuya açık şekilde gerçekleştirilen Mudanya Belediyesi 2026 yılı Mayıs ayı Meclisi 2. Oturumu sırasında yapılan konuşmalar, yayınlanan mali veriler ve ilgili toplantı kayıtları esas alınarak hazırlanmıştır. Yazıda kullanılan ifadeler, kamuoyuna açık şekilde dile getirilen beyanlara ilişkin kişisel değerlendirme ve yorum niteliğinde olup; herhangi bir kişi ya da kuruma yönelik hakaret veya isnat amacı taşımamaktadır.

Kaynak: mudanya.gen.tr YouTube sayfasında 24 Mayıs 2026 tarihinde yayınlanan “Mayıs 2026 Mudanya Belediye Meclisinde Stadyum Gerginliği – Bütçede Kara Delik Şoku” başlıklı video kaydı:

https://youtu.be/bI916aMRdGw?si=Hnmf-exobmDYZ5XM