Özellikle yaz aylarında Mudanya’da yaşayıp da trafik çilesi çekmeyen, sahil şeridinde veya İpar Caddesi’nde dakikalarca santim santim ilerleyen araç kuyruklarında ömür tüketmeyen yoktur. Bursa’dan yola çıkıp ilçenin batı sahilindeki mahallelere ulaşmak adeta bir sabır testine dönüşür. Nihayet, bu kronikleşen çileye merhem olması amacıyla Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Karayolları Genel Müdürlüğü düğmeye bastı.

8 milyar 500 milyon TL gibi devasa bir bütçeyle hazırlanan Mudanya Çevre Yolu Projesi için ÇED süreci resmen başladı. Peki, bu dev bütçeli proje Mudanya’nın merkez mahallelerinde yaşayan, her gün bu şehrin havasını soluyan yerel halkın derdine gerçekten derman olabilecek mi? Yoksa kentsel entegrasyon eksikliği nedeniyle beklenen verimi sağlamaktan uzak mı kalacak?
Proje Tanıtım Dosyası’ndaki teknik detayları ve haritaları incelediğimizde karşımıza hem umut verici hem de ciddi soru işaretleri barındıran bir tablo çıkıyor.
Yaklaşık 20 kilometre uzunluğundaki bu yeni güzergâh, Esence Mahallesi’nden başlayıp Tirilye’nin güneyinden ve Işıklı’nın alt kesimlerinden geçerek Burgaz Mahallesi’nde son bulacak. Coğrafyanın zorluğu nedeniyle projenin önemli bir kısmı tüneller ve viyadüklerle aşılacak; ancak kalan kesimi ne yazık ki bölgenin göz bebeği olan zeytinliklerin ve tarım arazilerinin içinden geçecek. Doğaya ve tarım alanlarına verilecek bu zararın tek bir meşru gerekçesi olabilir: Şehir içi trafiğini tamamen rahatlatmak, hava ve çevre kirliliğini bitirmek, insana nefes aldırmak.
Ancak tam bu noktada çok ciddi bir mühendislik ve şehircilik çelişkisiyle karşılaşıyoruz.
Çevre yolu, Mudanya merkezine yaklaşması gereken kritik bölgede, ilçeye yaklaşmak yerine güneye doğru derin bir yay çizerek merkezden tamamen uzaklaşıyor. Daha da önemlisi, projedeki mevcut bağlantı yolları incelendiğinde, Mudanya’nın göbeğindeki merkez mahalleleri (Ömerbey, Halitpaşa, Şükrüçavuş gibi) bu ana damara bağlayacak, kent içi trafiği çevre yoluna efektif şekilde transfer edecek yeterli kılcal bağlantı noktaları bulunmuyor. Yolun bu yapısı, sadece ilçe merkezindeki yerel halkın değil, dışarıdan gelen transit trafiğin bile çevre yolunu verimli kullanmasını zorlaştıracak nitelikte.
Gözümüzün önünde çok başarılı iki referans noktası var: Gemlik-Kumla yolu ve yeni yapılan İznik çevre yolu.
Bu projeler tasarlanırken, transit yolu ilçelerin en stratejik ulaşım arterlerine doğrudan entegre ettiler. Bu sayede o bölgelerde şehir içi trafiği bıçak gibi kesildi, insanlar trafik çilesinden kurtuldu neighborhoods ve egzoz dumanı kentin üzerinden çekildi. Çünkü çevre yolu, kentin ana dinamikleriyle konuşabilen, ulaşılabilir bir alternatif olarak kurgulandı.
Mevcut planlama ile Mudanya Çevre Yolu bu entegrasyondan yoksun kalma riski taşıyor.
Halitpaşa’dan ya da Siteler’den çıkıp Bursa yönüne, Güzelyalı’ya veya Gemlik’e gitmek isteyen yerel halk, çevre yoluna kolayca bağlanamayacağı için yine o dar imar yollarını ve eski Mudanya yolunu kullanmak zorunda kalacaktır.
8,5 milyar liralık bu devasa kamu yatırımı, Mudanya merkez mahallelerinin nüfus yoğunluğunu, tepelere doğru genişleyen kentsel yapısını ıskalamamalıdır.
Yolun coğrafi koşullar nedeniyle güneye kaymasını teknik bir kadere bağlamak, günümüz teknolojisinde vizyonsuzluktur. 8,5 milyar liralık devasa bütçesiyle tonlarca beton, viyadük ve tünel imalatı yapacak olan modern mühendislik gücü, bu yolu Mudanya merkezine yaklaştıracak çözümleri de üretebilecek kapasitededir. Mudanyalının yaşam kalitesini yükseltmek ve trafik esaretini bitirmek, bu devasa bütçenin karşısında asla imkânsız bir iş değildir.
Aksi takdirde, milyarlarca lira harcanarak inşa edilecek bu yol, Mudanyalının trafiğini rahatlatan bir kurtarıcı değil, ilçenin arkasından dolanıp giden, kente dokunamayan bir şerit olmaktan öteye geçemez.
Yatırımların başarısı, bütçelerinin büyüklüğüyle değil, kentin ve o kentte yaşayan insanların hayatını ne kadar kolaylaştırdığıyla ölçülür.
Abdullah Enez EKİM