Mudanya; sahip olduğu doğal güzellikleri, tarihi mirası, verimli tarım arazileri ve stratejik konumuyla ülkemizin en özel, en müstesna ilçelerinden biridir. Ancak tüm bu avantajlara rağmen, ilçemizin sahip olduğu muazzam potansiyelin yeterince değerlendirilebildiğini söylemek, kanaatimce oldukça güçtür.

2024 yılında göreve gelen mevcut belediye yönetimi döneminde konserler, kültürel etkinlikler, gösteriler ve spor organizasyonları gibi sosyal faaliyetlere büyük bir önem verildiği görülmektedir. Kuşkusuz bu etkinlikler kent yaşamına canlılık katmakta ve toplumsal hayatı desteklemektedir. Ancak yerel yönetimlerin temel başarısı, yalnızca düzenlenen dönemsel etkinliklerle değil; aynı zamanda uzun yıllar boyunca kent yaşamına değer katacak kalıcı eserler ve yatırımlarla ölçülmektedir.
Bugün birçok Mudanyalının ortak beklentisi; ilçenin geleceğine yön verecek, yaşam kalitesini artıracak ve yıllar sonra da hafızalarda yer edecek kalıcı projelerin hayata geçirilmesidir. Benzer eleştirilerin geçmiş dönem belediye yönetimleri için de sıklıkla dile getirildiğini hatırlatmak gerekir. Dolayısıyla mesele kişisel değil, uzun yıllardır devam eden bir yönetim anlayışına ilişkin yapısal bir değerlendirmedir.
Kurumsal Hafıza ve Hizmet Binaları Çıkmazı
Mudanya'nın halen bütüncül ve modern bir belediye hizmet binasına sahip olmaması, kentimizin önemli eksikliklerinden biri olarak karşımızda durmaktadır. Belediye hizmetleri bugün, kamusal hizmet için özel olarak tasarlanmamış farklı noktalardaki yapılarda zor şartlar altında sürdürülmektedir.
Bu hizmetlerin bugün her şeye rağmen devam edebilmesi ise geçmiş dönemlerde gerçekleştirilen bazı yatırımlar sayesinde mümkün olabilmektedir. Üç dönem önce inşa edilen hizmet yapıları ile sonraki yıllarda farklı amaçlarla da olsa hayata geçirilen Yıldıztepe Projesi gibi yatırımlar, bugün çeşitli belediye birimlerine ev sahipliği yaparak kamu hizmetinin kesintisiz sürmesine katkı sağlamaktadır. Bu durum, yerel yönetimlerde kalıcı yatırımların uzun yıllar boyunca nasıl önemli bir işlev üstlenebildiğini ve kurumsal devamlılığın değerini açıkça göstermektedir.
Mavi ile Yeşilin Gölgesinde Kaçan Fırsatlar
Oysa Mudanya'nın sahip olduğu imkânlar, çok daha büyük ve vizyoner hedefleri mümkün kılabilecek niteliktedir. Yaklaşık 45 kilometrelik muazzam bir sahil şeridine sahip ilçemizde; deniz turizmi, kıyı kullanımı ve deniz ekosisteminin korunması alanlarında çok daha ileri seviyelere ulaşılabileceği yönünde yaygın bir kanaat bulunmaktadır.
Aynı şekilde tarihi dokumuz, kültürel mirasımız ve doğal zenginliklerimiz sayesinde günübirlik ve konaklamalı turizm açısından bölgenin parlayan yıldızı olmamız gerekirken, bu potansiyelin henüz etkin bir şekilde değerlendirilemediği görülmektedir.
Tarım alanında da benzer bir tablo söz konusudur. Kur’an-ı Kerim’de adı geçen ve ekonomik-kültürel değeri yüksek ürünlerden olan zeytin ve incirin yetiştirildiği bu bereketli topraklarda; üretimin desteklenmesi, markalaşma süreçlerinin güçlendirilmesi ve tarımsal katma değerin artırılması konusunda daha kapsamlı şehircilik politikalarına ihtiyaç duyulmaktadır.
Trafik, otopark, ulaşım ve altyapı gibi günlük yaşamı doğrudan etkileyen temel şehircilik sorunları, kronikleşmiş bir biçimde halen vatandaşlarımızın gündemindeki yerini korumaktadır.
Çözüm Taşınmaz Satışı Değil, Doğru Yönetimdir
Son dönemde belediyeye ait bazı taşınmazların satışının gündeme gelmesi de kamuoyunda haklı bir duyarlılığa ve çeşitli değerlendirmelere neden olmuştur. Belediyelerin yasal yetkileri çerçevesinde taşınmaz tasarrufunda bulunabilmeleri elbette hukuken mümkündür.
Ancak Mudanyalıların öncelikli beklentisi; mevcut kaynakların daha etkin ve verimli değerlendirilmesi, kalıcı yeni gelir alanlarının oluşturulması ve kamuya ait taşınmazların mümkün olduğunca korunması yönündedir. Mudanya, doğru bir mali planlamayla kendi kendine yetebilecek güçtedir. Var olan değerleri koruyarak, yeni değerler üretmek asıl hedef olmalıdır.
Sonuç Olarak...
Mudanya'nın imkân ve kabiliyetleri, güçlü bir vizyonla kendi ihtiyaçlarını fazlasıyla karşılayabilecek, hatta Marmara Bölgesi'nde örnek gösterilebilecek bir gelişim modeli oluşturabilecek düzeydedir.
Bu nedenle ilçemizin sorunlarını konuşurken kişileri değil sonuçları, siyasi tartışmaları değil projeleri, mazeretleri değil çözümleri merkeze almamız gerekmektedir.
Mudanya'nın potansiyeli tartışma konusu değildir; tartışılması gereken, bu potansiyelin ne ölçüde yönetilebildiğidir. İlçemizin geleceği adına hepimizin bu soruları sorması, yapılan çalışmaları bu perspektiften değerlendirmesi ve Mudanya'nın hak ettiği vizyona kavuşmasını talep etmesi en doğal hemşerilik hakkıdır.