Güncel Haber

İdareciliğin okulu yoktur derler. Bu sözün doğru olduğu bir gerçektir. İdareci, idarecilik kabiliyeti olan insanın, hadiselerle pişip yoğrulması ile yetişir. İyi idareci olmak için diploma tek başına yeterli değildir. Bunun yanı sıra sabır, müsamaha, zeka, basiret, akıl, olayları kritik etme, hitabet kabiliyet, heyecana kapılmamak, ikna kudreti, vakar, ciddiyet, affedebilme, derinlemesine düşünme, insanları tanıma, güler yüz ve tatlı dil gibi hasletlerin de bulunması lazımdır. İdareci bunlardan ne kadar çoğuna sahip ise iyi idarecilik vasfı da o nispette artar.


Hep ekonomik kalkınmadan, paradan, piyasadan bahsedilir oysa kalkınmayı sadece ekonomik cephesi ile ele almak hatadır. Kalkınmak temelde iyi yetişmiş insanla mümkündür. Kalifiye eleman da iyi idareci sayesinde yetişmektedir. O halde ne yapıp edip iyi ve kaliteli idareciler yetiştirmenin yoluna bakmalıyız. Bugün de asrın şartlarına göre kamu ve özel sektör idareciliğinden, siyasi hayata kadar iyi idareciler yetiştirmek için çok çalışmalıyız. Elinde konforlu ve lüks bir araba olması onun çok iyi kullanılacağı anlamına gelmez çünkü onun bir de sürücüsü vardır.

Bir işe diplomalı veya ünvanlı kimse değil, o işi hakkı ile yapabilen liyakat sahibi kimseler getirilmelidir. Adam kayırmak, adama göre iş vermek uygun değildir. Her zaman işe göre adam seçmelidir. O eleman o işe layıksa o iş ona verilmeli, layık değilse, layık olan getirilmelidir. Yıllar önce gazetelerde çıkmıştı: Türkiye, Amerika’dan bir iş için general istiyor. Onlar da, o işi en iyi bilen bir albay gönderiyorlar. Bizimkiler, (Biz general istedik, siz albay gönderdiniz) diyorlar. Amerikan yetkilileri hayret ediyor, (Biz size o işi yapabilecek en iyi bir eleman gönderdik. Ünvan sizce o kadar önemli mi?) diyorlar. Sonra, (Madem general istiyorsunuz, gönderdiğimiz albay, generalliğe terfi ettirilmiştir) diyerek terfisini gönderiyorlar. O albay, general olarak aynı görevi yapıyor.

Tarihte idarecilik ve liderlik ile ilgili birçok örnekler vardır: Fatih Sultan Mehmet, niyetimi kavuğum bilse kafamdan atarım şeklinde konuşmuştur. Napolyon da kendisini yakalamaya gelen Fransız ordusuna çektiği etkileyici nutukla onları kuzuya çevirmiş ve aynı ordunun başına geçerek Fransa tahtına oturmuştur.

Peki yöneticilerin veya idarecilerin bozuk olmasında toplumun rolü var mıdır?

Elbette toplumun rolü vardır. Onlar başka yerden gelmediler sonuçta. Yönetici, sütün üzerindeki kaymak gibidir. Süt nasılsa kaymağı da ona göredir. Yani manda sütünün kaymağı manda kaymağı, Deveninki deve kaymağı olur. Demek ki, süt ne ise kaymağı da öyle olur.

Tavuktan tavuk yumurtası çıkar. Tavuktan deve kuşu yumurtası beklenmez. Her kaptan içindeki sızar. "Siz nasıl iseniz, öyle idare edilirsiniz" sözü meşhurdur.

Yani insanlar iyi ise, iyi idareciler gelir, kötü ise kötü idareciler gelir. Ortada bir suç varsa toplumda aramalı. Toplum kötü ise, kötü idareciyi değiştirmekle iş bitmez. Gelen gideni arattırabilir. Onun için çözüm her zaman toplumda aranmalı bilimsel ve ahlâki eğitimin en doğru şekilde verilmesi gerekmektedir.

Güven GÜNSAN

 

Mudanyadaemlak.com

Game House Playstation Mudanya Nöbetçi Eczaneleri Sunar

Mudanya Nöbetçi Eczaneleri

Sosyal medyada bizi takip edin

facebook'ta mudanya.gen.tr'yi takip edin twitter'da Mudanya.gen.tr'yi takip edin youtube'da mudanyagentr'yi takip edin

Bu hafta öne çıkanlar