Güncel Haber

Dünya 2020 Yılına girerken; Suriye krizi, göçmen sorunları, ekonomik kriz, Amerika- Çin rekabeti ve küresel güçlerin Ortadoğuda’ki planlarını uygulamaya başladığı bir anda gündem aniden değişti.

Küresel salgın, yani Yeni Korona virüs. ilk defa 29 Aralık 2019’da Çin’in Wuhan şehrindeki deniz ürünleri ve canlı hayvan satan bir markette çalışan 4 kişide ve aynı günlerde bu marketi ziyaret eden çok sayıda kişide akciğer infeksiyonu bulgularının tespit edildiğinin açıklanmasıyla gündeme gelmiştir. Hastalardan alınan örneklerin incelenmesi sonucunda 7 Ocak’ta hastalığa neden olan virüsün SARS (2002) ve MERS (2012) gibi Koronavirüs ailesinden olduğu anlaşılmış ve virüse Yeni Koronavirüs 2019 (2019-nCoV) adı verilmiştir. 2019-nCoV genomunun SARS Koronavirüsüyle %70 benzerlik gösterdiği bildirilmiştir. Yeni Koronavirüs resmi olarak SARS-CoV-2 olarak adlandırılmış, yol açtığı hastalığın adı COVID-19 olarak belirlenmiştir.


Koronavirüsler insanlar arasında hastalık yapabilen, bazı hayvan türlerinde (kedi, deve, yarasa) tespit edilebilen geniş bir virüs ailesidir. Hayvanlar arasında dolaşan Koronavirüsler zaman içinde değişim göstererek insana bulaşma yeteneği kazanabilirler ve böylelikle insan olguları görülmeye başlar. Ancak bu virüslerin insanlar açısından tehdit oluşturması, insandan insana bulaşma yeteneği kazanmalarından sonra söz konusu olur. SARS-CoV-2, Wuhan şehrinde canlı hayvan marketini ziyaret edenlerde ortaya çıkmış, insandan insana bulaşma yeteneği de kazanmış olan bir virüstür.

Hastalık, 2-14 gün süren bir kuluçka süresinden sonra birden başlayan yüksek ateş (39 derece), öksürük ve nefes darlığı ile karakterlidir. Bazı hastalarda boğaz ağrısı ve burun akıntısının da olduğu görülmüştür. Hastalık genellikle orta-ağır bir klinik seyir göstermektedir. Ağır hastalanan ve ölen kişilerin büyük kısmı ileri yaştaki altta yatan hastalıkları (akciğer hastalıkları, organ yetmezlikleri, kanser, diyabet, bağışıklık baskılayan hastalıklar) olan kişilerden oluşmaktadır. Genç sağlıklı erişkinlerde hastalık nispeten hafif seyretmektedir.

Dünya, 1918’deki İspanyol gribi salgını, 1957-1958 Asya Grip salgını ve hatta 2001-2002 SARS salgını sonrasında önemli ölçüde değişirken, salgınları önlemek ve tedavi etme konusunda daha iyi hale geldi.

Koronavirüs hala erken aşamalarında olmasına rağmen, salgın, modern dünyanın grip benzeri virüslere hazırlıklı olma kabiliyetindeki çaresizliklerini şimdiden afişe etmiş durumda. Aslında domuz gribi salgını sırasında, yaklaşık on yıl önce bu hazırsızlığın işaretleri verilmişti. Dünya Sağlık Örgütü, 11 Mart’ta koronavirüsü resmen “salgın” olarak ilan etti.

Dünya 2020 Yılına girerken; Suriye krizi, göçmen sorunları, ekonomik kriz, Amerika- Çin rekabeti ve küresel güçlerin Ortadoğuda’ki planlarını uygulamaya başladığı bir anda gündem aniden değişti.


Ama temel bir gerçek ortadadır ve o gerçek de şudur; kapitalist sistem sadece vahşi sömürüsü, krizleri ve savaşları ile değil, havasıyla, suyuyla, iklimiyle, sağlığı ile tüm toplumu insanlık dışı koşullara sürüklüyor ve tahrip ediyor. Bu koşullar dünya halklarının devletlerle olan ilişkilerini zayıflatan, egemen sınıflara duyduğu güvensizliği derinleştiren, yeni bir toplum, düzen kurma isteklerini alevlendiren etkilere yol açacaktır. Bu etkilerden kaçış yoktur ve kapitalizmden kurtulmadan bu tür felaketlerin yıkıcı etkisinden de kurtulmak da olanaklı olmayacaktır.

Bu salgın hastalığın tedavisindeki en önemli şey Temizlik ve hijyen kurallarıdır. Dünya El yıkamayı 2020 yılına girdiğimizde yeni öğrenmekte ve Türk usulü el yıkamayı uygulamaya yeni başlarken, Aslında ülkemizde virüsün yayılımın az olma sebeplerinden birinin de toplum olarak temiz olmamızın, kültürümüz ve örf adetlerimizin gereği olduğunu da bir kez daha kanıtlamıştır.

Dünyadaki bu salgın hastalık, insanlığın ölüm korkusu içerisinde gelecekte sonumuz ne olacak acaba diye düşünmesine yol açarken İnsanlık, aslında bir şeyin farkına vardı sanırım. Ekonomik hareketlilik ve hızlı çalışma temposu içerisinde zamanın nasıl hızlı geçtiğini anlamayan insanlar sosyal yaşam içerisinde; Makam, mevki, para, siyaset, hırs ve egolarının nasıl esiri olduğunu ve insanlıktan nasıl uzaklaştığını anlamasına sebep oldu. Artık benzin fiyatları ne kadar düşerse düşsün aracını alıp ailece gezemeyeceğini, dışarı çıktığında insanların birbirlerine virüslü gibi baktığını görerek üzüldüğünü, alışverişe çıkıp çocukları ile birlikte sinema, cafe, restoran gibi yerlere gidememenin ne demek olduğunu ve yaşamın aslında hep maddiyatı ön plana çıkartarak değil sağlıkla huzur ile zevk verdiğini anlamasına yol açmıştır.

Çevreniz şöyle bir bakın, hayatında bayramlar dışında kolonyanın varlığını bile önemsemeyen insanların kolilerce satın almasının, yada hiçbir zaman son kullanma tarihine kadar tüketemeyeceği makarna ve bakliyatları alıp evine stok yapmasının ne kadar sıkıntılı bir ruh halinde olduğunu anlamak zor olmasa gerek. Bence bu kadar panik olmaya gerek yok, Temizlik ve hijyen kurallarına uyup mümkünse evde zaman geçirmek, dışarıda çalışmak zorunda olanların ise ellerini sürekli yıkamak ve hijyen kalmak şartı ile gündelik mesailerine devam etmektir.

Dünya sağlık örgütü yayınlarını izlerken, Sağlık Bakanlığımızın Başkanlığında oluşturulan Bilim kurulunun tavsiyelerini dinlemek zorundayız. Bu Virüsün Yayılmaması için Erken hareket ederek sınırlarımızı zamanında kapatıp önlem alan Başta Cumhurbaşkanımız ve Sağlık Bakanımız ile Bakanlar kurulu ve bürokratlarımıza, ayrıca gece gündüz demeden çalışan Hastane yöneticileri doktor, hemşire ve sağlık personellerimize teşekkür ediyoruz.

Mesailerini Toplum sağlığı ve güvenliği için fedakarca harcayan il ve ilçe kamu kurum yöneticileri, yönetim birimleri, Belediye başkanları ve personelleri son derece hassas ve dikkatli davranmaktadırlar. Kendilerine kolaylıklar diliyorum. Açıklanan yeni ekonomik tedbirler ile bu süreçte mağdur olan işletmeler ve çalışanlarının mağduriyetlerinin giderilmesi dikkate alınması gereken unsurlardan bazılarıdır.

Bizlere düşen basınımız aracılığı sürekli güncel olarak yayınlanan kurallara uymak ve biraz sabırlı olmaktır. Bu hassas ve sıkıntılı süreci en az hasar ile atlatacağımıza inanıyorum.

Selam ve saygılarımla .

Güven GÜNSAN

Sosyal medyada bizi takip edin

facebook'ta mudanya.gen.tr'yi takip edin twitter'da Mudanya.gen.tr'yi takip edin youtube'da mudanyagentr'yi takip edin

Bu hafta öne çıkanlar