Güncel Haber

Teknolojinin bizlere sunduğu imkânlar artıkça, biz her zamankinden daha az yüz yüze etkileşime girmeye başlıyoruz ve birbirimize olan güvenimiz azalıyor. İlişkiler arasındaki boşluk git gide artıyor. Bilgi, paylaşmak yeni şeyler öğrenmek araştırmak için değil aslında daha çok niteliksiz içerik tüketiyoruz ve bunu da gündemi takip ediyorum diyerek maskelemiş durumdayız.

“Sahteliklerin içinde sadelik en güzeliymiş; yalana karışmamış gözler, oyunu seçmemiş sözcükler. Ve masum ruhunu hala taşıyabiliyorsa insan; yürek, hayat muharebesinde kaybetmiş olsa da vicdan muhasebesini hep kazanırmış.”

Başkalarına gösterdiğiniz hayat gerçekten yaşadığınız hayatla aynı mı?
“ Ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol “

Evet, sanal ortamdaki görüntülerimiz, bizim yaşadığımız gerçek hayat ise bu bizim özelimiz olmuyor mu? Mutluluk ve mutsuzluk ancak gerçek dostlar ile paylaşılması gereken bir durumdur. Ve sadece sizi ve yakın dostlarınızı ilgilendiren bir durumdur.

Eskiden yakınlarımızı acı, tatlı ve özel günlerin de arar seslerini duyarak dertleşirdik. Şimdi bir mesaj ile geçiştirmeye çalışıyoruz. Bu durum beni oldum olası rahatsız etmekte ve bana hiç samimi gelmemektedir. Diğer bir taraftan baktığımızda ise Sosyal medyanın faydalarını da çok görüyoruz. Teknolojiyi iyi yönde kullanırsanız çok faydalı oluyor. Örneğin siyaset ile uğraşan bir kişi kendini ve icraatlarını binlerce kişiye bir dakika da anlatabiliyor. Bir kurum, projelerini, duyurularını milyonlarca kişiye bir saniye de ulaştırabiliyor. Dünyada olup biten her şeyi anlık telefonlarımızın ekranlarında izleyebiliyoruz. Faydalı yönleri saymak ile bitmez. Sosyal medya bir araçtır. Silaha dönüşmemelidir. Eğer silaha dönüşürse bu toplumsal bir sorun haline gelir. Yani şu anda yaşadıklarımız gibi. Makam sahibi insanların özel hayatlarına müdahale, ailesine küfürler, karalamalar, iftiralar. Son derece çirkin ve seviyesiz paylaşımlar. Bu bizim kültürümüze ve inançlarımıza aykırı bir durum. Aynı zamanda gayri insani ve kabullenilmemesi gereken bir durumdur. Bu tür paylaşımlara şiddetle karşı çıkıyoruz.

İnsanların eğitim düzeyi, yaşam alışkanlıkları ve yetişme şekli çok önemlidir. Bizim ülkemizin hangi yöresinde doğmuş ve büyümüş olduysanız olun Saygı ve mütevazilik hep ön planda olmuş ve aile büyükleri tarafından, çocuklar devletimize ve milletimize bağlı ve saygılı yetiştirilmiştir. Ben gençlerimize ve gelecek nesillerimize her zaman olduğu gibi güveniyorum. Sadece hayat tecrübesi yeterli olmadıklarından yanlış ve hata yapabileceklerini biliyoruz. Ancak onların aslında kötü niyetli olmadıklarını da çok iyi biliyoruz. Bu yanlış paylaşımları sadece gençler yapmıyor. Yaşları ilerlemiş bazı insanlar, ani ve duygusal hareket ederek yanlış paylaşım ve yorumlar yapabiliyorlar.

Düşünün bir makam sahibisiniz, gece gündüz çalışıp yoruluyorsunuz. Çok önemli projeler ve hizmetler ile uğraşıyorsunuz, bir anda bir paylaşım sizin tüm motivasyonunuzu ve moralinizi alt üst ediyor. Ne kadar kötü bir durum. Bunun tersi olduğunda, yani takdir ve kıymet bilen bir paylaşım aldığınızda ne kadar mutlu ve memnun oluyorsunuz. Bunlar çok önemli şeylerdir. Anlatmak istediğim budur aslında. Olumsuz bir konuya takıldığımızda bunu hemen sosyal medyaya yansıtmayıp, dikkatimizi belki biraz kitap okuyarak başka hobiler ile uğraşarak yaşam şeklimizi değiştirmek elimizde. Sosyal medya kullanmak gereği hissettiğimizde ise Daha gerçekçi ve mütevazi olduğumuzu karşı tarafa anlatmak çok daha akıllı bir yol olacaktır. Hayat en mütevazi haliyle güzeldir. İnsanı sevmek, övmek ne kadar güzeldir. Ne kadar asil bir davranıştır. İnsana değer vermek onun hatalarını sadece kendisi ile paylaşmak ve düzeltmeye çalışmak çok zor değil ki. Baktınız olmuyor kendi haline bırakırsınız. O zamanda kendi düşen ağlamaz dersiniz. Ama vicdanınız rahat olur. Sonuca siz direk etki etmiş olmazsınız. Benim düşüncem ve hayat anlayışım bu yöndedir.

 Dağların bulunduğu bir vadide babası ile gezen bir çocuk, ayağı taşa takılıp düşüverir. Ve o refleks ile aptal diye bağırır. Karşı dağdan bir ses aptaaal diye cevap verir. Çocuk kızar ve sensin aptal der. Karşıdan sensin aptal diye cevap alır. Babasına döner ve neler olduğunu sorar. Babası dağa dönerek, ne kadar güzelsin diye bağırır. Karşıdan ne kadar güzelsin diye cevap gelir. Baba çocuğa dönerek bak oğlum sen karşıya nasıl davranırsan, öyle karşılık bulursun. İşte hayat böyledir. Kendine nasıl davranılmasını istiyorsan, karşıdaki insanlara da öyle davranmalısın. Çocuk hayatındaki alması gereken en önemli derslerden birini almış ve babasına sarılarak yoluna devam etmiş. Belki çok klişe bir masaldır bu. Ama hayat böyledir işte. Ve insan yaşattığını, yaşamadan ölmez derler. Makam, mevki, para pul gelir geçer. Ama insanlık asla yapılanı unutmaz.

Adalet ve Hukuk aynı zamanda kişi ve kurumların haklarını korumak için vardır. Ama en büyük adalet insanın vicdanıdır. O hiçbir zaman yanılmaz. Vicdanlı insan iyiliğe karşı kötülük yapmaz. Vicdanlı insan sabırlı, mantıklı ve usulü adabı ile hareket eder.

Yolu doğru olanın, yükü de ağır olur.

Selam ve saygılarımla

Güven GÜNSAN

Mudanyadaemlak.com

Game House Playstation Mudanya Nöbetçi Eczaneleri Sunar

Mudanya Nöbetçi Eczaneleri

Bu hafta öne çıkanlar