Güncel Haber
Muharrem İnce Mudanya'da

Dünya, yirminci yüzyılın son çeyreğinden bu yana, epeyce hızlı dönmekte ve değişmektedir. Son yıllarda gittikçe artan önemde tartışılan bir konu, teknolojinin çevre üzerindeki etkileri, ekoloji ve çevre ilişkisidir. Böylece son yıllarda geliştirilen, kitle iletişim, bilgisayar, genetik mühendisliği ve bio-tıp üzerindeki gelişmelerin topluma nasıl yansıdığını, günümüzde son derece net olarak görmeye başladık.

Son yıllarda Amerika'da ortaya atılan bir slogan bütün gelişmiş ve gelişmekte olan toplumlarda büyük yankılar uyandırmaktadır!". Bu slogan: «Teknoloji dünyaya hakim olmaktadır, ya onunla yarış edin, onunla birlikte yaşamayı öğrenin yoksa çok gerilerde kalırsınız» demektedir. Slogan, dikkat edileceği gibi önemli şeyler ifade etmektedir. Slogan ayrıca teknolojik ilerlemelerin arzulanan şeyler olduğunu ima ederek, gelişmiş toplumlarda teknolojik gelişmelerin insanları da geliştirdiğini söylemektedir. Ancak, şunu da unutmamak gerekir ki gerçekten bu teknoloji yarışı olumlu değişmelere sebep olurken, bir yandan da birçok soruna neden olmakta ve dünyayı olumsuz biçimlerde etkilemektedir.

Örneğin geçtiğimiz gün dünya üzerine dönerek düşen long march 5B roketi. Çinin uzay üssünde kalacak olan modülü taşıdıktan sonra, ayrılarak yörüngeden çıkıp düşmeye bırakılmıştı. 21 ton ağırlığında olan roketin nereye düşeceği merak konusu olarak endişe yaratmış ama korkulan olmayıp Hint Okyanusu Maldivler yakınlarında denize çakılmıştır. 

Yine Çinin Wuhan kentinden yayılan ve dünyayı etkisi altına alan covid-19 belası. Bu virüsün bio kimya laboratuarında üretilip, üretilmediği şu an için bilinmiyor, ama kafalar karışık. Tüm dünya yeni bir başka biyolojik saldırı altına girer mi? Bilemem. Ama bildiğim tek şey var ki oda, bir noktadan sonra ekonomisi zayıf ve teknoloji yarışında alt yapısı sağlam olmayan ülkeler sadece durumu izlemekte ve kendi çapında tedbir almaya çalışmaktadır.

Fakat ne kadar güçleri yeter, ne kadar baş edebilirler tartışılır. Yani küresel güçler istediği gibi oyunlarını oynuyorlar. Mesela ABD Başkanı Biden, yüzyıl önce, Doğu ve güneydoğuda Ermeni çetelerinin katliamlarını görmezden gelerek, olmayan bir soykırım konusunda Türkiye yi suçlar derecede konuşma yaparken, Corona salgını nedeni ile , dünyada dört milyona yaklaşan ölüm olayı ile ilgili. Ne kendisi ne de dünya sağlık örgütü, virüsün kaynağı olan Çin ile ilgili bir yaptırımı yok. Dünyadaki AHİM ve benzeri mahkeme, STK, ve sivil toplum kuruluşlarından hiç ses çıkmıyor. Fakat aşı satışı ve dağıtımına gelirken tüm ülkeler aşı almak için sıraya giriyor. Ne acıdır ki uzay çağında olan dünyamız ışınlanmayı (teleportasyon) konuşurken, bu virüse çare bulunamaması kimseye ilginç gelmiyor mu?

Dünyada ki bir çok az gelişmiş ve ya gelişmekte olan devletlerin, milyon dolar seviyesinde ki paralar için İMF den borç almak zorunda kaldığı bir ekonomi de , Elon Musk isimli Güney Afrika doğumlu bir mühendisin, kendi şirketini kurarak, uzaya uydu göndermesi size normal mi geliyor? Ya sanal para bitcoine ne dersiniz?. İşlemi gerçekleştirenin kim olduğunu bilmeden yaptığınız yatırımların bir gecede yok olması, ileri de nasıl bir sosyoloji sorunu olacaktır. Kolay para kazanma, her şeye rahat ulaşabilme, emek vermeden zengin olma hayalleri ile birçok insan, bu teknoloji tuzaklarının içerisine çekilmekte ve hayal kırıklığına uğramaktadırlar. Tabi ki buralara yatırılan paralar, ait olduğu ülke ekonomisine hiçbir fayda sağlamamaktadır. İstihdam ve yatırıma dönmemektedir. Teknolojik oyunlara için ne demeli. Örneğin ; ( blue whale ) Mavi balina gibi teknolojik oyunlar, dünyada kaç çocuğun ölümüne sebep oldu? Bu örnekler o kadar çoğaltılabilir ki, bunu yazmaya ne vakit, ne de sayfalar yeter.

Tüm bu olumsuzlukların bir an önce bitmesini beklemek ise fazla iyimser olur. Dolayısıyla teknoloji hayatımıza kolaylık getirsin diye vardır. Ancak bu doğru amaçlar için kullanıldığında, faydalı olacaktır. Bizler yine de teknolojinin olmasından yanayız tabi ki, ancak doğaya önem vererek, oksijen ve su zenginliğinin dünyada hiçbir teknoloji ile satın alınamayacağını bilen ülkeler, Tarıma, Sağlığa ve üretime yatırım yaparak gelecek nesillere, güzel miraslar bırakacaktır.

Teknoloji alt yapıları ve bu konuda AR-GE çalışmalarına önem vermek ise, artık ülkelerin öncelikli strateji ve güvenlik sorunu haline gelmiştir. Tüm finans kuruluşları, savunma sanayi, haberleşme, enerji, gaz, su, aklınıza ne gelirse gelsin, artık sistem bilgisayarlar üzerinden, veri sistemi ile yönetilmektedir. Sisteme verdiğiniz bilgiler saklanıp tekrar size geri verilmektedir. İstendiğinde tüm bilgiler elden ele dolaştırılmaktadır. Bu son derece tehlikeli ve güvensiz bir durumdur. Kişisel bilgiler, kurumsal bilgiler kısacası tüm özel bilgiler artık sistemin esiri olmuştur. Buna yapabilecek tek bir şey vardır. Tarımda, sanayi de, ve teknoloji de yerli ve milli olabilmektir.

Artık ülkemizde milli ve yerli teknolojinin kullanıldığını görmek bizleri sevindirmektedir. Diğer konularda da Yani Tarım ve sanayi alt yapılarının da, milli üretimdeki paylarının arttırılması elzemdir. Ailelere düşen görevler ise en başta eğitime önem vermek ve istihdama katkı sağlayan, doğayı seven nesiller yetiştirmektir. Aynı zamanda çocukları teknolojinin esiri olmaktan kurtarıp, yöneticisi olmasını sağlamaktır.

Selam ve saygılarımla

Güven GÜNSAN

GÜZELYALI BAYRAK DÜĞÜN SALONU MUDANYA

Volkan Biçer - BİÇER SİGORTA & ARACILIK HİZMETLERİ

Zeytin OTOPARK RUHSATLI

Mudanyadaemlak.com

Game House Playstation Mudanya Nöbetçi Eczaneleri Sunar

Mudanya Nöbetçi Eczaneleri

Sosyal medyada bizi takip edin

facebook'ta mudanya.gen.tr'yi takip edin twitter'da Mudanya.gen.tr'yi takip edin youtube'da mudanyagentr'yi takip edin

Bu hafta öne çıkanlar