Yerel yönetimlerin; ülkenin genel ekonomik sorunları ve siyasal farklılıkların (iktidar-muhalefet) da etkisiyle mali sıkıntılar yaşadığı, bu sorunların çözümü için yeni kaynak arayışlarına girdiği bir gerçektir.

Mudanya Ömerbey Mahallesi’nde bulunan “Bahçeli Kâgir Gazino ve Otel” (eski Mudanyalıların Temizel Lokantası ve Koç Lokantası olarak bildiği, günümüzde ise bir muhallebici işletmesi olarak kullanılan yapı) için 75 milyon TL muhammen bedel belirlenmiş.

 

Mudanya Belediyesi yönetimi de bu kapsamda daha önce yaklaşık 800 milyon TL değerindeki kırsal mahallelerde bulunan taşınmazların satışı için yetki almış, ancak kamuoyundaki tepkilerin artması üzerine bu satışlar gerçekleştirilememişti.

Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada Mudanya Belediyesinin iki taşınmazı satışa çıkardığına ilişkin haberler üzerine biraz araştırma yaptım.

Ömerbey Mahallesi’nde bulunan “Bahçeli Kâgir Gazino ve Otel” (eski Mudanyalıların Temizel Lokantası ve Koç Lokantası olarak bildiği, günümüzde ise bir muhallebici işletmesi olarak kullanılan yapı) için 75 milyon TL muhammen bedel belirlenmiş.

Ayrıca Çağrışan Mahallesi Dedebayırı mevkisindeki 3.450 metrekarelik tarlanın da 60 milyon TL muhammen bedelle, 17 Temmuz 2026 tarihinde kapalı teklif usulüyle satışa çıkarılacağını öğrendim.

Belediyelerin kronikleşen kaynak sıkıntılarını çözmek ve bütçe açıklarını kapatmak için mülk satışlarına başvurmasını, ancak en son çare olarak değerlendirmesi gerektiğini düşünüyorum.

Mudanya Belediyesi yönetiminin hangi amaçla (yatırım, bütçe açığı, kurumsal borçlar vb.) bu yola başvurduğunu bilmiyoruz.

Böylesine önemli konularda yalnızca meclis görüşmeleriyle yetinilmemeli; kamuoyu da bilgilendirilmelidir. Bu durum, hesap verebilir, şeffaf ve katılımcı yönetim anlayışının doğal bir gereğidir.

Bu satışlardan elde edilecek gelirlerin hangi kalemlerde kullanılacağını bilmek, kamuoyu olarak en doğal hakkımızdır.

Söz konusu taşınmazlardan muhallebici, otel ve restoran olarak kullanılan yapı, Mudanya’nın gerdanlığındaki en değerli taşlardan biridir.

Deniz kıyısında, adeta denize sıfır konumda olması; ulaşım kolaylığı, gezinti alanları ve eşsiz manzarasıyla benzeri az bulunan bir yapıdır.

Diğer taşınmaz ise tarla vasfında olmasına rağmen Mudanya’ya yaklaşık 10 kilometre uzaklıkta değerli bir mülktür.

Ben mühendis değilim ama şöyle bir düşündüğümde, Mudanya’nın en değerli taşınmazlarından biri olan bu yapı ile iç kesimlerde bulunan bir tarlanın değerleri arasındaki farkın yalnızca 15 milyon TL olması dikkat çekicidir.

60 milyon TL – 75 milyon TL...

Mudanya’da bir dubleks ya da tripleks konutun fiyatı dahi ciddi rakamlara ulaşmışken, satışa çıkarılan bu otel-restoran yapısının belirlenen bedelinin makul ve kabul edilebilir olduğuna beni kimse ikna edemez.

Neredeyse tarla fiyatına...

GELELİM DİĞER KONUYA

Görselin altına bakınız.

Orada Ertuğrul arkadaşım, “Veda gecemizin yapıldığı bina” diye not düşmüş.

O bina, yalnızca beton ve taştan ibaret bir yapı değildir. Bizim için Mudanya’nın en önemli hafızalarından biridir.

Mudanya Belediyesi yönetiminin hangi amaçla (yatırım, bütçe açığı, kurumsal borçlar vb.) bu yola başvurduğunu bilmiyoruz.

Büyüklerimiz burada mutlu evlilik kutlamaları yaptı.

Hem de nasıl...

Komparsita, çaça, twist ve Bahriye Çiftetellisi eşliğinde...

Gençler ilk sevdalı bakışlarını burada attı, genç kızları burada süzdü.

Mezuniyet ve veda gecelerimizi burada yaptık.

Mehtaba karşı yemekler yendi, sohbetler edildi.

“Nostalji ve romantizmin yeri mi burası?” diyeceksiniz.

Evet, tam da yeri...

Çünkü burası ve benzeri mekânlar, Mudanya’nın hatıralarıdır; geçmişten geleceğe uzanan belleğidir.

ÇÖZÜM!

Bunun için yetki isteyen ve alan yöneticiler, daha mantıklı, daha gerçekçi ve daha kabul edilebilir yöntemlerle çözüm üretmek zorundadır.

Çünkü bunun için yetki istediniz.

Ve bunun için görev üstlendiniz.

Mustafa AY