Ülkenin ana muhalefet partisi başkanı ülkenin ana merkezi başkent Ankara’da şehit cenazesinde linç girişimine uğruyor. Şükür ki bazı iktidar siyasetçileri kınama mesajı, geçmiş olsun dilekleri ve hukuk diyebiliyorlar. Ama kızgın demiri soğutalım diyen Cumhurbaşkanımız’dan ses çıkmıyor. Keza Bahçeli Bey’den de. Olayın faillerinden biri yakalanıyor, ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılıyor. Sonrasında neredeyse halk kahramanı yapılmasına da kimse tek bir laf etmiyor. Televizyonlardaki tartışma programlarında hukukçusu, anketçisi, doçenti, siyasetçisi, araştırmacısı ve benzeri bilimumcusu bolca laf ebeliği yapıyorlar.

 Ne oluyor? Laf oluyor, torbalar doluyor!

Saldırıya uğrayanlar yandaş medya tarafından yine hedef gösteriliyor, saldırı gerekçesi haklı gösterilmeye çalışılıyor. Sonunda orada ne işi vardıya getirilip mektup kapatılıyor.

Rantın (gürültü) başkenti İstanbul’da beş yaşında bir çocuk ( 5 ) saldırıya uğruyor ki; maalesef bu saldırı bir cinsel saldırı. Ortalık ayağa kalkıyor, yer yerinden oynuyor ama yine bir yandaş medya programcısı hiç sıkılmadan çıkıp şunu söylüyor; “ Beş yaşında bir çocuk anne - babası yanında değilken sokakta ne yapıyormuş, sorgulamak lazım”. Ve ülkenin hiçbir muktedir siyasetçisi çıkıp da bu adamın kullandığı dilin yanlış olduğunu söylemiyor.

Yine birkaç gün önce ülkemin ana merkezi başkent Ankara’nın göbeğinde muhalif bir gazeteciye ( Yavuz Selim Demirağ) ki; muhalif olmak suç değildir, beş, altı kişi hunharca saldırıp linç girişiminde bulunuyorlar. Bırakın olayı kınayacak hakim siyasetçileri pek çok ulusal kanalda haber bile olmuyor. Geçmiş olsun diyenler, ziyaret edenler tabiî ki muhalifler. İktidar mevzisinde değişen bir şey yok.

Görmedim, duymadım, bilmiyorum.

Ülkemin ana merkezi Ankara’ya gelelim yine. Hatta Ankara’nın da göbeği Kızılay’a. Üç, beş gün sonra (18 Mayıs) ülkemin başkentinin taa göbeğinde (Ses Genel Merkezi Konferans Salonu) birileri sözde soykırımın yüzüncü yıl şeysi için bir şeyler yapacaklar. Ne mi yapacaklar? Görmedik, duymadık, bilmiyoruz. Belki bir televizyon kanalı ropörtaj yapıp sorarsa haberimiz olur.

Hak, hukuk, adalet. Herkes için ve her zaman.

Ben bana yapılmasını istemediğim şeyi başkasına yapmazsam, sen sana yapılmasını istemediğin şeyi başkasına yapmazsan olur bu iş. Beyaz beyazdır, siyah siyah.
Kızgın demiri gerçekten soğutmak istiyorsak doğruya, hep beraber doğru, yanlışa da hep beraber yanlış diyebilmeliyiz.

Yoksa meçhule giden bir gemi gibi hepimiz kalkarız bir limandan, düşmanlarımız güler, geride kalanlarımız kahrolurken.

 ÜMİT ATİLLA

BB Çiçek Tıkla Online Sipariş Et

Sosyal medyada bizi takip edin

Bu hafta öne çıkanlar

Namlı Metal