Adalet ve Kalkınma Partisi “bizim bilgimiz dışında ilçe seçim kurulları tarafından haricen atanmış 19 bin kişi var” diyerek İstanbul Seçimleri için tam kanunsuzluk başvurusu yaptı. Aslında oluşturulan bu kurullara itiraz süreci 2 Mart’ta sona ermişti.

 

Adalet ve Kalkınma Partisi 2 Mart’a kadar bu usulsüzlüğe itiraz etmemişti. Üstelik bu kurulların oluşturulmasında enteresan bir süreç vardı. Nasıl mı?

Şöyle ki;

İl ve ilçe seçim kurullarının başında hakimler var ve bu hakimler Adalet Bakanlığı'na bağlı.Yani Abdülhamit Gül'e bağlı.
Memur listelerini gönderenler de mülki idare amirliği. Onlar da İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'ya bağlı.
Yani Süleyman Soylu’ya bağlı mülki amirlerin gönderdiği listelerden Abdulhamit Gül’e bağlı hakimlerin yerleştirdiği sandık kurulu üyelerinin 19 bininin kanuna uygun niteliklere sahip olmadığı tesbit edilmiş.

Peki bu durum seçimin iptal edilmesi ve yenilenmesi için yeterli mi? Şayet Yüksek Seçim Kurulu bu durumun seçim sonuçlarına etki ettiğini belirlediği somut delillere ulaştıysa mümkün.

Ha bir de itiraz edilen sandıklardan %50.19 AKP, %47.09 CHP çıkmış. (Yeniçağ Gazetesi yazarı Murat Ağırel’in paylaşımı). Yani usulüne uygun görevlendirme yapılmadığı iddia edilen sandıklardan AKP önde çıkmış.

Bugün itibarı ile ( 7 Mayıs 2019) Yüksek Seçim Kurulu İstanbul seçimini iptal etti ve 23 Haziran’da yeniden yapılmasına karar verdi. İptal etti derken şunu da not düşmekte fayda var. Sadece İstanbul Belediye Başkanlığı seçimini iptal etti. Yani İl Genel Meclisi, İlçe Meclisleri , İlçe Belediye Başkanlıkları ve Muhtarlık seçimleri tekrarlanmayacak. Sadece İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçimi tekrarlanacak. Şayet yarın farklı bir durum oluşmaz ise.

Yani nasıl bir organizasyonsa kanuna uygun olmayan kişilerin teşkil ettiği sandıklarda kullanılan oylar sadece İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı sonucuna etki etmiş. Aynı zarf içine dört farklı pusulayı mühürleyip koyuyorsun, sandığa atıyorsun ama zarfın içindeki tek pusulada sorun var. Diğerleri temiz.

Yaşananlara, anlatılanlara, hukuki tabloya, sürece ve çıkan sonuca baktığım zaman ben şahsen bu olayı kavramakta ve ifade etmekte zorlanıyorum. O yüzden de bu duruma çok yıllar evvel yazdığım bir İstanbul şiirinin son mısraları ile tebessüm etmek istiyorum;

 

İSTANBULMACA

DİNLEMİYORUM İSTANBUL'U ORHAN ABİ.
AMA GÖRÜYORUM SİYAHINI, BEYAZINI,
ALATURKA, FRANGASINI.
İSTANBUL DEĞİL BU ORHAN ABİ.
BU OLSA OLSA,İSTANBULMACA.

ÜMİT ATİLLA
07.05.2019

Lafontaine

Sosyal medyada bizi takip edin

Bu hafta öne çıkanlar

Namlı Metal