Ve artık Mudanya’da nurtopu gibi iki adet Kent Konseyimiz var. Mevcut Belediye Başkanı bir tanesinin nüfusa oranla yetmediğini düşünmüş olacak ki ikincisini de kurdu. Belki de rekabet olsun, daha güzel işler ortaya çıksın diye düşünmüş olabilir. Birine Kuzey Konseyi diğerine Güney Konseyi mi desek, Aşağı Konsey, Yukarı Konsey mi desek, yoksa Öz Konsey En Hakiki Konsey diye mi ayırsak bilemiyorum. Neyse, ilerleyen günlerde daha net öğreniriz herhalde.

Kent Konseyi Başkanımız değerli Soyer öğretmen beni telefonla arayıp 19 Haziran’da yapacakları genel kurulda beni de yürütme kurulunda görmek istediğini söylediğinde epey bir heyecanlandım. Çünkü bu konseyin içinde başta Soyer öğretmenimiz olmak üzere çok değerli insanlar vardı ve ben de onlarla birlikte çalışma fırsatı yakalamış olacaktım. Fakat işlerimin yoğunluğu nedeniyle kendilerine çok fazla destek olamayacak olma ihtimalim beni tedirgin etmiş ve bunu da Soyer öğretmenimize ifade etmiştim. Bunu bir şekilde aşabileceğimizi söylediğinde ben de memnuniyetle kabul ettim. Bir-kaç gün sonrasında da isimlerimiz basında yer almıştı. Derken mevcut belediye başkanının 25 Haziran’da kent konseyi oluşumu için bir bildiri yayınladığını öğrendim. Gerçi bunu bir başkası yapsa şaşırabilirdim ama beş yılda yaşadıklarımdan öğrendiklerim onun bu tarzı için bende herhangi bir şaşkınlık yaratmadı.

Legal ve çalışan kent konseyini kendi arzusuna göre dizayn edemeyen mevcut başkan zaten son üç yıldır bu konseyi bozmak için epey bir çaba harcamıştı. Önce yerin boşaltılması, daha sonrasında ödeneklerin kesilmesi ve belediye tarafından verilmesi gereken görevlilerin konseye gönderilmemesi çabaları mahkeme kararları ile sonuçsuz kalmıştı. Bu üç konu ile ilgili açılan davaların üçünü de Soyer öğretmenin başkanlığını yaptığı kent konseyi kazanınca mevcut başkan başka bir tilkilik yapayım dedi ve kendince yeni bir kent konseyi oluşturup çözüme ulaşacağını düşündü. Bu konseyi oluştururken ortada dolaştırdıkları gerekçe de “mahalli seçimlerden sonraki 3 ay içinde belediye başkanı kent konseyi oluşumu için gerekli adımları atar ve oluşumu sağlar” ifadesi idi. Oysa Kent Konseyleri yönetmeliğinde bu madde daha önce hiç kent konseyi oluşturulmamış yerler için kullanılan bir ifadedir. Halbuki Mudanya’da kent konseyi 2006 yılında oluşturulmuş ve o günden bu yana üç belediye başkanı zamanında yasa ve yönergeler doğrultusunda Kent Konseyi Başkanı tarafından yapılan çağrılar ile kongreleri yapılmış ve bugüne gelinmiştir. Eğer onların düşündüğü gibi her mahalli seçimden sonra kent konseyleri belediye başkanı tarafından yeniden oluşturuluyor olsa idi mevcut başkan 2014’te kazandığı seçimden sonraki üç ay içinde bugün yaptığı şeyin bir benzerini yapmak zorunda olup, yeni bir konsey çağrısı ile yeni bir oluşum çalışması yapmalıydı.. Hangisi doğru? 2014’te yapmadığı mı, 2019’da yaptığı mı? Sanıyorum buna da daha önceki 3 davada olduğu gibi Türk hukuk sistemi son noktaya koyacak ve hep beraber öğreneceğiz hangisinin doğru olduğunu.

Gelelim diğer konumuza. Mevcut başkanın 25 Haziran’da yeniden yarattığı ikinci konseye seçilen başkan aynı zamanda benim 30 küsür yıllık arkadaşımdır. Kendisi ile her konuyu her zaman konuşmuşuzdur. Açıkcası ben onun yerinde olsaydım ve 25 Haziran’da yapılacak şeyin doğruluğuna 100% inanıyor olsaydım ( yani ikinci konseye başkan adayı olsaydım o da mevcut konseyin yürütme kuruluna seçilecek olsaydı durumu) ona telefon açar 19 Haziran’da yapılacak genel kurulun bir hükmü olmadığını doğru olanın 25 Haziran’da yapılacak olan oluşum olduğunu yasal gerekçelerini de sıralayarak anlatırdım. Çünkü Hasan Cumhur Aksan ile 30 küsür yıllık arkadaşlığımız var, pek çok noktada benzer görüşlere sahibiz ve yıllarca iki medeni insan gibi pek çok konuyu konuşmuşluğumuz vardır. Dedim ya, ben olsam arardım, farkında olmadan atacağı bir adımdan dolayı üzülmesini istemeyeceğim için onu bilgilendirirdim.

Arayıp, sormadığına, benimle bu konuyu hiç konuşmadığına göre iki farklı sebebi olabilir.

  1. Benim 19 Haziran’daki genel kurulda yürütme kurulunda olacağımı duymamış, bilmiyor olabilir ( Böyleyse çok komiktir, kara mizahtır ama iddia bu olursa buna da şaşırmam)
  2. Doğrusunun 19 Haziran’da yapılacak seçim olduğunu biliyordur ama mevcut başkanın yanlışlarına doğruları söyleyecek cesareti yoktur veya bu operasyondan sonra birilerinin bir takım kazanımları olacaktır ve.........

Sebebi ne olursa olsun ben yine de kendisini kutluyor ve yeni görevinde başarılar diliyorum. Umarım doğrudan, haktan, hukuktan, adaletten taviz vermeden başarılı çalışmalarına devam eder.

Türkiye’de tek örnek olan duble kent konseyi durumunun da Mudanyamıza hayırlı olmasını ayrıca temenni ederim.

Ümit ATİLLA 

28.06.2019

BB Çiçek Tıkla Online Sipariş Et

Sosyal medyada bizi takip edin

Bu hafta öne çıkanlar

Namlı Metal