-

Basından takip ettiğimiz kadarıyla hem Avrupa, hem ABD'de resesyon (durgunluk) beklentisi var. Zaten piyasanın doğası gereği faizleri arttırdığında üretim ve yatırım yavaşlar. Yapılan tüm açıklamalarda 2023 yılında faiz artırımlarına devam edileceği görülüyor. Pandemiden kaynaklı piyasaya salınan ekonomik desteklerin doğal sonucu.

Basından takip ettiğimiz kadarıyla hem Avrupa, hem ABD'de resesyon (durgunluk) beklentisi var. Zaten piyasanın doğası gereği faizleri arttırdığında üretim ve yatırım yavaşlar. Yapılan tüm açıklamalarda 2023 yılında faiz artırımlarına devam edileceği görülüyor. Pandemiden kaynaklı piyasaya salınan ekonomik desteklerin doğal sonucu.

Ülkemizde tersi yapılıyor ki; aslında o da tartışılır. Mevduat faizleri düşürülüyor ama kredi faizleri hala çok yüksek. Biz de faizi arttırsak piyasalar yavaşlayacağı için zaten ekonomik durumu sıkıntılı olan vatandaşı bir de işsizlikle karşı karşıya bırakabilirizki; bu önümüzdeki yıl hayati bir seçimle karşılaşacak olan iktidar için çok da olumlu bir durum olmaz.

Benim bu durumdan anladığım kadarıyla emtia fiyatları( petrol, demir, çelik vb) artmaz. Ama gıda fiyatları artmaya devam eder.

Dövizle ilgili ülkemizde pek çok enstrüman devreye sokulduğu için en azından seçime kadar dövizde çok ciddi bir sıçrama ihtimali zor gibi gözüküyor. Hem KKM (Kur Korumalı Mevduat), hem bankalara getirilen ilave regülasyonlar, hem de döviz satılarak yapılan müdaheleler bu politikanın en önemli kozları olarak önce çıkıyor.

Enerjide dışa bağımlı olmayan ya da ekonomileri bize göre daha güçlü ülkelerde enflasyon görece daha az ve bize göre biraz daha rahatlar. Biz öncelikle enerjide dışa bağımlıyız. Hem enerji maliyetlerinin artması hem de döviz kurlarının artması bizim ekonomimize katlamalı olarak yansıyor. Ayrıca son yıllarda tarımda da açığımız olduğundan gıda ürünlerinde de ciddi bir alıcıyız ve bu da ekonomimize artı bir yük olarak geri dönüyor. 

Kısa vadede çok ümitli değilim. Sebebi de yüksek enerji bağımlılığımız, sürekli artan dış borcumuz ve dünya konjonktürü. Ama orta ve uzun vadede daha önce de defalarca belirttiğim gibi rüzgar, güneş ve termal enerji kaynaklarımızı artırmalı ve daha verimli kullanmalıyız. Enerji konusunda dışa bağımlılığımızı minimuma indirmeliyiz. Tarım ve hayvancılık konusunda yeni bir yapılanmaya girmeli, bu işle uğraşan kesimi ayağa kaldıracak gerçekçi projeleri hayata geçirmeliyiz. Gıdanın dünya için ne kadar önemli olduğu son 9-10 aydır yaşanan Rusya - Ukrayna krizinde çok daha net anlaşıldı.

Küçücük Avrupa ülkesi Hollanda’nın tarımda neler yaptığını, teknolojiyi ve bilimi kullanarak dünyaya pek çok tarım ürünü ihraç ettiğini sadece bir-kaç kişi mi görüyor acaba? Konya kadar yüzölçümü ile Hollanda bu kadar para kazanıyorsa gerçekçi politikalarla bizim neler yapabileceğimizi hayal edelim lütfen.

Dünya devleti olmanın yolu tabiî ki, bilimden, eğitimden, teknolojiden geçiyor. Kendi kendine yeten bir ülke olmanın yolu da kendi öz kaynaklarımızı doğru kullanıp, enerjide dışa bağımlılığımızı bitirmek, suyun ve gıdanın önemini unutmadan teknolojik ve bilinçli yatırımlarla gıda ve hayvancılık sektörümüzü yeniden ayağa kaldırmaktan geçiyor.

Atamızın dediği gibi “Zeki, çevik ve ahlaklı” olalım. Gerisi kolay. 

19.10.2022

Ümit ATİLLA

Pin It

BAYKARA TELEFON

Mudanyadaemlak.com

Zeytin OTOPARK MUDANYA RUHSATLI

Volkan Biçer - BİÇER SİGORTA & ARACILIK HİZMETLERİ

Mudanya Nöbetçi Eczaneleri

Sosyal medyada bizi takip edin

facebook'ta mudanya.gen.tr'yi takip edin twitter'da Mudanya.gen.tr'yi takip edin youtube'da mudanyagentr'yi takip edin