İYİ Parti TBMM Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, bir dizi ziyaret gerçekleştirmek üzere Bursa’ya geldi. Türkkan’a beraberinde Kalkınma Politikaları Başkanı Prof. Dr. Ümit Özlale, Uluslararası İlişkiler Başkanı ve Bursa Milletvekili Ahmet Kamil Erozan, İstanbul Milletvekili Ümit Beyaz ve Genel Merkez Teşkilat Başkan Yardımcısı Halil Aydoğdu da eşlik etti. Türkkan, partisinin il başkanlığında ülke ve Bursa gündemine dair çarpıcı açıklamalar yaptı.

Partisinin il başkanlığında konuşan İYİ Parti TBMM Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan,yeni Anayasa tartışmalarına değindi. Türkkan, teklifin samimi gelmediğini ve Türkiye’nin gerçek gündemini gölgeleyecek bir teklif olduğunu söyledi.  Bursa’nın en büyük sorununun kent içi trafik olduğunu söyleyen Türkkan, şöyle konuştu:

Bursa’daki 2 günlük programımız öncesinde hem ülkemiz gündemi ile hem de Bursa ile ilgili genel bir değerlendirme yapmak üzere karşınızdayım. Gerçi ülke gündemimiz ile ilgili çok bir şey söylemeye gerek yok, her şey ortada.  Ülkemizin üzerine çöken kara bulutlar ülkede yaşayan herkesi daha da karamsar yaptı. İktidarın tahammülsüzlüğü ve baskıları bir yandan, ekonomik kriz bir yandan, toplum bu kasvetli ortamda iyice bunaldı. Ekonomik güçlükler altında ezilen vatandaşlarımız, tarımda bunalan köylü, insan hakları, ifade özgürlüğü, demokrasi, hepsi adeta sorunlar yumağı haline geldi. Bu koşullarda iktidar, bunalan toplumdan en küçük bir sese, hiçbir muhalif söyleme tahammül göstermiyor, korkunun egemenolduğu bir siyaset anlayışıyla ülkeyi yönetmeye çalışıyor.

 “Her şeyi ben bilirim, ben yaparım” anlayışı Türkiye'ye büyük zarar verdi, vermeye de devam ediyor.  Havalarda uçuşan nefret söylemleri gerginliği ve bölünmeyi hızlandırıyor.  İktidara karşı çıkan herkes hemen terörist damgası yiyor. Ülkenin gazetecisi, işçisi, öğrencisi, siyasetçisi; onlara muhalif olan herkes terörist. 

İktidar ne yaparsa yapsın, ister kendisinden olmayan herkese terörist damgası vursun, ister gündemi değiştirmeye çalışsın bunlar gerçekleri gizlemeye yetmiyor. Her önüne gelene terörist demek, muhalefeti sokak terörüyle korkutmaya çalışmak karın doyurmuyor.

Millet artık iktidarın yalanlarına kanmıyor.

Artan hayat pahalılığı Türkiye’nin her yerinde hissediliyor. Artık vatandaş dış güçler, üst akıl masallarına kanmıyor. İktidar da bunun farkında. Yoksulluk giderek artıyor. Milletin gerçek gündemi ekonomi. Ak Parti Hükümeti şu anda ekonomiyi değil, yoksulluğu yönetiyor. Halkı yoksul bırakıp, yardıma muhtaç hale getirmek, bir yönetim biçimi oldu. İşsiz milyonlarca gencimiz, geçinemeyen, tenceresi kaynamayan vatandaşlarımız var. Vatandaş evde tenceresini kaynatamıyor. 1 liralık ekmek için metrelerce kuyruğa giriyor. Çarşı – Pazar yangın yerine dönmüş. 50 yıl önce yaşanan tüp kuyruklarını anlatarak iktidar olanların, 18 yılın sonunda Türkiye’de insanları ucuz ekmek, ucuz sebze ve meyve kuyruklarına mahkum ettiğini görüyoruz. Ekonominin kötü olduğuna dair düşüncelerimizi ve kaygılarımızı her zaman dile getiriyoruz. Esnafı, vatandaşı gezdiğimizde yanılmadığımızı çok net biçimde görüyoruz. Tablo vahim. Esnaf kan ağlıyor. 

2021 Türkiye’sinde;

Çiftçisinin ‘iPhone’ telefon kullanmasını çok gören, 

Halkına ‘tok’ karnına markete alışverişe çıkmayı tavsiye eden,

TRT ekranlarında ‘pazar artığı’ sebzelerden yemek yapmayı öğreten,

İki ay boyunca vatandaşına maske dağıtmayı beceremeyen, hala Türkiye için gerekli aşıyı bile temin edemeyen iktidar.

İktidar’a göre her şey yolunda, artık Uzay’a gitmeye de hazırlanıyoruz. İnsanlarımız ay sonunu getiremiyor, ama biz artık Ay’a gidiyoruz. Yeryüzünde hikaye bitti, yeryüzünde yalan bitti, şimdi gözlerini gökyüzüne çevirdiler. Sayın Cumhurbaşkanı 2023’te ayla ilk temas müjdesinin startını 2 gün önce verdi. İktidar, pandemide esnafa üç kuruş yardım yapmayı bile beceremedi, iki maskeyi dağıtamadı. Şimdi uzaya çıkmaktan, Ay’a gitmektenbahsediyor. İktidarı, küçük ortağını ve mini ortağını, tabi yüzleri varsa, sokağa çıkmaya, esnafın, vatandaşın halini sormaya, onların derdi ile ilgilenmeye davet ediyoruz.

Bir ülkenin başına gelebilecek en kötü şey, geleceğini kaybetmesidir; yani gençlerini.

Türkiye’nin şu an en büyük sorunlarından biri de AK Parti iktidarının gençlerin Türkiye’ye dair umutlarını çalmasıdır. Umudun olmadığı yerde güneş hiçbir zaman doğmaz. Demokrasi yok, insan haklarını bırakın düşünce özgürlüğü yok. Gençler tweet bile atmaya korkuyor. Onları savunabilecek bir hukuk düzeninin, adaletin olduğuna inanmıyorlar. Öyle ki Boğaziçi’nde de yaşananlar, demokrasinin ve demokrasimizin güvencesi gençlerimizi nasıl bir 2023 yılının beklediğini gösteriyor. Oysa daha üç yıl önce, aynı Cumhurbaşkanı gençlere "Bize sorgusuz sualsiz itaat eden bir gençlik değil, neyi niçin savunduğunu bilen bir gençlik lazım" dememiş miydi? 

Daha beş yıl önce; "Sakın makam mevki sahiplerinin önünde eğilmeyin. İster Cumhurbaşkanı olsun, ister başbakan, ister para babaları olsun; şunu bilelim ki bunların önünde eğilmek dalkavukluğu getirir" dememiş miydi? İktidar 2050, 2071 masalları anlatadursun. Bu gençler olmadan Türkiye bırakın 2071’i, 2030’ları bile inşa edemez. Gençler artık iş istiyor, liyakat istiyor, eğitimleri ile bir yerlere gelmek istiyor. Gençler sınavdan sınava koşmaktan yorulmuş. Gençler nepotizmden usanmış. Türkiye’de gençlerin yüzde 75’i artık kariyer hayalleri kurmaktan vazgeçmiş. İşsizlik o kadar büyük bir sorun ki genç işsizlerin yüzde 75’i karın tokluğuna bile çalışmaya razı.

Bursa’nın en büyük sorunlarından biri kent içi trafik.

Bu sorun içinde bulunduğumuz dönemdeiçinden çıkılmaz bir hale gelmiş durumda ne yazık ki. Bu konuda günü kurtarma şeklinde yorumlanabilecek palyatif tedbirler bu sıkıntıyı çözmeye yetmiyor. Bursa trafiğini neredeyse günün her saatinde arapsaçına döndürüyor. Her yıl on binlerce aracın trafiğe katıldığı Bursa, alternatifsiz birkaç ana artere mahkum edilmiş durumda. Bursa’da şehir içi trafiği ile ilgili olarak bir an önce gelecek planlaması yapılmalı ve yeni düzenlemeler hayata geçirilmelidir. 

Bursa Sanayi, tekstil, otomobil ve metal gibi ekonomide büyüklüğü ele alan yapısıyla ihracatta önemli bir paya sahip şehrimiz.

Ama 18 organize sanayiyle çalışan şehrimiz bunu devam ettirme adına, devletten bir çaba göremiyor. Bursa'nın üretim ağının devam edebilmesi için ciddi kamu yatırımlarıyla desteklenmesi gerek. Ülkemizi dışa bağımlılıktan kurtaracak olan Yenişehir Otomobil Test Merkezi yatırımı için bu yıl da herhangi bir bütçe ayrılmaması, konunun 8 yıllık bir yılan hikayesine dönmesine yol açtı. Arazisi ayrılan, istimlakları yapılan ve iktidar’ın her yıl “Tamam yapıyoruz” sözü verdikleri Otomobil Test Merkezi’nin bir türlü hayata geçirilemedi. Bu yüzden ülkemizde üretilen araçlar son kontrol testleri için yurt dışına gönderilmeye devam ediyor ve Türkiye her yıl milyonlarca dolar döviz kaybına uğruyor.

Kuraklık ülkemizi bekleyen en büyük tehlikelerden biri.

Ne yazık ki Bursa da olası bir kuraklık karşısında en hazırlıksız şehirlerimiz arasında yer alıyor. Nitekim geçtiğimiz ay barajlarda 60 günlük su rezervinin kalmış olması, tehlikenin boyutlarını bir kez daha gözler önüne serdi. Şehre biraz olsun nefes aldırması beklenen Çınarcık baraj suyunun Bursa’ya ulaştırılması ile ilgili yatırımların ağır aksak ilerleyişi ve yeraltı sularının bilimsel hesaplamalar yapılmadan pervasızca kullanılması, Bursa’da su politikasının da Allah’a emanet yürütüldüğünü ortaya koyuyor. Bunun yanı sıra şehirde meydana gelen ani su baskınları ve seller ile ilgili herhangi bir elle tutulur proje üretilmediğinin de altını çizmek gerekiyor.

Bursa En Pahalı Suyu İçiyor

Evliya Çelebi’nin ünlü Seyahatnamesi’nde, “Velhasıl Bursa Sudan İbarettir” dediği su şehri Bursa’da vatandaşlar, ne yazık ki Türkiye’nin en pahalı suyunu içiyor. İYİ Parti’nin öncülüğünde yüksek sesle dile getirilen ve giderek büyüyen halkın tepkisi üzerine, Büyükşehir Belediye Başkanı, “Katı Atık Bedellerini faturalardan çıkartıp suyu ucuzlattık” diyerek sorunu geçiştirmeye çalışmıştı. Oysa asıl talep edilen, suyun birim maliyet fiyatının düşürmesi ile birlikte, faturalardaki diğer alt kalem giderlerinin kaldırılmasıydı. Bunlar olmadı ve Bursa için yüksek su faturası sorunu devam ediyor.

Bursaspor’un evi, stadı Timsah Arena

Hala daha bitirilememiş olması ve bizzat Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ın, “Maliyeti 1 Milyar lirayı aştı” dediği stadın, maliyeti itibarıyla yeni rekorlara koşacak olması kaçınılmaz görünüyor. Stat tam olarak tamamlandığında, toplam maliyetin 1 Milyar 250 Milyon TL’yi bulması bekleniyor. Stadyumun adı Timsah Arena Stadyumu,adında Timsah var, ama stadın mimarisinde olan timsah hala ortada yok. Stad 2015 yılı Aralık ayında açıldı ama ihalesi Sayıştay raporlarına da yansıyan timsah kafası hala tamamlanamadı. Öyle ki artık gelin arabalarının arkasına “Aşkımız Timsah Arena kafası gibi, hiç bitmesin” yazısı bile asılıyor. Biz de merakla bekliyoruz. Bursaspor’un evi bu stad ne zaman adında da yer alan Timsah Kafası’nakavuşacak?

Bu sorunun cevabını bekliyoruz.

Mudanyadaemlak.com

Game House Playstation Mudanya Nöbetçi Eczaneleri Sunar

Mudanya Nöbetçi Eczaneleri

Sosyal medyada bizi takip edin

facebook'ta mudanya.gen.tr'yi takip edin twitter'da Mudanya.gen.tr'yi takip edin youtube'da mudanyagentr'yi takip edin

Bu hafta öne çıkanlar