Saadet Partisi Bursa İl Başkanı Hamza Gürsel, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey hakkında yürütülen yargı sürecine ilişkin sert ve çarpıcı açıklamalarda bulundu. Gürsel, sürecin zamanlamasından uygulanış biçimine kadar pek çok noktada "seçici hukuk" uyarısı yaptı.

Saadet Partisi Bursa İl Başkanı Hamza Gürsel, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey hakkında yürütülen yargı sürecine ilişkin sert ve çarpıcı açıklamalarda bulundu.

 

BURSA – Saadet Partisi Bursa İl Başkanı Hamza Gürsel, kamuoyunun gündemini meşgul eden Mustafa Bozbey hakkındaki yargı sürecine dair yazılı bir açıklama yayımladı. Gelişmeleri sadece hukuki bir prosedür olarak değil; kamu yönetimi, şehir hakları ve hukuk etiği çerçevesinde değerlendiren Gürsel, sürecin ciddi soru işaretleri barındırdığını vurguladı.

"20 Yıl Sonra Gelen Soruşturma Düşündürücü"

Açıklamasında özellikle zamanlama vurgusu yapan Gürsel, Mustafa Bozbey’in 1999–2019 yılları arasındaki Nilüfer Belediye Başkanlığı dönemine atıfta bulundu. İddiaların aradan geçen uzun yılların ardından, Bozbey farklı bir makamdayken gündeme gelmesini eleştiren Gürsel şu ifadeleri kullandı:

“2019 öncesine ait iddiaların, aradan geçen yılların ardından ve farklı bir görevdeyken gündeme getirilmesi, hukukun işleyişi açısından kamuoyunda soru işaretleri oluşturmaktadır.”

İmar Süreçlerinde Kolektif Sorumluluk Vurgusu

İddiaların merkezinde yer alan imar uygulamalarına da değinen Hamza Gürsel, bu tür süreçlerin tek bir kişinin inisiyatifinde olmadığını hatırlattı. İmar konularının belediyelerden bakanlıklara kadar geniş bir denetim ağını kapsadığını belirten Gürsel, şunları kaydetti:

Bütüncül Yaklaşım: İmar süreçleri; belediyeler, ilgili bakanlıklar ve denetim mekanizmalarını kapsar.

Sorumluluk Paylaşımı: Eğer bir ihlal varsa, sorumluluk tüm kurumları kapsayacak şekilde bütünlük içinde ele alınmalıdır.

"Gözaltı Tedbiri Ölçüsüzdür"

Sürecin yürütülme biçimine dair teknik eleştirilerde bulunan İl Başkanı Gürsel, "gözaltı" kararına tepki gösterdi. Hukukta "ölçülülük" ilkesinin esas olması gerektiğini savunan Gürsel, "İfade alma ve davet yöntemleri mümkünken, doğrudan gözaltı tedbirine başvurulması kamuoyunda tartışma yaratmıştır" dedi.

"Seçici Hukuk Güveni Zedeler"

Gürsel, benzer iddiaların geçmişteki farklı yönetimler için neden gündeme gelmediğini sorgulayarak "seçici hukuk" tehlikesine dikkat çekti. Adaletin geciktirilmesinin veya kişiye özel işletilmesinin toplumda güven erozyonuna yol açacağını belirten Gürsel’in açıklaması şöyle devam etti:

“Hukuk geciktirildiğinde veya seçici şekilde işletildiğinde adalet duygusu zedelenir. Bu durum, sadece ilgili kişiler değil, tüm toplum nezdinde güven kaybına yol açar.”

Saadet Partisi'nden Şeffaflık Çağrısı

Açıklamasının sonunda peşin hükümlü olmadıklarını ancak adaletin tecellisi için sürecin takipçisi olacaklarını belirten Gürsel, hukukun siyasi ajandalardan bağımsız olması gerektiğini vurguladı. Gürsel, "Hukuk, siyasi takvimlere göre değil, kendi ilkeleri doğrultusunda işlemelidir. Soruşturmalar şeffaf ve herkese eşit şekilde yürütülmelidir" diyerek sözlerini noktaladı.

Bursa kamuoyu, Mustafa Bozbey hakkında devam eden bu yargı sürecinin nasıl sonuçlanacağını ve siyasilerin bu süreçteki tutumlarını yakından takip etmeye devam ediyor.