Mudanya’da Ramazan ayının son günlerinde gerçekleştirilen kaçak yapı yıkımları, siyasi kulisleri hareketlendirdi. Geçtiğimiz dönemde Memleket Partisi Mudanya İlçe Başkanlığı görevini yürüten ve partisinin kapanmasıyla CHP’ye katılan Heybet Arslan, Mudanya Belediyesi’nin yıkım kararlarına ve Mudanya Belediyesine baskı yapan kurumlara sert eleştiriler getirdi.
"İmar Barışı Umut Dağıttı, Bugün Bedel Ödetiliyor"
Heybet Arslan, yaptığı açıklamada devletin bir dönem "İmar Barışı" adı altında vatandaşın kaçak yapılarına yapı kayıt belgesi verdiğini hatırlatarak, gelinen noktadaki çelişkiye dikkat çekti. Arslan, şu ifadeleri kullandı:
"Devlet bir dönem para karşılığında yapı kayıt belgesi vererek milyonlarca vatandaşa umut dağıttı. Ancak bugün aynı devletin kurumları, valiler ve kaymakamlar aracılığıyla belediyelere baskı yaparak bu yapıların yıkılmasını dayatmaktadır. Bu açık bir çelişkidir ve bedelini yine vatandaş ödemektedir."
Ekonomik Kriz ve Barınma Sorunu
Vatandaşın yeni bir konut alma imkanının kalmadığına vurgu yapan Arslan, yıkımların yeni sosyal problemler doğuracağını savundu. Ekonomik şartların ağırlığına değinen CHP’li siyasetçi, yöneticilere şu soruları yöneltti:
- Bu ağır ekonomik şartlarda vatandaşın yeni bir ev alma imkânı var mıdır?
- Vatandaşın güvenli barınma ihtiyacı eksiksiz karşılanabilmiş midir?
- Olası bir depremde sığınma alanları yeterli midir?
"Büyük İnşaatları Denetleyin, Küçük Yapıları Değil"
Kaçak yapılaşmayla mücadele edilmesine karşı olmadığını ancak önceliğin yanlış belirlendiğini ifade eden Heybet Arslan, "Gerçek mücadele, haksız yere onlarca kat çıkılmış büyük inşaat alanlarının denetlenmesiyle mümkündür. Vicdanen doğru olan budur" dedi.
"İnsanı Yaşat ki Devlet Yaşasın"
Açıklamasının sonunda mülki idarecileri ve Belediye Başkanı Deniz Dalgıç'ı sağduyulu olmaya davet eden Arslan, Şeyh Edebali'nin ünlü sözünü hatırlattı:
"Yönetenlerin görevi vatandaşı sıkıntıya sokmak değil; onlara makul ve adil çözümler üretmektir. Değerli yöneticilerimizi, 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' şiarına uygun hareket etmeye davet ediyorum."
Açıklamasını Ramazan Bayramı tebrikleriyle sonlandıran Arslan'ın bu çıkışı, Mudanya Belediyesi ve CHP ilçe örgütü içerisinde nasıl bir yankı uyandıracağı merak konusu oldu.
Haber Öner KIRAN - mudanya.gen.tr
Açıklamanın tam metni;
Basına ve kamuoyuna.
Yerel yönetimler, siyasi partilerin iktidar yolculuğunda en önemli basamaklardan biridir.Yerelde başlayan ve doğrudan vatandaşa dokunan politikalar, toplumunun güvenini kazanmanın temelidir.Bu nedenle alınan kararlar vatandaşın hayatını kolaylaştırması gerekirken, bugün tam tersine vatandaşın yükünü artıran uygulamalarla karşı karşıya kalıyoruz.
Öncelikle imar barışı meselesine dikkat çekmek istiyorum.
Devlet bir dönem " imar barışı" adı altında ruhsatsız ve imara aykırı yapılara para karşılığında yapı kayıt belgesi vererek milyonlarca vatandaşa umut dağıttı.Ancak bugün aynı devletin kurumları, valiler ve kaymakamlar aracılığıyla belediyelere baskı yaparak bu yapıların yıkılmasını dayatmaktadır.
Bu açık bir çelişkidir ve bedelini de yine vatandaş ödemektedir.
Buradan açıkça soruyorum:
Bu ağır ekonomik şartlarda vatandaşın yeni bir ev satın alma imkânı var mıdır?
Yine aynı şekilde vatandaşın güvenli barınma ihtiyacını eksiksiz karşılayabilmiş midir?
Olası bir depremde vatandaşın sığınma alanları yeterli midir?
Bu nedenle, vatandaşın başını soktuğu evi yıkmak, çözüm değil yeni bir sosyal problem üretmektir..
Zor şartlar altında hayat mücadelesi veren insanlara kolaylık sağlamak; sayın vali, kaymakam ve belediye başkanlarının en temel görevlerinden biridir.İnsanların kısıtlı imkanlarla,adeta nefes almak için yaptıkları küçük çaplı yapıların yıkılması tek başına bir çözüm değildir.Elbette kaçak yapılaşmayla mücadele edilmelidir; ancak gerçek anlamda mücadele, haksız yere onlarca kat çıkılmış büyük inşaat alanlarının denetlenmesiyle mümkündür.Vicdanen doğru olan da budur.
Yönetenlerin görevi vatandaşı sıkıntıya sokmak değil; onlara zor olsa da makul ve adil çözümler üretmektir..
Bu noktada iyimserliğimi koruyor,il ve ilçelerimizi yöneten sayın vali, kaymakam ve belediye başkanlarımızın sağduyulu bir adım atacağına inanmıyorum..
Değerli yöneticilerimizi, " insanı yaşat ki devlet yaşasın" şiarına uygun hareket etmeye davet ediyorum..
Bu vesileyle mübarek Ramazan ayının son günlerini yaşadığımız ve Bayram hazırlıkları yaptığımız bu günlerde; herkese hayırlı Ramazanlar akabinde de sağlık, huzur ve mutluluk içinde bir bayram diliyorum..
Saygılarımla Heybet Arslan..