İYİ Parti Mudanya İlçe Başkanı Ersin Erdönmez, Gazeteci Öner Kıran’a verdiği çarpıcı röportajda Mudanya’nın fotoğrafını çekti. İlçe başkanlığı kürsüsünü bölücü elebaşı,bebek katili, terörist Abdullah Öcalan’a umut hakkı ve terör örgütü üyelerine genel af sağlanıp iş verilmesi projesi "İhanet Süreci" bitene kadar siyah örtüyle kapatacağını ilan eden Erdönmez, Mudanya’nın "üvey evlat" muamelesi gördüğünü belirterek, "Ölüye hizmet var, diriye yok" çıkışıyla dikkatleri üzerine çekti.
BURSA/MUDANYA – İYİ Parti Mudanya İlçe Başkanı Ersin Erdönmez, gazeteci Öner Kıran’a verdiği özel röportajda hem ulusal gündeme hem de Mudanya’nın kanayan yaralarına parmak bastı. Röportaja damgasını vuran detay ise İYİ Parti ilçe merkezindeki kürsünün üzerine örtülen siyah örtü oldu.
"BU İHANET SÜRECİ BİTENE KADAR O SİYAH ÖRTÜ KALKMAYACAK"
Ulusal siyasetteki "açılım" ve terörist başı Abdullah Öcalan’a yönelik "umut hakkı" tartışmalarını sert bir dille eleştiren Erdönmez, bu durumu "İhanet Süreci" olarak tanımladı. Kürsüdeki siyah örtünün tarihsel bir mesaj taşıdığını vurgulayan Erdönmez, şunları söyledi:
"Bursa işgal altındayken Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Meclis kürsüsüne siyah örtü örttürmüştü. Biz de bugün yaşananları bir ihanet süreci olarak görüyoruz. Bu ihanet süreci bitene kadar o siyah örtü oradan kalkmayacak."
"HEM APO'YU SALACAĞIZ DİYORLAR
HEM DE UTANMADAN ŞEHİT AİLELERİYLE FOTOĞRAF ÇEKTİRİYORLAR!"
İYİ Parti Mudanya İlçe Başkanı Ersin Erdönmez, gündemdeki terör örgütü üyelerine "açılım" ve "umut hakkı" tartışmalarına sert tepki gösterdi. Şehit ailelerine karşı duyulan mahcubiyet ile terör odağındaki siyasi söylemler arasındaki tezatlığa dikkat çeken Erdönmez, "Biz şehit ailelerinin yüzüne bakmaya çekinirken, birileri utanmadan onlarla poz veriyor" dedi.
"Biz Yüzlerine Bakmaya Çekiniyoruz!"
Gazeteci Öner Kıran’ın sorularını yanıtlayan Ersin Erdönmez, toplumun en hassas noktası olan şehit aileleri üzerinden yürütülen siyaseti eleştirdi. Bir şehit ailesi gördüğünde "evlatlarını koruyamadık" düşüncesiyle yüzlerine bakarken çekindiğini ve mahcubiyet duyduğunu dile getiren Erdönmez, mevcut siyasi atmosferdeki çelişkiyi şu sözlerle ifade etti: "Biz şehit ailelerinin yarası daha fazla deşilmesin diye geri dururken; Apo’yu salacağız diyenler, teröristlere af çıkaracağız diyenler utanmadan, sıkılmadan bir de gidip şehit aileleriyle fotoğraf çektiriyorlar. Bu benim aklıma yatmıyor".
"Tatlı Su Kurnazlığı Yapıyorlar" Erdönmez, kendisine yöneltilen "Barış istemiyor musunuz?" şeklindeki soruları "tatlı su kurnazlığı" olarak nitelendirdi. Barış adı altında terör örgütü elebaşının serbest bırakılmasının halka sorulması gerektiğini belirten Erdönmez, asıl soruların şunlar olması gerektiğini vurguladı:
• "Bebek katili Abdullah Öcalan'ın dışarı çıkarılmasını istiyor musunuz?"
• "Teröristlerin devlet dairelerinde işe alınmasını, elektrik-su sayaçlarınızı okumasını istiyor musunuz?"
• "Oy uğruna şehit ailelerini hiçe sayacak mısınız?"
İhanet Süreci Bitene Kadar Siyah Örtü Kalkmayacak Ulusal siyasetteki bu gelişmeleri "İkinci İhanet Süreci" olarak tanımlayan Erdönmez, bu sürece tepki olarak İYİ Parti Mudanya İlçe Başkanlığı’ndaki kürsüye siyah örtü örttüklerini hatırlattı. Bursa’nın işgal yıllarında TBMM kürsüsüne örtülen siyah örtü geleneğine atıfta bulunan Erdönmez, terörist başı hakkındaki af ve "umut hakkı" gündemden düşene kadar bu örtünün kalkmayacağını bir kez daha ilan etti.
Helallik İsteyenler Arıyor Erdönmez, seçim döneminde İYİ Parti’ye yönelik "terörle iş birliği" iftirası atanların, bugün gelinen noktada yanıldıklarını anladıklarını söyledi. "İhanet süreci" başladıktan sonra kendisini 40’a yakın kişinin arayarak "Biz böyle bilmiyorduk" diyerek helallik istediğini de sözlerine ekledi.
Bu çarpıcı açıklamalar, Mudanya siyasetinde "polemik değil, gerçeklerin konuşulması" gerektiğini savunan Erdönmez’in, milli değerler konusundaki tavizsiz duruşunu bir kez daha ortaya koydu.
Röportaj 12 Şubat 2026 günü gerçekleştirilmiştir

"ÖLÜYE VAR, DİRİYE YOK: ANLAŞILAN MUDANYA ÜVEY EVLAT"
Erdönmez, Mudanya’nın yıllardır hak ettiği yatırımı alamadığını, "üvey evlat" muamelesi gördüğünü çarpıcı bir örnekle anlattı. Özellikle kendi ikamet ettiği Dedeköy ve çevresindeki mahallelerdeki adaletsizliğe dikkat çeken Erdönmez, doğalgaz ve yol hizmetindeki çelişkiyi şöyle ifade etti:
"Hasköy’deki mezarlığa kadar doğalgaz ve yeni asfalt getirildi. Ancak hemen yanındaki, insanların yaşadığı Dedeköy ve Küçük Yenice’ye bu hizmet ulaşmadı. Yani ölüye hizmet var, diriye yok! Mezarlığa hizmet götürülürken yaşayan insanların olduğu köylerin ihmal edilmesi, buraların üvey evlat olarak görüldüğünün kanıtıdır."
TRAFİKTE ÇÖZÜM ÖNERİSİ: "GİRİŞ VAR, ÇIKIŞ YOK"
Mudanya’nın kışın 110 bin olan nüfusunun yazın, özellikle hafta sonları 300 bine dayandığını belirten Erdönmez, sadece bir Pazar günü ilçeye 60 bin aracın giriş yaptığını hatırlattı. Mevcut durumu "Giriş var, çıkış yok" sözleriyle özetleyen İYİ Parti İlçe Başkanı, çözüm önerilerini şöyle sıraladı:
"İpar Caddesi gidiş yönüne dahil edilmeli ve Mudanya'dan çıkış trafiği üst taraftan, Su Deposu ve Engin Adıyaman Caddesi üzerinden verilmelidir. Ayrıca Mudanya Meydanı projesinde otopark sorunu bütçe ve deniz suyu seviyesi gerekçeleriyle çözülemedi. Trafik ve otopark sorununu çözmeden bina yaparsanız, o koca tırların meydandan dönmesine engel olamazsınız."
"DEĞİŞEN TEK ŞEY NÜFUS, YOLLAR AYNI"
İlçenin altyapı ve üstyapı sorunlarına değinen Erdönmez, "Mudanya’da son 10 yılda değişen tek şey nüfus; yollar aynı, sorunlar aynı" diyerek hem yerel yönetime hem de merkezi hükümete sitem etti. Özellikle sahil şeridindeki kırsal mahallelerin yollarının "ölüm yolu"na döndüğünü belirten Erdönmez, "Eşkel, Esence, Mesudiye ve Söğütpınar yolları çok dar, aydınlatmasız ve uyarısız. Bu yollarda yaşanacak ölümlü bir kazanın vebalinden kimse kurtulamaz" uyarısında bulundu.
"BELEDİYE BİRİMLERİ DAĞINIK, VATANDAŞ MAĞDUR"
5.1 büyüklüğündeki deprem sonrası yıkılan belediye binasının ardından hizmetlerin aksadığını savunan Erdönmez, birimlerin farklı noktalara dağılmasının vatandaşı yorduğunu ifade etti. Erdönmez, "Çözüm olarak tüm birimlerin Halit Paşa’daki kapalı pazar yerinde (Gençlik Merkezi) toplanmasını ve vatandaşlar için ücretsiz ring seferleri düzenlenmesini önerdik ancak dikkate alınmadı" dedi.
VİDEO RÖPORTAJ
EMEKLİYE ÇORBA, GENÇLERE UMUT, TRAFİĞE TÜVTÜRK
Röportajda Mudanya’nın sosyal ve ekonomik ihtiyaçlarına da değinen Erdönmez’in vurguladığı diğer başlıklar şöyle:
• Emekli Kenti: "Mudanya bir emekli kenti. Açlık sınırının altında yaşayan emeklilerimiz için çay ve çorbanın ücretsiz olduğu sosyal tesisler şart."
• Taşımalı Eğitim Çilesi: "Kırsal mahallelerimizden taşımalı sistemle gelen öğrencilerimiz, o tehlikeli yollarda sabahın kör karanlığında yola çıkıyor. Çocuklarımızın çileli bir eğitim hayatı var."
• Milli Servet Kaybı: "Binlerce araç muayene için Gemlik veya Kestel’e gidiyor. Bu milli servet kaybıdır. Mudanya’ya acilen en az iki kanallı bir TÜVTÜRK istasyonu kurulmalıdır. Geçici istasyonlarda ahbap-çavuş ilişkisiyle sıra alınması Mudanyalıya haksızlıktır."
• Kentsel Dönüşüm: "Parsel bazlı değil, ada bazlı dönüşüm şart. Belediye Başkanı Sayın Deniz Dalgıç’ın yerinde dönüşüm fikri silüet için doğru olsa da ekonomik gerçeklerle uyuşmuyor. Müteahhit ve vatandaşın elini taşın altına koyabilmesi için ada bazlı model teşvik edilmeli."
"İFTİRA SİYASETİ YAPMAYACAĞIM"
Sözlerini siyaset anlayışını özetleyerek bitiren Ersin Erdönmez, klasik polemik siyaseti yerine "Hakikat Siyaseti" izlediğini vurguladı. Erdönmez, "Ben hiçbir zaman iftira siyaseti yapmayacağım. Ben bir şey söylüyorsam kesin doğrudur. Amacımız bağcıyı dövmek değil, Mudanya’yı daha yaşanabilir kılmaktır. Şurada şu eksik demekle kalmıyor, çözüm önerilerimizi de sunuyoruz" diyerek sözlerini noktaladı.
