Bugün Mudanya’nın o meşhur rıhtımında, İsmet İnönü Bulvarı’nda deniz kokusu değil, geniz yakan bir evlat acısı var. Henüz beş yaşında, hayatın ne olduğunu bile anlamadan, oyun oynaması gereken yerde koca bir çöp taksisinin tekerlekleri altında can veren o sabinin ahı gökyüzünü tuttu.

Mudanya’da Deniz Kokusu Değil, Evlat Acısı Var!
Huzurun adresi olması gereken rıhtım bandı, şimdilerde rantın ve ticari hırsın paylaşılamayan meydanı haline geldi. Bursa Büyükşehir Belediyesinin önce masum birer büfe olarak kondurduğu, sonra kafelere, çay bahçelerine evrilen o kulübeler, uluslararası seyyar satıcılar; insan yoğunluğunu sadece birer "gelir kapısı" olarak gören bir anlayışın eseri. Kalabalıkların içinde bir kargaşa; elektrikli skuterler, üç tekerlekli metal yığınları ve tüm bunların arasında güvenlikten mahrum, kör noktalarıyla ölüm saçan çöp araçları... Mudanya, kim dokunsa elinde kalan bir hüzün yumağı artık.
Bu karmaşanın ortasında bugün bir ana kuzusu, belediyenin bir hizmet aracıyla hayattan koparıldı. Şimdi hangi inceleme, hangi soruşturma giden canı geri getirir? Bir fidan devrildi, bir evin ışığı söndü; geriye sadece "ne yazar?" diye soran yorgun yürekler kaldı.
Mudanya, tam bir başıboşluk ve bozukluk içinde bir yer oldu. Hafriyat kamyonları arasında okula giden minik öğrenciler var ama o noktada trafik polisi yok. Parklardaki sivri korkuluklara saplanarak vefat edenler, anne babasının gözü önünde çöp aracı altında kalarak ölen evlatlar... Başıboş sokak köpek saldırısından kaçarken düşen ve kemiklerini kıranlar. Ne ararsanız Mudanya’da var.
Çünkü şehri yönetenlerin sinesinde "insan" değil, "hesap" var. Eğer öyle olmasaydı, bu kent böyle plansız, böyle nefessiz, başıboş büyümezdi. Örneğim tarım için atıl görülen araziler Sokak Hayvanları Barınağı için kıymetli olarak tanımlanmazdı.Yine öyle olsaydı, bir güvenlik denetiminden geçer ve eksiklikler derhal tamamlanarak önlemler alınırdı. Bir güvenlik denetimi, bir risk analizi çok görülür müydü bu halka?
Çocuk parkları, okul bahçeleri, enerji nakil hatları, yağmursuyu gider ve dere yatakları, alt ve üst geçitler, duraklar, sahil bandı, kaldırımlar, apartman balkonlarına konulan saksılar, çukurlarla dolu yollar gibi pek çok nokta gözardı ediliyor?
Artık ilçe koordinasyon toplantılarına yerel basın mensupları bile davet edilmiyor. Çok eskilerde özel davet gelir ve basın, gördüğü aksaklıkları nezaketle aktarırdı. Mudanya’mız her yıl farklı bir kopuş noktası yaşıyor. Mudanya’mız her yıl biraz daha bizlerden uzaklaşıyor.
Soruyorum; kalabalığın en yoğun olduğu saatlerde o motorlu devlerin sahil bandında ne işi var? Bir esnafın bile sırtına binen "iş güvenliği" kuralları, neden belediyenin parklarında, rıhtımlarında, devrilmeye yüz tutmuş ağaçlarında veya gökyüzünü bir örümcek ağı gibi saran havai elektrik hatlarında işlemez? Yoksa insan hayatı, "indir-kaldır imar" oyunlarından daha mı değersiz?
Bursa Büyükşehir Belediyesinin çöp taksi aracı altında can veren Serhad Aydoğdu yavrumuzun feci vefatı ile anne ve babasının feryatları gökyüzünü kapladı; çaresizce minicik evlatları ellerinden kayıp gitti. Peki, bu işin sorumlusu kim? Minik çocukların, güvenli sanılarak gezmesi için rıhtıma getirilmesi mi suç? Yazık, çok yazık! Eyvah ki ne eyvah... İnsanların yöneticilerine güvenememesi, göz önündeki tehlikelerin basit önlemlerle bertaraf edilmemesi ve vatandaşın memleketine olan inancının sarsılması ne acı! Mudanya artık bir sahil kasabası değil, ihmallerin kol gezdiği bir matem coğrafyası.
Daha dün okuldan kardeşini almaya giden bir genç kızımız, 12 Eylül İlkokulu sokağında (Bostan Sokak) kaldırımda yere kapaklandı. Şanslıydı; başını yere vurmaktan son anda kurtuldu ancak can acısı içine çöktü.
Allah aşkına; her gün Atatürk silüeti önünden lüks arabasıyla geçip makamına oturan başkan, 620 öğrencinin kullandığı o sokaktaki çukurlarla dolu kaldırım bozuntusuna bakmayı neden akıl etmez?
Belediye şirketlerinden huzur hakkı alan yardımcıları, meclis üyeleri yok mu? Onlara da "Bakın şuralara" diye talimat vermez mi?
10 yıllık bağımsız denetçi raporunu hazırlayanlar, balkanlara çıkarma yapan başkanlar, neden bir "Kent Güvenliği Raporu" hazırlatmaz?
BAŞKA MUDANYA!
Daha geçen gün Mudanya Şükrü Çavuş Mahallesi 2. Sevgi Sokak’ta, dört ayrı noktadan havai elektrik hatları büyük bir patlamayla ve yoğun kıvılcımlarla kaldırıma, park halindeki araçların üzerine düştü. Beş yıldır burada ölüm tehlikesi var! "Bu havai hatlar bir an önce yer altına alınmalı, yangın tehlikesi de var" diye yazışmalar yapan, basın açıklamalarıyla adeta "felaket geliyor" diye feryat eden Muhtar Şeref Şaş’tan başka, olay sonrası tek bir yetkili çıkıp halka açıklama yaptı mı? Tıkla Haberi oku Muhtar ŞAŞ'ın video açıklamasını izle
Nerede bu yetkililer? Bu havai hatların kopmasının sorumlusu kim? Kaldırımda biri olsaydı, örneğin ekmek almaya giden bir evladımız elektrik çarparak kavrulsaydı o etkili ve yetkili kişiler ne yapacaktı? "İnceleme başlatıldı" mı diyeceklerdi? Yahu, tehlikeli yerler için bu incelemeler bir şehirde neden periyodik olarak yapılmaz?
Ve yıllar geçse de akıllardan çıkmayanlar:
Nisan 2021 günü Güzelyalı Eğitim Mahallesi Söğütlü Cadde üzerinde bulunan Mudanya Belediyesi Taş Devri Çocuk Parkı’na bitişik apartmanın mızrak gibi sivri demir parmaklıklarının üzerine düşerek, annesinin gözleri önünde hayatını kaybeden Çağan Ege Yer’in pisi pisine hayattan kopuşu... Tıkla arşiv haberini oku
Hangisini yazayım?
Tüm olanlara, yazılarımıza ve şahsi uyarılarımıza rağmen; çocuk parklarına bitişik apartman sitelerinin sivri mızraklı demir korkuluklarına müdahale etmeyen yerel idare ve yönetimler, bu veballer sizin boynunuza, bilin!
Kısaca dostlar; evet, Mudanya artık "başka" bir Mudanya oldu. Geçtiğimiz 60 yılda Mudanya’yı berbat ettiler. Onlara keyif sürmek, vatandaşa ise yürek yangını kaldı.
ALLAH MÜSTEHAKINIZI VERSİN!
Öner KIRAN - mudanya.gen.tr
13Mart2026