Bazen bir kentin ruhu, meclis salonlarının yüksek tavanları altında, soğuk mikrofonların başında test edilir. Mart ayı meclis toplantısında Mudanya, tam da böyle bir "insaniyet" ve "vefa" sınavından geçti. MUDANYA BELEDİYE MECLİSİNİN VEFA SINAVI. Öner KIRAN Yazdı.
 
Tıkla Dinle 
 
Geçtiğimiz Ocak ayının o kapkara gününü hatırlayın... Kumyaka yolu üzerindeki o bağ evinde, sessiz bir ölüm tuzağına dönüşen metan gazı dolu kuyunun başında yaşananları... 17 yaşındaki bir fidan, Yiğit Efe Akpınar, babasının nefessiz kaldığını gördüğü o saniyede ne "prosedür" düşündü ne de "emsal" teşkil edip etmeyeceğini... Sadece kalbinin sesini dinledi, babasını o kuyudan çekip çıkardı ama kendi nefesi yetmedi. Mudanya, o gün sadece bir gencini değil, cesaretin kitabını yeniden yazan bir evladını kaybetti.

Peki, biz ne yaptık?

Mudanya Belediye Meclisi’nde AK Parti Grubu’nun verdiği o anlamlı önergeyle umutlandık. Gençlik Merkezi’ndeki bir salona Yiğit Efe’nin adı verilsin, o kahramanlık hikayesi Mudanyalı gençlere ilham olsun istedik. Ama Belediye Başkanı Deniz Dalgıç’ın sözleri, Mudanya’nın toplumsal dokusunu iliklerine kadar hisseden bizlerin içini sızlattı.

Sayın Başkan, bu elim hadiseyi tarif ederken "Çok absürt bir kaza... Birçok ihmal var içinde... Hala anlayamadığımız bir şekilde gerçekleşti" ifadelerini kullandı. Sayın Dalgıç, orada yaşanan şey "anlaşılmayacak" bir teknik arıza değil, bir evladın babası için canını hiçe saydığı bir Mudanya insanınınduruşunu karakterini gösteren fedakarlık örneğidir. Siz meseleye bir mühendis soğukluğuyla, bir yönetici mantığıyla yaklaşıyor olabilirsiniz; ancak Mudanya’nın ruhu "absürt kaza" tanımlamasını kabul etmez. Bizim için o, Mudanya’nın bağrından kopan bir kahramanlık nişanesidir.
 

Daha da vahimi, isim verme talebinin "Hepsini vermeye kalktığımızda bunu iyi ayırt etmek gerekir, şehitlerimiz var, diğer evlatlarımız var" diyerek emsal korkusuyla Kültür Komisyonu’na havale edilmesidir. 

Sorarım size; vefa göstermek ne zamandan beri "sıkıntı" oldu? Yiğit Efe’nin adını bir duvara asmak için hangi laboratuvar testinden geçmesi gerekiyor?

Mudanya’nın tarihine ve acısına yabancı olanlar, bu meseleyi sadece bir isim tabelası sanabilir. Ama biz biliyoruz ki, o isim oraya asıldığında sadece Yiğit Efe değil, Mudanya’nın yardımlaşma ruhu, aile bağı ve sarsılmaz cesareti onurlandırılacaktı.

Kahraman Şehidimiz Şükrü Çavuş birliğinden izin alarak Mudanya’ya birkaç saatliğine gelmiş ve iskele çıkan düşman askerlerini görüp baba evinden aldığı tüfekle düşmanla hayatını kaybedeceğini bile bile çarpışmıştı. Ne alakası var diyenlere hatırlatmak lazım Yiğit Efe metan gazı dolan kuyuda olan babasını kurtarmak için aynı yüksek karakterle hiç düşünmeden müdahale etmiş ve maalesef hayatını kaybetmişti. Yiğit Efe gibi sivil bir kahramanlığın onurlandırılması, diğer değerlerimizi eksiltmez; aksine bu kentin mayasındaki fedakarlığı yüceltir.

Şimdi konu Kültür Komisyonu’nda... Bakalım o komisyondan "mantıksal bir reddiye" mi çıkacak, yoksa bu kentin vicdanını rahatlatacak bir "vefa" mı?

Unutmayın; kağıt üzerindeki kurallar gün gelir değişir, ama bir kentin yüksek karakterli insanlarına sahip çıkmadığı o soğuk sessizlik nesiller boyu unutulmaz.

Yiğit Efe o gün babasını kurtardı... Peki Mudanya Meclisi, kendi evladının hatırasını "bürokrasi kuyusundan" kurtarabilecek mi?
Bekleyip göreceğiz. 

Öner KIRAN - mudanya.gen.tr

MUDANYA BELEDİYE MECLİSİNDE YAŞANANLAR VİDEO

a