Güncel Haber

Bojidar Çipof

Colors: Green Color

Bojidar Çipof KimdirRSSBojidar Çipof 1953 yılında İstanbul'da doğdu. Ailesi Ege Makedonya’sından İstanbul’a göç etmiş bir ailedir.

1993 yılından, 2007 yılına kadar Bulgar Ortodoks Kiliseleri Vakfı'nda Yönetim Kurulu Üyeliği yaptı. Bu süre içinde Fener Rum Patrikhanesi'ne karşı 1996 (Eski TCK 175.1) ve 2007 (Yeni TCK 115) yıllarında açtığı iki dava, konusundaki ilk Yargıtay İçtihatları haline geldi.

2007’de sonuçlanan dava 2007’den itibaren sekiz sene Türkiye’nin AB İlerleme Raporlarında tenkit olarak yer aldı. Bağımsız yargı söyleminde olan AB’nin, Yargıtay 4. Dairesi’ne karşı yaptığı bu tenkit ülkemize yapılan çifte standarta bir örnek teşkil etti. Bahsi geçen dava İstanbul Barosu tarafından ise “Yerel Bir Mahkemenin Kararı” adı altında dergi olarak yayınlandı.

Bojidar Çipof 2010’da “Bojidar Çipof Kitapları” adlı bir yayınevi kurmuş ve ilk kitabı olan “Patrikhane ile Mücadelem”i yayınlamıştır. Halen basıma hazır kitapları vardır. 

“2023 Dergisi” ile “Diplomatik Gözlem” dergilerinde ve birçok haber portalında yayınlanmış teostrateji alanında makaleleri bulunmaktadır ve çok sayıda televizyon ve radyo programına da katılmıştır.

2003'te Kadir Has Üniversitesi’nde 'Dünü ve Bugünü ile Haliç Sempozyomu'nda  sunduğu “Haliç'teki Demir Kilise’nin ve Bulgar Cemaati’nin Tarihi” başlıklı tebliği basılmıştır.

2010’da, İstanbul Üniversitesi, İletişim Fakültesi tarafından tertiplenen “Çok Dilli İletişimin Merkezi: İstanbul” panel ve sergisine Osmanlı Döneminde İstanbul’da basılan Bulgarca gazeteleri koleksiyonuyla katılmıştır.

2014’te İstanbul Üniversitesi’nde yapılan “1989-Bulgaristan Göçünün 25. Yılı Sempozyomu'nda konuşmacı olarak yer almıştır.

Bojidar Çipof Teostrateji konulu makalelerini yayınlamaya 2009-2010 yıllarında Türksam’da başladı. 2011’den itibaren ise makaleleri 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü’nde yayınlanmakta olup mudanya.gen.tr de yazılarına 18 Ocak 2012 yılından bu yana kendisinden izin alınarak yer verilmektedir.

Ayasofya’nın geçtiğimiz 24 Temmuz Cuma günü “Ayasofya-i Kebir Camii” adıyla, 86 yıl sonra yeniden ibadete açılmasının ardından müspet ya da menfi hayli tepkiler oldu. Ayasofya’nın yeniden camii olarak faaliyete geçmesi ile birlikte en önemli husus; Helenizm’in ana doğması olan “Megali İdea Doktrini”nin akamete uğramasıdır.

Barış Pınarı harekâtının başlamasından sonra ABD, AB ve birçok ülkeden Türkiye aleyhine sesler yükseldi.

ABD bu konuda başı çekiyordu. Her ne kadar bir anlaşma tesis edilmiş olsa da Başkan Trump’ın çelişkili açıklamaları, birbirini tutmayan Twitter paylaşımları, hatta aynı Twitter paylaşımında cümleler arasında bile çelişkiler oldu! Trump’ın tüm bu tuhaf paylaşımlarından ve beyanlarından -iyimser bir bakışla- anladığımız iç kamuoyuna yönelik söylemler olduğuydu. ABD’de Trump ile devlet organlarının farklı bakış açısı ve söylemi benimsediklerini anladık!

Gerçek Hayat Dergisi’nin 4 Mayıs tarihli baskısında Fethullah Gülen Terör Örgütü (FETÖ) konulu 176 sayfalık bir özel sayı yayınlamıştı. Dergide yer alan bazı söylemler Helenler tarafında büyük rahatsızlık yarattı ve bu dergiye yapılan tepkiler Yunan medya kanallarında hâlâ devam ediyor.

Geçtiğimiz 21 Haziran’da ABD’nin her sene yayınladığı, bir önceki senenin din özgürlüğünü inceleyen raporu “Annual Report on International Religious Freedom” açıklandı. Geçen yıllarda olduğu gibi bu raporda da Türkiye aleyhine yapılan eleştiriler yer aldı. Araştırma konularımızdan olan Rum Patrikhanesi hakkında bu raporda da ağır ifadeler yer aldı. Türkiye suçlandı.

Meydan Köftecisi

Mudanyadaemlak.com

Bu hafta öne çıkanlar