Mudanya Demokrasi Platformu, Mudanya Belediyesi tarafından satışa çıkarılan Koç Restaurant ve Otel (yeni adıyla Tirilye Muhallebicisi) ile Çağrışan Mahallesi’ndeki taşınmaz için sert bir basın açıklaması yaparak Halkçı Belediyeciliğin ne olduğunu, ne olmadığını anlattı. Açıklamayı kamuoyuna DİSK Devrimci Emekliler Sendikası Bursa Yönetim Kurulu Üyesi Necati Barışman okudu.

Mudanya Demokrasi Platformu, Mudanya Belediyesi tarafından satışa çıkarılan Koç Restaurant ve Otel (yeni adıyla Tirilye Muhallebicisi) ile Çağrışan Mahallesi’ndeki taşınmaz için sert bir basın açıklaması yaptı.

Mudanya’da son günlerde gündeme gelen belediyeye ait taşınmazların satış kararı kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor. Mudanya Demokrasi Platformu tarafından yapılan açıklamada, belediyenin mülk satış politikalarına tepki gösterilerek kamusal varlıkların korunması gerektiği vurgulandı.

DİSK Devrimci Emekliler Sendikası Bursa Yönetim Kurulu Üyesi Necati Barışman tarafından okunan açıklamada, yeni adıyla Tirilye Muhallebicisi olarak faaliyet gösteren, eski adıyla Koç Restaurant ve Otel olarak bilinen taşınmaz ile Çağrışan Mahallesi’nde bulunan arazinin satışa çıkarılmasının kabul edilemez olduğu ifade edildi.

Platform adına yapılan açıklamada, geçmiş yıllarda kamuya ait taşınmazların satılmasının yerel yönetimlerin başvurduğu geçici çözümlerden biri olduğu belirtilerek, bu uygulamaların kamu yararına kalıcı bir katkı sağlamadığı savunuldu. Açıklamada, satış politikalarının kent belleğini zayıflattığı ve kamusal varlıkların giderek azalmasına yol açtığı görüşüne yer verildi.

Koç Restaurant ve Otel’in uzun yıllar boyunca Mudanyalıların sosyal yaşamında önemli bir yer tuttuğu belirtilen açıklamada, daha önce Kız Sanat Okulu binasının devredilmesi, Mudanya İskelesi’nin işlevsiz bırakılması ve Tekel Tütün Deposu’nun kapatılması örnek gösterilerek benzer bir sürecin yeniden yaşandığı öne sürüldü.

“Mudanya’nın Temel Sorunu Kötü Yönetimdir”

Açıklamada Mudanya’nın yıllardır plansız imar uygulamaları nedeniyle önemli sorunlarla karşı karşıya kaldığı ifade edildi. Dağların, ovaların ve kıyıların betonlaşması, altyapı eksiklikleri, sel ve heyelan riskleri gibi konulara dikkat çekilen metinde, yaşanan süreçlerin bedelini Mudanya halkının ödediği belirtildi.

Platform ayrıca Myrleia Antik Kenti’nin yeterince değerlendirilemediğini savunarak, bilim insanları ve kent savunucularının müze ve arkeolojik alan taleplerine rağmen tarihi mirasın korunamadığını ileri sürdü.

Nilüfer Çayı ve Müsilaj Uyarısı

Basın açıklamasında çevre sorunları da geniş yer tuttu. Nilüfer Çayı’ndaki kirliliğin devam ettiği belirtilerek, kirli suların Marmara Denizi’ne ulaştığı ve bunun hem deniz yaşamını hem de tarımsal üretimi etkilediği ifade edildi. Arıtma tesislerinin yetersiz kaldığı yönündeki uyarılara dikkat çekilen açıklamada, Marmara Denizi’nde yeniden müsilaj tehlikesi yaşanabileceği görüşü paylaşıldı.

Belediyelere “Ticarethane Değildir” Mesajı

Mudanya Demokrasi Platformu, açıklamasında belediyelerin temel görevinin kâr etmek değil, kamu yararını korumak olduğunu vurguladı. Yerel yönetimlerin kamusal mülkleri satmak yerine koruması ve halkın kullanımına sunması gerektiği belirtilirken, “halkçı belediyecilik” anlayışının kamu mallarını korumakla mümkün olacağı savunuldu.

Talepler Sıralandı

Platform tarafından açıklanan talepler arasında kamu mallarının satışından vazgeçilmesi, kamusal varlıkların korunması, şeffaf ve hesap verebilir yönetim anlayışının benimsenmesi, tasarruf tedbirlerinin öncelikle yönetim kademelerinde uygulanması ve kentin doğal, tarihi ve kültürel değerlerini koruyacak politikaların hayata geçirilmesi yer aldı.

Necati Barışman tarafından okunan açıklama, “Kamu malları birilerinin tasarruf edeceği mülkler değil, halkın ortak emanetidir” vurgusuyla sona erdi. Mudanya Demokrasi Platformu, tüm Mudanyalıları kentin ortak değerlerine sahip çıkmaya çağırdı.

 

AÇIKLAMANIN TAM METNİ 

BASINA VE KAMUOYUNA

Değerli Mudanya Halkı,

Bu açıklamayı yapma nedenimiz, yeni adıyla Tirilye Muhallebicisi, eski adıyla Koç Restaurant ve Otel olarak bilinen kamusal mülkün ve Çağrışan Mahallesi'nde bulunan arazinin satışa çıkarılmış olmasıdır.

Ne yazık ki yıllardır yerel yönetimlerin başvurduğu yöntemlerden biri, kamuya ait taşınmazları satarak günü kurtarmaya çalışmak olmuştur. Ancak bugüne kadar yapılan satışların hiçbirisi kalıcı bir çözüm üretmemiş, aksine kamu varlıklarının azalmasına ve kent hafızasının zayıflamasına yol açmıştır. Buna rağmen aynı anlayışla satış politikalarının sürdürülmek istenmesi kabul edilemez.

Koç Restaurant ve Oteli, uzun yıllar boyunca Mudanyalıların ve kentimize gelen misafirlerin hizmetinde olmuş, Mudanya'nın sosyal yaşamının ve kent belleğinin önemli bir parçası haline gelmiştir. Tıpkı geçmişte borçlara karşılık devredilen Kız Sanat Okulu binası, işlevsiz bırakılan Mudanya İskelesi ve kapatılan Tekel Tütün Deposu gibi, bugün de kentimizin ortak değerlerinden biri elden çıkarılmak istenmektedir.

Mudanya'nın temel sorunu kötü yönetimdir.

Yıllar boyunca yapılan plansız imar uygulamalarıyla dağlar, ovalar ve kıyılar betonlaşmış; altyapı ve yollar yetersiz kalmış; sel ve toprak kaymaları gibi afetler sıradan hale gelmiştir. Bu süreçte kazanan birkaç inşaat firması olmuş, kaybeden ise Mudanya halkı olmuştur.

Bir başka örnek ise Myrleia Antik Kenti'dir. Bilim insanlarının ve kent savunucularının yıllardır "Myrleia gün yüzüne çıkarılsın, müze yapılsın" çağrılarına rağmen tarihi miras yerine ticari tercihler öne çıkarılmıştır. Böylece yalnızca tarih değil, Mudanya'nın kültürel geleceği de kaybedilmiştir.

Öte yandan Nilüfer Çayı hâlâ kirlilik taşımaya devam etmekte, bu atıklar denize ulaşmaktadır. Denizden tutulan balıklar ve bu sularla sulanan tarım ürünleri sofralarımıza kadar gelmektedir. Arıtma tesislerinin yetersiz kaldığı yönündeki uyarılar sürerken, uzmanlar müsilaj tehlikesinin yeniden yaşanabileceğini ifade etmektedir.

Tüm bu hayati sorunlar çözüm beklerken, ekonomik koşullar altında ayakta kalma mücadelesi veren esnafın sandalyesi, tentesi ve tabelasıyla uğraşılması; cezalara karşı karşıya bırakılması, kamu yönetiminin önceliklerinin ne kadar yanlış belirlendiğini göstermektedir.

Belediyeler ticarethane değildir. Belediyelerin asli görevi kâr etmek değil, kamu yararını gözetmek, ortak yaşamı güçlendirmek ve kentin geleceğini korumaktır. Merkezi iktidarın ekonomik anlayışını yerelde uygulayıp bir yandan da "halkçı belediyecilik" söyleminde bulunmak ciddi bir çelişkidir. Halkçılık; kamu mallarını satmakla değil, onları koruyup halkın hizmetine sunmakla olur.

Bu nedenle;

Kamu mallarının satışından derhal vazgeçilmelidir.
Kamusal varlıklar korunmalı, uygun olanlar belediye eliyle işletilerek halkın kullanımına açılmalıdır.
Şeffaf ve hesap verebilir bir yönetim anlayışı benimsenmelidir.
Tasarruf tedbirleri öncelikle yönetim kademelerinde uygulanmalıdır.
Yurtiçi ve yurtdışı gezi, temsil ve konaklama harcamaları en aza indirilmelidir.
Kentin doğal, tarihi ve kültürel değerlerini koruyan politikalar hayata geçirilmelidir.

Unutulmamalıdır ki; yıllardır dikilen her ağaç, korunan her yeşil alan, sahip çıkılan her kamusal değer bugün yaşatılabilseydi, Mudanya çok daha yeşil, çok daha yaşanabilir ve çok daha güçlü bir kent olacaktı.

Kamu malları birilerinin tasarruf edeceği mülkler değil, halkın ortak emanetidir.

Bu emanete sahip çıkmak, yalnızca yöneticilerin değil, tüm Mudanyalıların ortak sorumluluğudur.

Yerel yönetimler kamu mallarından ellerini çekmeli, halkın ortak değerlerini korumalıdır.

Mudanya Demokrasi Platformu

Pin It
Mudanya Nöbetçi Eczaneleri

Mudanya Hava Tahmini

Mudanya hava durumu

Sosyal medyada bizi takip edin

facebook'ta mudanya.gen.tr'yi takip edin twitter'da Mudanya.gen.tr'yi takip edin youtube'da mudanyagentr'yi takip edin

Bu hafta öne çıkanlar