Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç’ın göreve geldiği günden bu yana sosyal medya hesaplarında ve yerel basında en sık gördüğümüz karelerden biri, akademik odalara yaptığı ziyaretler oldu. Kendisi de bir inşaat mühendisi olarak kent yönetiminin bilimsel disiplinler, liyakat ve ortak akıl doğrultusunda şekilleneceğine dair Mudanyalılarda önemli bir beklenti oluşturdu. Deprem envanterinden kentsel dönüşüme kadar birçok konuda akademik odaların rehberliğine vurgu yapan ve onlarla iş birliği içerisinde çalışacağını ifade eden bir yönetim anlayışı ortaya konuldu.

Ancak bu söylem ile uygulama arasındaki uyum konusunda kamuoyunda bazı soru işaretleri oluştuğu da görülmektedir.
Bunun en somut örneklerinden biri, Mudanya Belediyesi’nin resmi internet sitesinde yayımlanan "Asansör Yıllık Muayenesinin Yaptırılmasına İlişkin Duyuru" olmuştur. Bu duyuruya göre, ilçede 2022 yılından bu yana asansörlerin yıllık periyodik muayenelerini yürüten TMMOB Makina Mühendisleri Odası Bursa Şubesi ile sürdürülen uygulama sona ermiş, hizmet belediye tarafından yetkilendirilen A Tipi bir muayene kuruluşu aracılığıyla yürütülmeye başlanmıştır.
Öncelikle açıkça ifade etmek gerekir ki, belediyenin protokol yaptığı yeni muayene kuruluşu Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş, TÜRKAK tarafından akredite edilmiş ve mevzuat çerçevesinde faaliyet gösteren bir kuruluştur. Bu nedenle bu yazının amacı söz konusu kuruluşun yetkinliğini veya hukuki statüsünü tartışmak değildir.
Bu yazının konusu; belediyenin tercih ettiği yönetim anlayışının, daha önce kamuoyuna verilen "bilimsel yönetim" ve "akademik odalarla iş birliği" söylemiyle ne ölçüde örtüştüğünü değerlendirmektir.
TMMOB ve Akademik Odaların Kamusal Rolü
TMMOB çatısı altında faaliyet gösteren meslek odaları, Anayasa ve ilgili mevzuat kapsamında kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarıdır. Temel amaçları mesleki standartların korunması, kamu yararının gözetilmesi ve bilimsel esasların savunulmasıdır.
Asansörlerin yıllık periyodik kontrolü ise doğrudan insan hayatını ilgilendiren teknik bir denetim hizmetidir. Bu nedenle böyle bir hizmette kamu yararı perspektifinin korunması, toplum açısından ayrı bir önem taşımaktadır.
Makina Mühendisleri Odası Bursa Şubesi, 2022 yılından itibaren bu görevi yürüttü. Kamuoyuna yansıyan bilgiler çerçevesinde bu süreçte ciddi bir aksama, sistematik bir sorun veya kamu güvenliğini zedeleyen bir durum ortaya çıktığına ilişkin herhangi bir resmî açıklama yapılmadı.
Bu nedenle doğal olarak şu soru gündeme gelmektedir:
Başarılı şekilde sürdürülen mevcut uygulamanın değiştirilmesini gerekli kılan temel gerekçe nedir?
Kamuoyunun Cevabını Beklediği Sorular
Belediyenin yayımladığı resmi duyuru incelendiğinde, yeni yetkilendirilen kuruluşun da mevzuata uygun şekilde faaliyet gösteren A Tipi bir Muayene Kuruluşu olduğu ve vatandaşlardan alınacak ücretlerin ilgili mevzuatta belirlenen tarifeler doğrultusunda uygulanacağı anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte kamuoyunda, önceki uygulamayı yürüten Makina Mühendisleri Odası Bursa Şubesi'nin de benzer ücret politikasıyla hizmet vermeye devam etmeye hazır olduğu yönünde çeşitli değerlendirmeler dile getirilmektedir. Bu konuda kamuoyuna yapılmış ayrıntılı bir resmî açıklamaya ise henüz rastlanmamaktadır.
Bu nedenle aşağıdaki soruların cevaplanması, karar sürecinin daha şeffaf biçimde anlaşılmasına katkı sağlayacaktır:
- Eğer vatandaş açısından maliyetlerde önemli bir değişiklik olmayacak idiyse, mevcut uygulamanın sona erdirilmesinin temel gerekçe si nedir?
- 2022 yılından bu yana yürütülen uygulamada kamuoyuna yansıyan ciddi bir sorun bulunmuyorsa, değişiklik hangi teknik veya idari ihtiyaçtan kaynaklanmıştır?
- Akademik odalarla iş birliğinin önemini sıkça vurgulayan belediye yönetimi, bu tercihini hangi değerlendirmeler doğrultusunda yapmıştır?
Şeffaflık ve Tutarlılık Beklentisi
Yerel yönetimlerin aldığı her kararın farklı gerekçeleri olabilir. Teknik, idari veya hukuki değerlendirmeler sonucunda farklı tercihler yapılması kamu yönetiminin doğal bir parçasıdır.
Ancak özellikle kamu güvenliğini ilgilendiren alanlarda alınan kararların gerekçelerinin toplumla açık biçimde paylaşılması, şeffaf yönetim anlayışının da bir gereğidir.
Mudanyalıların beklentisi de tam olarak budur.
Sayın Deniz Dalgıç'ın akademik odalarla kurduğu diyaloğun ve bilimsel yönetim anlayışına yaptığı vurgunun, uygulamadaki kararlarla da aynı doğrultuda ilerlemesini görmek isteriz. Çünkü yerel yönetimlerde bilimsel yaklaşım yalnızca yapılan ziyaretlerle değil, alınan idari kararların gerekçeleriyle ve bu gerekçelerin kamuoyuna açıklanmasıyla anlam kazanır.
Bu nedenle, söz konusu tercihin hangi teknik ve idari değerlendirmeler sonucunda yapıldığının belediye tarafından ayrıntılı biçimde kamuoyuyla paylaşılmasının hem şeffaflık ilkesine hem de kamuoyunda oluşan soru işaretlerinin giderilmesine katkı sağlayacağı kanaatindeyiz.
Kent yönetiminde bilim, ortak akıl ve şeffaflık birlikte yürüdüğünde gerçek anlamını bulur. Mudanya'nın beklentisi de tam olarak budur.
Abdullah Enez EKİM





