Güncel Haber

"Mudanya'da yeni güne merhaba diyen hemen herkes, hava sisli puslu değilse önünde, hemen denizin bitiminden bașlayarak bin metreye yaklașan yüksekliği ile sur gibi Körfez'i çevreleyen Samanlı dağlarını, arkasında ise dokuz ay parlayan doruğu ile mitlere, efsanelere konu Uludağ'ı (Olimpus-Keșiș dağı ) görecektir. Dağları-doğayı seven,ilgi duyan, merak eden herkesin aklında, hayalinde, kaleminde , fırçasında, objektifinde elbette buraları yer alacaktır. "


AĞUSTOS 1985 😮 zamanki Teleferik' in son Istasyonu Sarıalan'dan Zirve o kadar yakın gözüküyordu ki, sanki bir koșumda gidilecek gibiydi. Bir sabah erkenden yola çıktığımda izi pek de belli olmayan patika beni karanlık bir ormana getirmiști . Issız ormanda iki üç saat gittikten sonra bir kulübe çıktı önüme, yașlı ca bir amca odun kırmaktaydı. Selam verince, gel biraz dinlen, nereye gidiyorsun böyle tek bașına, diye sorunca ben de, zirveye gitmek istiyorum ,dedim, oğlum zaten yeterince fazla gelmișsin, buradan Zirve çok uzakta, böyle tek bașına çıkamazsın, hem ayı çıkabilir, canavar çıkabilir, köpekler rahat bırakmaz seni diyerek beni dönmeye ikna etmiști Mustafa dayı namı diğer Uludağ Tarzanı Meğer oteller bölgesinin altına kadar gelmișim ...


EKİM 1995 : Yıldız Ün. Dağcılık Kulübünde bir yıllık Temel Dağcılık Eğitimi bitiren yaklașık 45 kișilik bir grup olarak uzman dağcı arkadașların eșliğinde Uludağ Göller Bölgesinde Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla Kamp ve Zirve çıkıșına Volfram madeninden bașladık. Dağcılıkta ekipman çok önemli olup, pekçok ders bu konu üzerinedir . O zamanlar yeni yeni bilinen nefes alabilen, rüzgarı-suyu geçirmeyen kumașlardan yapılan anoraklar, vibram tabanlı ayakkabılar, Msr ocaklar, alpinist çadırlar, ayarlanabilen batonlar pekçok arkadașta yoktu yada eksikti. Ama bir arkadașımız, derslerde öğrendiği ekipmanların en iyilerini almıș, hemen hiç eksiği yoktu. Pekçok arkadaș , ver șu gözlüğünü, batonunu, anorağını, çorabını diyerek yarı șaka yarı ciddi takılıyor ve ona imreniyorduk. Kar bir hafta on gün evvel fazlasıyla yağmıș, epeyce de erimiști. O arkadaș son model batonunu kara saplarken, muhtemelen altı boș kar yığını, batonun aniden daha derine inmesiyle omzunun incinmesine neden olmuștu. Arkadaș ağrıdan duramıyor hareket dahi edemiyordu. Basit bir dağ kazası gibi görünse de yapabileceğimiz tek șey onu dört arkadaș ile șehre götürmek olmuștu. Bu defa o bize özenmiști, yaptığımız kamp ve çıkıșı bizden dinleyince.

Avukat İbrahim Turan Uludağ Tırmanış

KASIM 2000 : Bursa'lı dağcı arkadașların bir faliyetine katılacaktık ben eșimle, Istanbul daki arkadașım nișanlısı ile. Ancak grup kalabalık olmuș, minübüste yer kalmadığından bizleri beklemeden ve bize haber vermeden gitmișlerdi. Cuma akșamı idi, daha fazla geç kalmamak için taksi tutarak cıkmıștık Oteller Bölgesine, grup bizden bir iki saat öndeydi. Kușaklı'ya yaklaștığımızda, hava kararmaya bașlamıș, kuvvetli bir rüzgar tipiye çevirmiști. Ekiptekiler yorulmuș önümüzde zorlu bir çıkıș vardı.

Avukat İbrahim Turan

Hele o Zirve tepeye varan rota insanı bitiriyordu zaten iyi havalar da bile. Ben arkadașları nisbeten uygun bir yerde bırakıp, yukarıda hava nasıl diye sırta çıkmaya karar verdim. Sırta geldiğimde, sanki bașka bir gezegene gelmiș gibi oldum. Çok kuvvetli rüzgar insanı yere çalıyor, Kar taneleri yüze değdikçe bıçak gibi kesiyor, fırtınanın uğultusu, dünya dönerken çıkardığı sese benziyordu. Hızlıca așağı inip yola devam edemiyeceğimizi, daha așağıda kamp yapacağımızı söyledim ekibe. Biraz inince düz olmasa da çadır kurabileceğimiz bir yerde geceyi geçirmeye karar verdik. Binbir zahmetle çadırı kurup , eșlerimizi ortaya alarak uyku tulumlarının içine girdik. İki kișilik çadırda dört kiși idik, çadır kenarları buz gibiydi, rüzgardan çadır adeta bașımıza vuruyor çıkardığı ses insanın moralini bozuyordu. Ne kadar gürültü ve soğuk olsa da, tek istediğim çadırın rüzgarda parçalanmaması idi. Misafirler arkadașlar endișelenmeye bașlamıștı. Onlara, Bu gece üșüyeceğimizi, belki uyuyamayacağımızı ama sabaha sağ salim çıkacağımızı söyledim. Gece geç saate kadar muhabbet edip yorulduğumuzda, sabaha doğru uyumușuz. Kalktığımızda çadır beș altı metre kaymıștı,tabiki biz de kaymıștık . Dıșarı çıktığımızda gözlerimize inanamadık. Bulutsuz, dingin bir hava, berrak bir güneș karları daha da parlatmakta, soğuktan kaskatı olmuș bedenimizi tatlı tatlı ısıtmaktaydı.

Karlar üstüne güzel bir kahvaltı, sıcak çay akșamın tüm yorgunluğunu ve tedirginliğini üzerimizden almıș, yeni güne daha zinde daha heyecanla bașlamıștık . Zirve yapamasak ta Zirve den așağı inebilirdik. Otellere varıp, güneșli ve bir metreye varan karda Sarıalan'a ulaștığımızda, Palabıyık Cemal'in (meșhur kendin pișir kendin ye) hanımı kapının karlarını kürüyordu. Bizi görünce, dağdan mı geliyorsunuz? diye sorunca, evet dedik. Siz bu gece donmadıysanız bir daha donmazsınız dedi, șașırarak.

Avukat İbrahim Turan ULUDAĞ GÜNLÜKLERİ Tırmanış

ȘUBAT 2010: Kafkas dağlarında tanıștığım iki Rus dağcı arkadaș hem beni ziyaret hem de Uludağ çıkıșı için misafirim olmușlardı . Birlikte pekçok etkinlik yaptiğımız Türker de ekibe katılınca dört kiși olmuștuk . Dağa çıkıș için izinlerimizi aldık ve Otellerden bașlayarak sırt hattından Zirve Tepe'ye doğru çıkıșa bașladık. Hava oldukça sisli idi, belki zamanla sis kalkar ümidi ile yolumuza devam ediyorduk . Sis hafifleyeceği yere daha da yoğunlașmıș beș metreden ötesini göremiyorduk. Ekibin malzemesi, performansı ve tecrübesi gayet iyiydi. Dikkatli șekilde ağır ağır erliyorduk. Akșama doğru elimizdeki GPS kamp yerine geldiğimizi gösteriyordu ama çadırlarımızı kuracağımız koskoca dağ evini bir türlü bulamıyorduk. Hava kararmaya, kar ve rüzgar șiddetlenmeye bașlamıștı. Uzun bir arayıștan sonra barınağı bulduğumuzda hava çok daha bozmuș bir çadırı binbir güçlükle kurabilmiștik. Ikinci çadırı kurmayı gözümüz yememiști. Mecburen iki kișili çadıra dört kiși zar zor sığabilmiștik. Sırt üstü değil yanlamasına yatmıștık. Bir ara ocağı yakmaya çalıșsam da, fırtına ve tipiden mümkün olmadı .Zaten kimse bir șeyler yemeyi bile düșünemiyordu. Hele böyle bir havada tuvalet için dıșarı çıkmak ölüm gelirdi insana . Fırtınanın uğultusu Zirvede ıslığa karıșıyor, yaralı bir canavarın yeri ğöğü inletircesine haykırıșını anımsatıyordu. Bütün bu gürültüye ve soğuğa rağmen vücudumuz uykuya teslim olmuștu. Sabah kalktığımızda çadırın üzerinde hayli kar vardı ama birbirimize sarılıp yattığımızdan hiç te üșümemiștik. Hava hala sisli ve karlı idi. Rus arkadașlara buyuk zirveye daha beș kilometreden fazla yolumuz olduğunu söyledim. Böyle bir havada dönmek en doğrusu idi.

Avukat İbrahim Turan Uludağ Tırmanış

OCAK 2020 : Yirmi yıla yakın zamandır yeni yılın ilk gününde Uludağ'ın zirvesine çıkmaktayım. Otellerden bașlayan günübirlik çıkıșım , genelde sırt hattını takip ederek Zirve tepede istisnai olarak da búyük zirvede sona ermekteydi. Bazı yıllar kar erken yağar yada az yağar yeni yılın ilk günleri pistlerde hiç kar olmazdı. Hatta bu nedenle otel ve ișletme sahipleri suni kar üretim tesisi dahi yapmıșlardı. Bazı yıllar da yine bu zamanlarda o kadar çok kar olurdu ki, otel önündeki arabalar dahi görünmezdi. 2020 yılının ilk günü dağda oldukça kar vardı, hava da çok güzeldi.

Avukat İbrahim Turan Uludağ Tırmanışı

Fatin tepeye vardığımda biraz mola vermiș hatta çok sıcak olduğundan üzerimdeki montumu dahi çıkarmıștım. On onbeș dakika sonra hava birden bozmaya bașlamıștı. Kayak yapanlar birden pistlerden çekilmiș, Tutyeli'ne vardığımda son görevli bana, Allah kolaylık versin, hava berbat oldu demiști.Kușaklıya kadar fazla zorlanmadan çıksam da, sırta vardığımda, fırtına, tipi, soğuk adeta kutupları andırıyordu. İç cebimdeki telefonu biraz görüntü almak için çıkardığımda , saniyeler içinde kapanıyordu. Bir süre, kutuplarda olma hissini tatmak isteyerek bu ekstrem manzarayı seyre koyuldum. Daha fazla ilerlemem felaket demekti, zaten birkaç hafta evvel iki doğasever bu felaketi malesef yașamıșlardı.

Avukat İbrahim Turan Uludağ Tırmanış

BAHAR-YAZ ÇIKIȘI : Mart, Nisan, Mayıs aylarında Uludağ'a oldukça fazla kar yağabilmektedir.Nisan ayında kar kalınlığının iki buçuk metreyi bulduğu zamanlar vakidir.Derin kar olsa da, alttan eridiğinden dolayı boșluklar olabilmekte, bu boșluklara düșmek tehlike arzetmektedir. Ani eriyen karlar da görünúr görünmez seller ve su birikintilerine yol açabilmektedir. Özellikle Mayıs ayında Göller Bölgesi hayli gúzel olup, doğaseverleri, kampçıları ve fotoğrafçıları cezbetmekte, saydığımız nedenlerle çok itinalı bir program yapılmalıdır.

Uludağ'a yazın çıkmak kolay olmakla birlikte büyük riskleri de içermektedir. Otellerden görülen ve üzerinde dağcı barınağı bulunan zirve Yalancı Zirve olarak da isimlendirilmekte olup asıl Zirve buradan yaklașık üç saatlik mesafededir. Büyük zirveye ve onun altında yer alan Göller Bölgesine ulașmak için yüksek düzlüğü-platoyu takip etmek gerekir. Bu platoda yazın dahi aniden sis bastırabilir, çok kuvvetli rüzgar, yağmur yada doluya maruz kalınabilir. Bu durumda rotayı kaybetmek yada büyük zorluklar yașamak sözkonusu olabilmektedir. Ayrıca, taș düșmesi, burkulma, incinme, fazla sıcağa maruz kalma her zaman olabilecek dağ kazalarındandır. Dağ hastalıklarının da 1400 m. yükseklikten itibaren nüksedebileceğinden, risk altında olanların hekim kontrolünden geçmesi zarureti vardır.

Velhasıl, Uludağ'a hangi mevsimde olursa olsun çıkmak için yeterli eğitim ve gerekli ekipmana sahip olunmalı, grupta hayli tecrübeli rehberler yer almalıdır. Çıkıș etkinliği, rota, süre, katılımcılar ve ekipmanlar profesyonel kiși ve kulüplere bildirilmeli,bir aksilik halinde gruba ulașmak kolay olmalıdır. Bilinçli yapılacak çıkıșlar, hem daha zevkli hem de güvenli olacaktır.

Güzel çıkıșlar dileklerimle...

Av. İbrahim Turan

Mudanyadaemlak.com

Game House Playstation Mudanya Nöbetçi Eczaneleri Sunar

Mudanya Nöbetçi Eczaneleri

Sosyal medyada bizi takip edin

facebook'ta mudanya.gen.tr'yi takip edin twitter'da Mudanya.gen.tr'yi takip edin youtube'da mudanyagentr'yi takip edin

Bu hafta öne çıkanlar