Marmarabirlik 150 Sayılı Zeytin Tarım Satış Kooperatifi İhale İlanı

fb
W

Jeofizik Yüksek Mühendisi İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Em. Öğr. Üyesi Prof. Dr. Övgün Ahmet ERCAN, sosyal medya sayfasında yayınladığı yazısıyla göç başta olmak üzere çeşitli nedenlerden dolayı İstanbul' da gerçekleşen nüfus artışının depreme etkisini değerlendirdi. Mudanya dahir çarpısı ifadelerin bulunduğu yazıyı sizlerle paylaşıyoruz. Zira Bursa'da her yıl hatırı sayılır şekilde nüfus artışına uğruyor. İşte Prof. Dr. Övgün Ahmet ERCAN içinde Mudanyamızında adının geçtiği yazısı.

Kuzey Marmara’da iki kolda deprem beklenmektedir. Zeytinburnu’ndan - Büyükçekmece Mimarsinan’a uzanan kolda M6,4-M6,7, Büyükçekmece’den, Şarköy’e uzanan Tekirdağ kolunda M7,0-M7,2 arası büyük bir deprem. Bu depremlerin etki alanı doğu-batı doğrultusunda 150 km, kuzey-güney doğrultusunda 80 km’dir. Karadeniz’den, Marmara Denizi güneyine, Çanakkale’den Kocaeli’ye kadar olan yerlerdeki yerleşim alanlarını etkileyecektir.

İstanbul kolunun en çok etkileyeceği yerler; Avcılar, Esenyurt, Beylikdüzü, Büyükçekmece, Küçükçekmece, Bakırköy, Bahçelievler, Zeytinburnu, Fatih’dir. Marmaraereğlisi-Silivri depremi ise, Tekirdağ, Şarköy, Çanakkale, Karabiga, Mudanya, Kumburgaz, Avcılar, Esenyurt, Beylikdüzü, Büyükçekmece, Küçükçekmece, Bakırköy, Bahçelievler, Zeytinburnu, Fatih’i etkileyecektir.

Türkiye’de en olası deprem bekleyen yerleşim İstanbul olmasına karşın, Doğu ile Güney-Doğu bölgelerinden başta İstanbul, olmak üzere batı kentlerine, Bursa, İzmir, Antalya, Ankara’ya büyük bir göç vardır. İstanbul’da çoğun artışı yılda 250 ile 350 kişi arasında değişirken, 2019’da 80 binin altında kalmıştır.

Türkiye’de km2 başına ortalama 86 kişi düşerken, İstanbul’da 2576 kişi düşmektedir. İstanbulluların yüzde 65’i yoksulluk sınırı altında yaşamaktadır.

Birim alana düşen kişi yoğunluğu yüksek olması, yapıların yüzde 70’nin dayanıksız olması, ölüm ile yaralıların artmasına, kurtarmacılığın başarısızlığına neden olacaktır. Kurtarmacılık konusunda öncelikle I. Ordu ivedilikle eğitilmelidir. Her ne kadar depremleri 2045 yılına dek beklemesem de, yarın M7,5 büyüklüğünde deprem olacakmış gibi tetik olmak gereklidir.

Osmanlı döneminde İstanbul’un çoğunu denetim altında iken, 1950’den sonra boş verilmiştir. 1453’den beri İstanbul’da çoğun artışı izleyen dizgede verilmiştir.

İlk büyük artış DP yönetiminde 1950’den sonra olmuştur. 1960-1970 arasında artış sürmüş, anarşi dönemi olan 1970-1980 arası en büyük orana ulaşmıştır. PKK’nın kuruluşu ile etkinliğinin arttığı 1978-2000 yılları arasında artış kamçılanmıştır.

Her göç eden için 30 dolar yatırım yapmak gerekmektedir. Yeni gelen yoksul, düşük eğitimli, kırsal kesim toplulukları kentin çeperlerindeki yeşil ile tarım alanlarına yaptıkları derme çatma depreme güvensiz yapılarda oturmaktadırlar. İşte beklenen depremler de en çok bu kesimde oturan dar gelirlere vuracaktır.

Son yüzyıldaki deprem kıranlarına bakınca, ortalama bir depremin TC Maliyesine çıkışı 5 milyar dolar olup, kalkınma hızını -1 düşürmektedir. Oysa, bir kişinin depremden ölmemesi için kişi başına yapılması gereken yatırım 5 bin dolardır. Son 1999 Gölcük depreminin TC’ye çıkışı 30 milyar dolar olup, bir kişinin ölümü 1 milyon 250 dolara çıkmıştır.

Üçüncü köprü, İstanbul uçuş alanının Kuzey Ormanlarına yapılmış olması, ayrıca yapılması düşünülen 25 milyar dolara çıkacak Kanal İstanbul (İstanbul Suyolu), kişi başına düşen oksijenin eşik yüzde 21’in altına düşmesine, tarım alanlarının elden çıkmasına, içme suyu kısıtlılığına, yurtiçi ile yurtdışından yeni göçlerin alınmasına neden olacaktır.

Göç ile çoğalma durdurulmalı, İstanbul daha çok genişletilmemelidir. Yoksa, bunu 1 milyon 600 bin kişi daha deprem olmadan bedelini ödeyecektir.

Prof. Dr. Övgün Ahmet ERCAN

7 Şubat 2020

Nüfus Artışı

1453 36,000
1566 600,000
1817 500,00
1935 884,000
1940 991,200
1945 1,078 000
1950 1,166 000
1955 1,533 000
1960 1,882 000
1965 2,293 000
1970 3,000 000
1975 3,900 000
1980 4,700 000
1985 5,800 000
1990 7,300 000
2000 10,000 000
2014 14, 377 000
2018 15,500 000

fb
W