Mudanya Belediye Başkanı Sayın Deniz Dalgıç’ın gerçekleştirdiği "Mudanya’da 2 Yıl" sunumuna katıldım. Uzun süredir belediye yönetimini eleştiriyor olmam sebebiyle dostlarımdan "Hiç mi iyi bir şey olmuyor?" şeklinde serzenişler alıyordum. Bugün gördüm ki evet, Mudanya adına planlanan olumlu çalışmalar var; ancak sahadaki gerçekler ve resmi veriler, sunulan tablodan belirgin şekilde farklıdır.
1. Takdir Edilmesi Gereken Gelişmeler
• Kültürel Miras: Trilye’nin (Zeytinbağı) sembolü Tüccar Evi’nin (Dündar Evi) kamulaştırılması, ilçemizin turizm geleceği açısından tarihi ve vizyoner bir adımdır.
• Gençlik Merkezi: Eski pazaryerinin dönüştürülmesi isabetli bir karardır. Ancak kütüphane üzerinde konumlanan basketbol sahası, fonksiyonel kullanım açısından ciddi bir ses yalıtım sorunu doğurmaktadır. Ayrıca bodrum katta yer alan kapalı otoparkın hâlen hizmete açılmamış olması önemli bir eksikliktir.
• Sosyal Belediyecilik: Öğrenciler için planlanan kahvaltı uygulaması, doğru beslenme kriterleri (protein ve sağlıklı yağ dengesi) gözetilerek uygulanırsa, uzun vadede önemli bir sosyal etki yaratabilir.
2. "Huzur" Tesadüf mü, Coğrafi Miras mı? (SEGE Verileri)
Sayın Başkan sunumda ilçemizin "huzurlu" olduğunu ve bunun tesadüf olmadığını ifade etti. Ancak resmi veriler daha farklı bir tablo ortaya koymaktadır:
• Gelişmişlik Sıralaması: Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın SEGE-2022 verilerine göre Mudanya, Türkiye genelindeki 973 ilçe arasında 126. sırada ve 2. gelişmişlik kademesinde yer almaktadır.
• Doğal Parametreler: Bu veriler, mevcut yaşam kalitesinin önemli ölçüde coğrafi konum, iklim avantajı ve kıyı yerleşimi gibi yapısal faktörlerden beslendiğini göstermektedir. Yerel yönetim performansının bu tablo içindeki etkisinin ayrıca ve somut göstergelerle değerlendirilmesi gerekmektedir.
3. Kentsel Tasarım Rehberi ve "Pilot" Uygulama Soru İşaretleri
Sayın Başkan sunumunda, ilçenin görsel kimliğini düzenlemek amacıyla bir "Kentsel Tasarım Rehberi" hazırlandığını ve bu kapsamda seçilen 5 binanın tadilatının belediye tarafından gerçekleştirileceğini ifade etti. Bu yaklaşım, beraberinde şeffaflık ve uygulama süreçlerine ilişkin önemli soru işaretlerini gündeme getirmektedir:
• Objektif Seçim Kriterleri: Mudanya genelinde binlerce bina ve esnaf varken, kamu kaynağı kullanılacak bu uygulama için söz konusu 5 parsel hangi objektif kriterlere göre seçilmiştir? Bu süreçte hakkaniyet ve fırsat eşitliği nasıl sağlanmıştır?
• Hukuki Uygunluk ve Kamu Kaynağı: Tadilat programına alınan taşınmazların imar mevzuatına uygunluğu ile birlikte kıyı kenar çizgisi ve ilgili kıyı mevzuatı açısından durumu detaylı şekilde incelenmiş midir? Olası imar aykırılıklarının veya kıyı mevzuatına aykırı kullanım durumlarının bulunduğu yapılarda kamu kaynağı kullanılması halinde ortaya çıkabilecek kamu zararı riski doğurup doğurmayacağı değerlendirilmiş midir?
4. Yayalaştırma Stratejisi: Başarı mı, Denetim Zafiyeti mi?
Sayın Başkan sunumunda yayalaştırma projelerinin kentsel yaşam kalitesine katkı sağladığını ifade etti. Ancak sahadaki uygulamalar ile planlanan hedefler arasında ciddi bir uyumsuzluk bulunmaktadır:
• Kullanım Amacından Sapma: “Yaya yolu” olarak düzenlenen alanların, etkin bir denetim mekanizması kurulmadığı için esnaf işgallerine maruz kaldığı ve fiilen otopark alanına dönüştüğü görülmektedir.
• Erişilebilirlik Sorunu: Bu düzensizlik, özellikle engelli bireyler ve yaşlı vatandaşlar için ciddi bir erişim problemi yaratmakta; yaya yolları güvenli ulaşım alanı olmaktan uzaklaşarak adeta bir “engel parkuru” haline gelmektedir.
Bir alanın trafiğe kapatılması, tek başına onu gerçek bir yaya bölgesi yapmaz; asıl belirleyici unsur, bu alanın sürekli denetimle korunmasıdır.
5. "Afetlere Dirençli Kent" Vizyonu: Söylem ve Gerçeklik Analizi
Sayın Başkan, Mudanya için “afetlere dirençli şehirleşme” vizyonunu temel hedef olarak ortaya koymuştur. Ancak bu vizyonun sahadaki karşılığına dair önemli teknik çekinceler bulunmaktadır:
• Altyapı ve Doğa Olayları: Son yağışlarda yaşanan istinat duvarı yıkılmaları ve yol çökmeleri, mevcut altyapının bu vizyonla uyumlu olmadığını göstermektedir. Gerçek bir direnç; yalnızca binaları değil, zemin güvenliğini ve altyapıyı kapsayan bütüncül bir mühendislik yaklaşımı gerektirir.
• Parsel Bazlı Dönüşüm Riski: Parsel bazlı dönüşüm modeli, yapı bazında iyileşme sağlasa da kentsel ölçekte nüfus yoğunluğunu artırarak altyapı yükünü büyütme riski taşımaktadır. Bu yaklaşım, uzun vadede planlı ve bütüncül dönüşüm projelerinin uygulanmasını teknik ve ekonomik açıdan zorlaştırabilir.
6. Taşınmaz Satışı ile Finansman Tercihi: Stratejik Bir Soru İşareti
Sayın Başkan’ın sunumunda, Çayönü Mandırası, Çekrice Mahallesi’nde planlanan sera ve midye çiftliği gibi üretim odaklı projelerin hayata geçirilmesinin taşınmaz satışı ile ilişkilendirildiğinin ifade edilmesi dikkat çekicidir.
Bu projeler, nitelikleri itibarıyla ilçeye katma değer sağlayabilecek, üretim ve istihdam potansiyeli barındıran önemli girişimlerdir. Ancak bu tür yatırımların finansmanında belediyeye ait taşınmazların elden çıkarılmasının tercih edilmesi, projelerin kendisinden ziyade finansman yöntemi açısından tartışma yaratmaktadır.
Kamu idarelerinin asli görevi; sahip oldukları taşınmaz varlıkları azaltmak değil, bu varlıkları koruyarak sürdürülebilir gelir ve üretim modelleri geliştirmektir. Bu kapsamda, söz konusu projelerin; uygun koşullu kredi imkanları, merkezi idare destekleri veya hibe programları aracılığıyla gerçekleştirilmesi mümkündür.
Stratejik değere sahip kamu taşınmazlarının satışı, geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurabileceğinden; bu yöntemin birincil finansman aracı olarak değerlendirilmesi dikkatle ele alınmalıdır. Mudanya’nın mevcut ekonomik potansiyeli ve yerel imkanları, bu tür projelerin taşınmaz satışı olmaksızın da hayata geçirilebilmesine imkân sağlayabilecek düzeydedir.
SONUÇ
Mudanya’nın geleceği; yalnızca sosyal projelerle değil, planlama disiplini, mühendislik gerçekliği ve veri temelli yönetim anlayışıyla şekillenmelidir. Kentin doğal avantajlarını koruyan; kısa vadeli çözümler yerine uzun vadeli altyapı ve kentsel dirençliliği önceleyen bir yaklaşım benimsenmelidir.
Aksi takdirde, bugün “huzur” olarak tanımlanan mevcut tablo, yarının birikmiş ve daha maliyetli sorunlarına dönüşme riski taşımaktadır.
Bu değerlendirmeler, kamuya açık sunumda paylaşılan bilgiler ve sahadaki gözlemler çerçevesinde, kamu yararı gözetilerek yapılmıştır.
Abdullah Enez EKİM - mudanya.gen.tr





